Ana sayfa Makale Digital Arts Özel Röportaj:Andreé Wallin

Digital Arts Özel Röportaj:Andreé Wallin

0
1. Andrée Wallin kimdir?
1983″te İsveç”te küçük bir köyde doğdum ve hayatımın büyük bölümünde burada yaşadım. çizime erken yaşlarda başladım, dolabımda çocukluğumdan kalma tonlarca eski eskiz defteri ve çizim vardır. İster istemez bu işte en iyi değildim, ama karalamak ve boyamak için saatler harcayabilirdim. Bu benim kendime ait küçük dünyam oldu ve bununla gelen tekillikten hoşlandım. 19 yaşımda liseden mezun olduğumda, hiçbir alanda hiçbir pratik eğitimim yoktu, bu da hızlı biçimde bir işsiz olmam anlamına geldi. Birkaç işim oldu; bakkal, likör dükkanları gibi. Sonunda bir toptancıda araç ve enstrümanları endüstriyel kullanım için tanzim ve paketleme yapmaya başladım. Bu durumdan nefret ettim, ama kiramı ödediği ve sabah erken kalkmak için bir neden verdiğinden 3 yıl boyunca burada çalıştım. Bu yıllar boyunca, boş zamanlarımda Photoshop”ta boyamalar yapmaya devam ettim. Bir süre sonra Stockholm”de yaşayan kız arkadaşım, gördüğü bir 3B eğitim programından bahsetti. Bu işin sanatla ilintili olmasından ve benim boyamaktan hoşlandığımı bilmesinden ötürü, ona göre bu programa katılmalıydım. Uzun sözün kısası; başvurdum, alındım ve kendi boyamalarıma 3B”den daha çok odaklandım. Beni RealtimeUK”ye tanıtan Levente Peterffy ile tanıştım. Kendisi daha sonra benden gelip yaz için orada çalışmamı istedi. Eğitimi bıraktım ve orada bir yıl kaldım. Şimdi yeniden İsveç”teyim ve “serbest zamanlı (freelance) sanatçı” olarak çalışıyorum.

 

 

2. Bilgisayar grafikleri (BG) camiasında kısa zamanda ve genç yaşta çok popüler oldunuz. Bilgisayar grafiklerine bulaşmanız nasıl oldu?

Herşey okuldayken bir BT (bilgi teknolojileri) firmasında staj yapmamla başladı. Sanırım o zamanlar 18 yaşlarındaydım. Bir gün, stumbleupon ile rastgele surf yaparken Dhabih Eng (www.sijun.com) tarafından hazırlanmış bir Photoshop dersine rastladım. Photoshop”u açıp, bahsettiği bazı teknikleri denedim. Muhtemelen sonuçların berbat görünmesine rağmen, çok eğlenceli olduğunu düşündüm. O günden itibaren, acilen eve de programı kurup, boyamaya başladım. Başlanmıştım. İlk birkaç yıl çalışmalarımı yalnızca progresive metal üzerine olan bir İsveç formuna gönderdi. Muhtemelen bu en iyi tercih değildi, ama çalışmalarımı gerçek sanatçılara gösterirken asla rahat olamadım. Bu bahsettiğim 3B Okulu”na başvurana kadar sürdü, sonrasında bir deviantart hesabı açtım ve çalışmalarımı başka sitelere de göndermeye başladım.

 

 

3. Türkiye”de BG, yakın zaman kadar daha çok mimari görselleştirme ve grafik tasarım alanlarında kullanılagelmiştir. Fakat şimdilerde BG üzerine daha geniş bir yelpazede, yeni bir piyasamız var. Teknolojik gelişmelerle birlikte BG ile ilgili beklentiler de yükseldi. Genç BG topluluklarımız var ve hızla gelişiyorlar. Dolayısı ile Türkiye”de BG Sanatçısı olmak isteyen pek çok genç insan var, fakat çoğunlukla terminoloji ve sanat dalları konusunda yeterli bilgiye sahip değiller. Bize lütfen konsept sanat ve matboyama (mattepainting) kavramlarını kendi bakış açınızdan anlatır mısınız?

