Ana sayfa Oyun Call of Duty 4: Modern Warfare

Call of Duty 4: Modern Warfare

0

“Call of Duty” ve “Naziler”: Bu iki ismi bir arada ne kadar çok kullandık ve oynadık.

Call of Duty 4: Modern Warfare, alternatif gerçeklik barındıran bir hikayeye sahip. Grand Collier bu durum için: “Bizim en baştan beri yapmak istediğimiz oyun tipi buydu. Bu isteğimizi şimdi gerçekleştirebiliyoruz, çünkü artık bu imkana ve teknolojiye sahibiz” gibi açıklamalarda bulunmuştu. ?imdi ise; modern çağdayız. Zakhaev adında bir Rus milliyetçi, yanına bazı güçlü iş adamlarını ve büyük bir desteği alarak eski Sovyetler Birliği’ni oluşturmak için bir iç savaş başlatır. Dışarıdan gelebilecek her türlü müdahaleye karşı Ortadoğu’daki yandaşı olan AL-ASAD örgütüne silah ve mühimmat sağlayarak bir karışıklığın da orada çıkartılmasını ister. Böylece dış güçler (Amerika) zaten karışık olan bölgeyle uğraşırken Zakhaev’de kendi planlarını daha sağlam temellere oturtabilecekti, ama Zakhaev’i uzun süredir dış çevrelerden takip edenler de vardı ve artık müdahale zamanı gelmişti.

Mükemmel bir açılış videosundan sonra klasik ufak bir eğitim turundan geçiyoruz. Eğitim sonrası zorluk seviyesini seçip asıl görevlere başlamaya hak kazanıyoruz.

İngiliz ve Amerikan ordularına mensup askerleri kontrol edebildiğimiz yapımda, çok uluslu oynanış ön planda gözüküyor (Diğer COD oyunlarında olduğu gibi). Gece vakti yaptığımız helikopter uçuşu sonrası gizli bir baskınla oyuna ilk önemli adımı atıyoruz.

Birbirinden kaliteli 21 farklı bölümün bulunduğu Singleplayer senaryosunda ne denli bir oynanış içerisinde olduğunuzu kısa zamanda anlayacaksınız. Yapımcıların daha önce de belirttiği gibi tek kişilik senaryo modu bir dizi izler gibi gelişiyor. Oynamakta olduğumuz bazı bölümler hemen sonlanmıyor, başka bir bölüme devam ediyorsunuz, ama yarım kalan bir önceki görevi daha sonra kaldığınız yerden tamamlama imkanınız var. Dizi fikri gerçekten oyuna farklı bir anlayış katmış. Ana hedefimiz olan iki kişi, bizim için önemli olan yine iki kişi var. Al-Asad ve örgütü bizim ilk önemli sorunumuz. İkinci aşamada ise sıra Zakhaev’e geliyor. çou görevde Kaptan Price’nin takımına mensup bir askeri canlandırıyoruz. Yapacağımız görevler; temizlik yapmak, bir yerleri yok etmek, belgeleri ele geçirmek, rehine kurtarmak gibi kısaca özetlenebilir, ama oynanış bu özet kısmını tamamen açıyor. Kimi zaman helikopterle dahil oluyoruz operasyonlara, kimi zaman bir tank arkasına sığınarak devam ediyoruz. Kelimelerle kolay kolay anlatılamayacak bir atmosfer hakim Call of Duty 4’te.
Görevler bazen gizlilik gerektirdiği gibi, bazen de geldiğinizi en yüksek seslerle ilan etmek gerekiyor. Oyunda ilk olarak AL-ASAD örgütüyle ve onun başını yakalamak için uğraşıyoruz. Bölüm aralarındaki sinematik videolar bir yana oynanış içerisinde bazen vuku bulan farklı mücadele örnekleri gözlere şenlik ve eğlenceyi artırıyor. Tüm bölümler bir yana, oyunun E3 fuarında yayımlanan ilk oynanış videosu olan çernobil bölümü (2 kısımdan oluşuyor) oyuna tamamen farkı bir yön vermiş.
 

Neredeyse tek başlık altında bir ana oyun bir de ekstra oyun varmış gibi. Bölümde kamufle olmuş iki askerden birini yönetiyoruz. Bu kez emrinde olduğumuz kişi Kaptan MacMillan. Bu bölüm de diğer bölümlerde olduğu gibi yeri ve zamanına göre artan temposu, bu tempoya ayak uyduran müzikleri ile bence “Yılın en iyi bölümü” ödülüne layık görülebilir.

Sadece bir bölüme özel olarak kulla-nabildiğimiz AC-130, gökyüzünden savaşa dahil olmamıza yardımcı oluyor. Bu gelişmiş silahı kullanırken birkaç seçeneğimiz de bulunuyor. üç farklı kamera açısı ve üç farklı silah çeşidi bulunuyor. Bunlar; makineli tüfek, bomba atar ve seri bomba atar olarak tanımlanabilir. Bunların haricinde bir helikopterle de koruma veya yok etme ateşi görevini üstleniyoruz.
Bunlara karşın düşman yapay zekası da oldukça iyi sayılır. Sürekli siper alıyorlar ve toplu halde saldırmaya özen gösteri-yorlar genellikle. Hiçbir zaman önünüzdekinin öldüğünden emin olmadan arkanızı dönmeyin. Yoksa bir bakmışsınız siz de ölmüşsünüz. Bunun sebebi “Last Stand” modu. ölmeden önce son hamlelerini yapmaya çok me-raklı olan düşmanlarımız, ne olur ne olmaz demiyor ve yine de sizi öldürmek için çabalıyorlar.
Hileler pek çok oyuncu için önem arz etmese de Arcade mod oldukça hoş bir seçenek diyebilirim. Bu konu hakkında biraz bahsetmek gerekirse;
Arcade mode; klasik bildiğimiz atari salonlarından aşina olduğumuz sağlık ve puan sistemini oyuna taşıyor. Her vurduğumuz adama ve her yok ettiğimiz araca göre puanlar topluyoruz. Bu puanlar düşmanı vurduğumuz bölgelere göre değişiklik gösteriyor.
Hardcore oyuncular için ‘Hardcore’ modu da bulunuyor. Bu mod sayesinde ekranda sürekli görmeye alıştığımız hedef imleci ve kurşun miktarı gibi görseller ortadan kalkıyor. Böylece daha gerçekçi ama daha dikkatli bir deneyim sağlanmış olabiliyor.

Multiplayer faktörü; Call of Duty’nin, Singleplayer senaryosundan sonra gelen en önemli özelliği. Call of Duty, online arenada büyük bir marka haline gelmiş durumda ve en çok oynanan FPS’lerin başında geliyor. Söz gelimi ilk ve ikinci oyunlar hala büyük bir taleple oynanırken şimdi de listeye 4. oyunu ekleyin. Bu alanda oyun kimi çevrelere göre Halo”ya rakip olarak da gösteriliyor. Bana kalırsa aksiyon ve heyecan duygusunu bu denli sıcak yaşatabilen başka bir yapım yok.
 

 

ESET Banner_700x80 Bellatrix technotoday

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here