Ana sayfa Donanım Deneysel Müzik-Apple’ı Denemek Bölüm:2

Deneysel Müzik-Apple’ı Denemek Bölüm:2

0

Farklı olmak ne kadar zor? Sırada Apple”ı deneyimlemek var
 

Bir önceki sayıda müzikte yeni deneylerin neden uygulanamaz olduğundan söz etmiştik. Apple”a olan kimi yaklaşımla konuyu buluşturmaya devam ediyoruz. Günümüzde multimedya hazinelerine erişmek çok kolay, Youtube”da dilediğiniz şarkıyı dinleyebiliyor, iTunes”dan istediğiniz her şeye ulaşabiliyorsunuz; video, fotoğraf, müzik… ancak benzerlikler kapsamlı bir eleştiriyi de gerekli kılıyor. Günümüzde “aynı” hastalığının elbette birçok sebebi var. Alışkanlıkların çok fazla kırılmak istenmemesi, para kaybı ihtimalini bir takım müzikal deneylerle, örneğin farklı riflerle ya da setlerle artırmanın –bir bakıma risk almanın- istenmemesi. Bir düzen ve uzun yıllardır adeta süregeliyor.
 

 
1980″lerde Depeche Mode sound”undaki gibi sesin; farklı aşamalarına erişmek amacıyla duvarlara çarpttırılan nesnelerden elde edilmesinin yerini günümüzde “mega-dijital” alt yapıların alışından bahsedip müzikal değişimin buna karşın ne kadar yavaş bir hızla ilerlediğine eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmıştık. Teknoloji elbette müzikal sonuçlar için gelinebilecek sınırları zorluyor, peki sonuçlar; aynı müzik alt yapıları ile oluşturulmuş, aynı bakış açısından öteye geçirilmekten korkulan bir hedef kitleye sunulan sözüm ona popüler müzikler.

Bu durumun benzeri ABD dışında Apple için de söz konusu. Uzun yıllar, Windows işletim sistemli PC”lerin yarışına sahne olan global pazarda bunun nedenleri hep “Apple”ın farklı oluşuna” (gerek kullanım gerekse işletim sistemi açısından) bağlanmış ve kullanım alışkanlıklarını değiştirmekten kaçınan bir tüketim toplumu büyüyerek sürekli olarak Apple”a ön yargıyla yaklaşmıştı.

 

Günümüzün en popüler söylemi globalite; hep bir ağızdan, insanoğlunun bir tıkla tüm dünyaya erişilebilme özelliğinden bahsediyoruz. Evet, insan yeni bir özellik kazandı, tüm dünyaya tek tıkla erişebilmek. Konu nedense Apple”ın Mac”leri olduğunda konu tek tıktan ötesinde konumlandı uzun yıllar. Ancak bu durum ve bir nevi tutum kırılıyor. İnsanoğlu, kulaktan dolma bilgiler yerine çok daha fazlasına eriştikçe ve daha sık araştırıp öğrendikçe.
 

 
Peki Apple neler yapıyor? Günümüzde 11 ya da 13 inç ekrana sahip bir MacBook Air ile Mac serüvenine başlayan bir kullanıcı, çok kısa sürede bilgisayarına alışabiliyor. Türkçe klavyeye hali hazırda alışık olan kullanıcı, dokunmatik touchpad”e de kısa sürede alışırken işletim sisteminin(Mac OS X) inanılmaz detaylarla ince bir kumaşı örercesine tasarlanmış yapı taşlarını algısının her bir yerinde hissediyor. Büyük kolaylıkla, fark ederek ve yaşayarak. çünkü o kulaktan dolma bilgilerin tümü gerçekten “kulaktan dolma.” Apple, kullanım alışkanlıklarınızı değiştirmek yerine geliştirerek teknoloji tasarlayan bir şirket. Bu konuda en iyilerden biri hatta. Mac OS X”in büyülü dünyasında Safari”de web de gezinmeye dair tüm kolaylıkları yaşama olanağını bulan kullanıcı, eğer eski alışkanlıklarını sürdürmek istiyorsa Mozilla ya da Opera”yı Mac”ine kolaylıkla entegre edebiliyor. Entegre etmek, bu kelimenin bir klişe PC”ye download yapmaktan hiç bir farklı olmadığını da belirtelim. Konu Apple olduğunda bazı şeylerin tezahürü de farklı oluveriyor. Mac App Store”dan işine yarayacak on binlerce uygulama arasından dilediğine erişebilen kullanıcı; Photo Booth ile fotoğraflarına kolaylıkla erişebilirken, Apple Mail”de modern toplumun olmazsa olmazı olan e-posta kavramını düzenli bir yapı içinde kullanıyor. Dashboard, Notes, iChat, iTunes, Time Machine ve diğer uygulamalarla üst düzey bir bilgisayar deneyimini şanslı kullanıcısına sunuyor Mac OS X.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here