Konsept sanat, çok çeşitli aşama ve bakışları örten bir çeşit soyut ifadelendirme. İşin öngörselleştirme sanatında özelleşen kişiler var (örneğin ben). Bu durumda işiniz, bir film veya oyun için istenen atmosfer, renk teması ve ışıklandırmada bir sahne boyamak. Ardından karakterler, çevreler, obje ve araçlar üzerine uzmanlaşmış insanlar var. Elbette iyi ve deneyimli bir sanatçı bunların pek çoğunun altından tek başına kalkabilmeli, ama işin doğrusu bu alanlardan birine bir miktar ekstra odaklanma size yarar; örneğin karakterler konusunda gerçekten iyi olmak, her şeyi idare edecek kadar bilmekten daha iyidir. Bu şekilde profesyonel bir sanatçı olarak seçenekleriniz artar.

Matboyama ise temel anlamda, fotogerçekçi bir boyama veya hareketli bir görüntü için arkafon olarak çalışacak bir boyama üretmektir. Genellikle elle boyama ile gerçekçi/uyumlu görünmesi için gerçek fotoğraflar, 3B objeler kullanımı gibi tekniklerin bir karışımıdır. Başlangıçta matboyama sadece filmlerde kullanılıyorda, ama şimdilerde oyunlar, reklamlar veya sadece tek başına eser olan çalışmalar olarak kullanılabiliyor.

 

 

4. İşinizle ilgili sürekli takip ettiğiniz dergi, çevrimiçi kaynak ya da web siteleri var mı?

Aslını söylemek gerekirse, takip etmeye zamanım ve enerjim olan sadece iki site var; deviantart ve Sijun”un hızlı boyama (speedpainting) forumları (http://forums.sijun.com). Bütün gününüzü boyama yaparak geçirdiğinizde, bir süre sonra bundan biraz yoruluyorsunuz ve en son isteğiniz bir de buna dair okumak oluyor 🙂

5. İzlediğiniz, yetenekli bulduğunuz veya size ilham veren başka sanatçılar var mı?

Tabiki. Hayranlık duyduğum ve yakından izlediğim pek çok büyük sanatçı var. Hemin başımın üstünde yerleri olan; Josh Wallin, Yannick Dusseault, Craig Mullins, Dylan Cole, Ryan Church, Henrik Holmberg, Marek Okon, Dan Luvisi ve benzerleri. Hepsini anmak için çok fazla isim var gerçekten…

6. Türkiye”deki BG çalışmalarını izleme şansınız oldu mu? Eğer öyleyse düşünceleriniz nedir?

Evet, Türkiye”den bazı sanatçılar dikkatimi çekti; görebildiğim kadarıyla çok dosta canlısı ve birbirini destekleyen bir camianız var. Bana Türk sanatçılardan isim soracak olursanız, öncelikle Kerem Beyit derim (emin değilim, umarım doğru telaffuz edebilmişimdir). çılgın ejderhaları ve karakterleriyle tüm BG topluluğunun üzerinde. Ayrıca sijun”dan Eren Arik isminde birini biliyorum çok ince ve büyük sanatçı.

 

 

7. Doğduğunuz yere kısa bir süre önce döndüğünüzü duyduk. Bu ani mekan değişikliğinin hikayesi nedir?

Açıkcası, İngiliz ülkesinde yaşamakla yorgunluğum arttı, özellikle de arabanız yoksa… Buna ek, bir sürü yağmur ve rüzgar beni tamamen bıktırdı. Ayrıca Los Angeles”a bir iş görüşmesi için uçmam gerekti, şu an itibariyle henüz vize alamadığım için, ben de bunun yerine eve dönüp serbest zamanlı çalışma zamanının geldiğine karar verdim.

