Ana sayfa İnternet Burası içinden mizah geçen müzik köşesi!

Burası içinden mizah geçen müzik köşesi!

0

Biz eskiden bugünü/ daha pembe ummuştuk/ meğer kader/ cilvesiz normal kader/ çok garip/ çok lodos bir sonbahar/ tevekkülle karşıladık lili yar/ lili lili marlen lili yar
 

Bu sözler “İçinden Tramvay Geçen Şarkı” oyunundan.. Büyük usta Ferhan Şensoy”un… Bu köşe de “İçinden Mizah Geçen Müzik Köşesi”. 3 aydır dilimde tüy bitiyor konsepte alışın diye! Yazı zamanı geliyor. Sadece müzik yazasım oluyor, ama en çok 4-5 satır sürebilir o… Bir de bazı tam hakim olmadığım konularda desteksiz sallarım, sen de i-phone”undan, Google’ından bakarsın da açığa çıkarırsın diye erteliyorum. Sadece mizah yazmanın ruh durumunda oluyorum, çiçek gibi dergimizin ana konseptine uymaz, yönetim cepten arar, ulaşamazsa 1 new message çakar da kovar beni diye korkuyorum… Gene öteliyorum. Ama tam şimdi komikliği müziğin içinden geçirebilecek konumumu aldım.

Sana biraz yapımdan bahsetmek isterim. İğnenin içinden ipi geçirirken ip düzleşsin diye gereğinden fazla yalayıp ilk geçmeyişinde hepten liflerine ayırırım. Sonra yeni ip bulamamışsam “”hay senin iğne gibi…”” diyerek asla naif olmayan bir küfür sallarım iğneye. O da bana batar.. Elimi kanatır. İğneler onlara edilen küfrü duyarlar. Aklınızda olsun. Bu yazı da bittiğinde bana batabilir. Zira ben yazdıklarıma da çok küfür ederim.
 


 
Kitap okurken müzik dinlemek

çevresini iyi gözlemleyen insanlardanım. Kitap okumak, herhangi bir küçük aksilikte yahut alternatif olduğunda hemen vazgeçilebilecek aktiviteler listesinde ilk üçe rahat girer, zirveyi zorlar. 4 sezon önce yayınlanmış, berbat olduğuna saniyesine emin olduğun bir dizinin tekrar bölümüne denk geldiği gibi zaten henüz 4. sayfasını okuduğu kitabı hemen bırakan insanlar gördüm. Naciye”yi Kim Sevmez dizisinin yayından kalktığını öğrenince elindeki Tolstoy”u ateşe veren dostlarım oldu .

 

Kişisel gelişim kitaplarında sayfa 45 ile 110 arasında “kendinizi harcatmayın, en iyisisiniz, sizi arkadaş olarak göremez uyuduruyordur, hepsi b.k yesinler”” minvalinden gaza geliriz. Tam bu esnada Ramsstein Du Hast dinleyip eski sevgiliye yahut –olacak olmayacak gibi olana – ağza alınmayacak galiz tümceler kuranlara denk geldim. Oldu bunlar. Müzik müziktir, kitap kitaptır. Konserde kitap okuyabilir misin? Bu düşünceme katılmayanlar olacaktır. İneklerin klasik müzik dinleyerek daha verimli ve daha çok süt verdiklerinden dem vuranlar olacaktır. Ben düşüncesinden şak diye vazgeçip senin fikrini canhıraş savunacak bir karaktere sahibim. Tartışma sevmem, kişiliğin gerekli olduğunu düşünmem. Bunu bil.
 

 
CV’ye Hobi Kategorisine Kitap Okumak, Müzik Dinlemek Yazmak

İnsanoğlu aletle edevatla haşır neşir olduğundan bu yana önce birbirine sonra duvara vura vura melodik tınılar yakalamış. Binlerce yılın tecrübesiyle müzik türleri oluşmuş, son 100 yıl ise kayıt dünyasındaki çığır atlamalar sayesinde mesele golabelleşmiştir. Şu ilk cümlemi al , “Kamu İktisadı Giriş, Hukukun Temel Kavramlarına Giriş” gibi çok alakasız alanlarda yazılmış kitabın en başına koy. Lise ve ünversite’lerde bir takım beşeri bilimler kitapları 250-300 sayfayı bulsun diye, ilk 20 -30 sayfalarını konuyla uzaktan yakından alakası olmayan örneklere dayandırırlar. Ben bunları yemiyorum. Beni kandıramazsınız. Bunu bilin. Siz giderken ben dönüyordum. Eğitim sisteminin para tuzakları bunlar..

 

Yapmadıysan sen de dene.. Durduk yere ortada hiçbir şey yokken bir şeye çok sinirlen.Söylen söylen… Bir bakmışsın pamuk gibi insan olmuşsun. Kalp de kırmamışsın.

Başlığımız neydi ? CV’de hobileriniz kısmı. Konumuz Müzik ama oraya “Gezmek” yazan tanıdığım oldu. Güzel kardeşim insansın sen ! Gezeceksin tabii. Geziyorum diye övünülür mü?
Bir önceki işinizden aldığınız maaş? —Hak ettiğimin çok altında
Otomobiliniz Var mı? – Durumum yoktu alamadım
Askerlik durumunuz? – Daha var
Bir de tabii hobiler kısmına “Müzik dinlemek” yazan var. Müzik dinliyorum diye konuya girilmez. Tırnaklarımı kesiyorum diye övünüyor musun? Yahut kalbim atıyor diye. Vay arkadaş…
 


 
Karşı Cinse Yazılmış Şarkıyı Yollarda Bağıra çağıra Söylemek

Bu kısmı pek uzatmayacağım. 201 cm bir insanım. Saçlı Sakallıyım. Eskişehir”de buranın İstiklal”i diye tabir ettiğimiz –böyle tırışkadan benzetmeye yelteneni sevmediğimiz ama kendimiz yapınca çok üstünde durmadığımız-Doktorlar Caddesi diye bir yer var. En işlek saat dilimlerinden birinde “Bırak Kadının Olayım”” diye bağırmışlığım var. Hemen köşede elektrik direğinin dibinde ellerinde biralarla çömelmiş erkek güruhuna sesimin ulaşmaması o zamana kadar vermeyi sadece aklımdan geçirdiğim sadakalar sayesindedir.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here