8. Sizce, piyasada tam zamanlı bir sanatçı olarak çalışmaya kıyasla, serbest zamanlı olmak nasıl bir şey?

Şimdiye kadar serbest zamanlı işleri hep sevdim. Elbette kendi artıları ve eksileri var. örneğin yalnız çalışırken bir miktar izole oluyorsunuz. Diğer taraftan, kendi takviminizle, kendi kendinizin patronu olabilirsiniz, ki ben bundan hoşlanıyorum.Fakat stüdyoda çalışmayı da sevmiştim. Başka yetenekli insanlarla yakın bir ortamda çalışmak içinizdeki üretken özü akışkanlaştırıyor. Amacım film endüstrisi için çalışan bir konspet sanatçısı olmak. Umuyorum ki bu sayede çeşitli projelerde serbest zamanlı olarak görev alıp daha kısa periyotlarla evde oturmam mümkün olacak. Uzun soluklu koşuda çeşitlilik çok önemli. Fakat genç bir sanatçı olarak serbest zamanlı çalışmak, bunu yapacak disipline sahipseniz harika.

9. çalışma mekanınız ve iş akışınız nasıldır?

Şu anda aileme ait küçük bir apartman dairesinde yaşıyorum. Planımda daha büyük bir daireye taşınıp, onu kendi stüdyoma dönüştürmek var. Tüm duvarları film afişleri ve farklı sanatçıların çalışmaları ile kaplamak istiyorum.

Genelde öğle yemeğinden sonra çalışmaya başlarım ve ne üzerine çalıştığıma bağlı olarak kısmen gece geç saatlere kadar devam ederim. Eski bir çift çekirdekli bilgisayarım var, 2Gb RAM, 500Gb HDD vb. Başka bir deyişle, gerçekten “beş para etmez”. Yeni bir tane almamamın sebebi ise, eğer alırsam muhtemelen daha çok oyun oynamaya başlayacağım gerçeği. Herneyse, iş araçlarım Photoshop CS3 ve Wacom Intuos A5. Bunlar elimde olduktan sonra, tek ihtiyacım müşteriden gelecek, ne istediklerini anlatan bir özet. Ardından iş başı yaparım… Genellikle detaya girmeden önce onlara birkaç skeç ulaştırırım. Bu yüzden hızlı boyama (speedpainting) muhteşem bir pratik.

10. çalışmalarınızda 3B kullanıyor musunuz? Kullanmıyorsanız, ileride kullanmayı düşünüyor musunuz?

Bazen 3B ortamında sahne aldığım oluyor, fakat bu çok nadir. Bir açıdan, biraz gelenekçi ve eski kafalıyım, gerçekten her şeyi Photoshop”ta yapabilmek istiyorum. İkincil olarak 3D çalışmak çok teknik hale gelebiliyor ve bu beni hasta ediyor. Okulda daha iyi notlar alamama nedenim muhtemelen budur.

11. Stok veya referans fotoğraflar, “action”lar vb. kullanıyor musunuz?

çalışmalarımda tonlarca fotoğraf kullanıyorum. Bunlar, matressamı ve konsept sanatçı olmanın olmazsa olmazları. Yine de, ilkin fotoğraf veya kişiselleştirilmiş fırçalar kullanmadan dijital olarak boyamayı öğrenmenin önemini hep vurgularım. çünkü burada kazandığınız bilgiler, çalışmalarınıza fotoğraf entegre etmeye başladığınız zaman size kazanç olarak döner.

 

 


12. Kendi fırçalarınızı mı hazırlarsınız?

Hayır, bu konuda da tembelliğim engel. Leventes”in fırça setini kullanıyorum. Bütün ihtiyacımı karşılıyor. Aslını söylemek gerekirse, neredeyse günlük olarak yeni fırçalar ürettiği için, ihtiyacımdan fazlası söz konusu. Diğer taraftan o kadar çok özelleştirilmiş fırçaya ihtiyaç da duymuyorum, genelde sadece skeç ve hızlı boyama çalışmalarında ihtiyacım oluyor.


13. Stockholm”de Digital Graphics”de bulunan bir 2B/3B eğitiminde matboyama ve konspet sanat dersleri vereceğinizi duyduk. Dersler herkese açık olacak mı? Biz zamanlar ve detaylar hakkında biraz ipucu verebilir misiniz?

Maalesef bu kapalı bir kurs, fakat her şey yolunda giderse, ileride muhtemelen herkesin katılabileceği yenilerini ayarlayacağım. Fakat öncelikle daha iyi bir sanatçı olmam gerektiğini hissediyorum 🙂


14. Bazen iş aşamalarını gösteren dersler hazılayıp, galerinizde paylaştığınızı biliyoruz. Acaba ileride çevrimiçi eğitim veya bazı eğitici dersler/kaynaklar hazırlamayı planlıyor musunuz?

Daha önceleri hazırlayacağımı söylediğimi video dersler olmuştu, fakat pek çok nedenden henüz hazırlamak mümkün olmadı. Planım ileride bir canlı yayın yapmak, fakat size bundan fazla detay veremem. Kimsenin kaçırmaması için önceden deviant hesabımdan bir bildirim yapacağım.

 

 

5. Sanatçıyı iş dışındaki şeylerin beslediği görüşüne inanır mısınız? Hobileriniz nedir, boyamalar dışında boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz?

İş konusunda abartılı ciddi olmamak çok önemli. Beni yanlış anlamayın, iyi bir sanatçı olmak için çok boyama yapmak zorundasınız, FAKAT bu konuyu aşırı ciddiye alırsanız, işler istediğiniz gibi gitmediğinde veya bir müşteri işinizi beğenmediğinde kolayca depresifleşebilirsiniz. “Aklınızı başınızda tutmanın” bir yolunu bulmalısınız. örneğin ben kendim, bolca bateri çalıyorum, zaman zaman hayal kırıklıklarımı dışarı atmakta gerçekten faydası oluyor. Arada bir egzersiz de yapmaya çalışıyorum, çünkü tüm zaman oturuyor olmaktan kaynaklı pek çok fiziksel problem edinebilirsiniz. Ayrıca ailem ve arkadaşlarımla takılmaktan da keyif alıyorum. İlham alabilmek için hayatın tüm açılarına ihtiyacınız olur, bunu unutmayın.

16. Bize gelecek projelerinizle ilgili biraz ipucu verebilir misiniz?

Şu an Radical Publishing ve Amerikalı Yönetmen Joseph Kosinski (2010″da yayına girmesi beklenen bilim kurgu filmi Tron Legacy”nin yönetmeni) ile Oblivion (Bilinçsizlik) isminde basılacak bir kitap üzerinde çalışıyorum. Benim tarafımdan hazırlanmış kırktan fazla boyamadan oluşacak bir bilim kurgu hikayesi, aynı zamanda filme de dönüştürülecek. Eğer her şey planlandığı gibi giderse önümüzdeki yıl içinde bir zaman piyasaya çıkması lazım.

 

 

17. Burada, Türkiye”deki yeni bilgisayar grafikleri sanatçılarına ve izleyenlerinize önerileriniz nelerdir?

Bolca pratik yapın ve asla çalışmalarınızdan tam anlamıyla tatmin olmayın. Elbette çalışmalarınızdan mutlu olabilirsiniz, fakat her zaman geliştirilecek bir yerler vardır ve bunun farkında olduğunuz sürece, bir sanatçı olarak büyümeye devam edersiniz. Başka sanatçıları ve işlerini çalışın. Biliyorum bunu hep söylüyorum ama, bu iyi bir sanatçı olmanın en önemli yanlarından biri. Onların neden o kadar iyi olduklarını, neden işlerinin bu kadar çok sevildiğini bulun. Şifreyi bir kez kırdığınızda, artık sınır yoktur!


18. Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkürler.

Ben teşekkür ederim.

çeviriye dair küçük bir not: Bazı ifade ve kavramlar Türkçe”de bulunmadığı veya henüz Türkçeleştirilmediği için; anlam kayıp ve kaymalarına izin vermeden, ama Türkçe bir BG terminolojisi oluşturmaya da hizmet edecek şekilde Türkçeleştirildi (matboyama, mat ressamı gibi). Yabancı literatüre hakim olanlar veya karşılaştırma yapmak isteyenler için, bazı kavramların İngilizce orjinalleri parantez içerisinde verilmiştir. Son olarak yazı içerisinde geçen “boyama” kavramı Türkçe”de daha çok “resim yapma” olarak ifade edilmektedir, ancak kavram olarak “boyama” burada yapılan eyleme daha yakın olduğu için tercih edilmiştir.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here