Ana sayfa Haber Bizim elma ne kadar yeşil- II

Bizim elma ne kadar yeşil- II

141
0

 Apple”ın “çevreye karşı duyarlılık” konusunu inceliyoruz

öncelikle Apple”ın dünden bugüne çevre duyarlılığı konusunda neler yaptığını, sonra Apple”ın bugünlerde ürün ve ambalaj tasarımı, ürün içeriğindeki maddeler, enerji tüketimi ve geri dönüşüm başlıkları altında neler geliştirdiğini inceleyeceğiz.

Apple oldukça büyük bir firma. Eskiden bu kadar büyük değildi. Ne olduysa 2000″li yıllarda oldu. Apple profesyonellere hizmet veren bir firma olmaktan çıkmayı kafasına koymuştu. 90″lı yıllarda bunun temelleri atıldı, 2000″li yıllarda bu başarıldı. Apple 2008 yılında 32.5 milyar dolarlık girdi sağlamış. Net karı 4.8 milyar dolar civarında, 2007″ye oranla %35 büyümüş. Aynı Apple 1997″yi -1 milyar dolarla kapatmıştı. Takip eden 2-3 yılda toparlanır gibi olsa da yine takip eden 2-3 yıl boyunca durağanlaştı. 2004 yılında ivme kazanan Apple o günden beri hızla yükseliyor. Rakiplerinin düşüşe geçtiği şu kriz dolu günlerde yeni ürünleri ile piyasayı canlı tutan ender kuruluşlardan biri konumunda ve oldukça karlı bir dönemden geçtiğine de şüphe yok. iTunes Müzik Market”i şu sıralar dünyanın dört bir yanına milyarlarca şarkı, milyarlarca uygulama, film, kitap… v.s. satıyor. Apple”ın gerek profesyonellere yönelik, gerekse sıradan kullanıcıya yönelik yazılımları ve hizmetleri de oldukça iyi gelir getirir durumda. Belki de piyasanın şu an en başarılı işletim sistemi Mac OS X ve uygulamaları da oldukça popülerleşti. Tabii bunların hepsi Apple”ın evrende yer kaplamayan girdi kalemleri. Her ne kadar genel toplamda oldukça önemli bir noktada da olsalar çoğu kabloların içinde yüzen dataların getirdiği, interaktif hizmet sektörüne yönelik teşebbüsler. Fakat Apple”ın fiziksel olarak üretimini yaptığı ürünleri de var. Konunun bizi ilgilendiren kısmı da bu.

Değindiğimiz gibi Apple profesyonellere hizmet veren bir firma olmaktan çıkmayı kafasına koyduktan sonra daha geniş kitlelere yönelik ürünler çıkarmaya başladı. Bu süreç halen devam etse de şu an tarihinde gördüğü en üst noktada. Apple her yıl milyonlarca masa üstü ve diz üstü bilgisayar, çevre birimleri, mp3 çalarlar, interaktif telefonlar… v.s. satıyor ve ürün yelpazesini gitgide genişletiyor.
Dünya sadece Apple kullanmıyor tabii. Benzer ürünler satan bir sürü firma var. Bu ürünlerin oluşturduğu çöp yığınları var. Bu ürünlerin üretim aşamasının çevre açısından yarattığı bazı sorunlar var. Tüm bu ürünler en azından enerji tüketen ürünler. Bu enerjinin üretiminin de yarattığı çevre problemleri var. Tabii duyarlı ve tepki gösteren insanlar da var. Her ne kadar firmaların ilk kriteri “çevreye karşı duyarlılık” olması gerekse de genelde ana kriter “çevreye karşı duyarlılık” gösteren kitleyi müşterileri arasına katmanın bir yolunu bulmak olarak belirleniyor. Herkese çamur atmayalım ama “çevreye karşı duyarlılık” konseptinin her yönüyle karlı olduğu ortada. Apple bu konuda önde giden firmalardan biri. Geçen sayıda değindiğimiz gibi bugüne kadar yaptığı ve yapmaya devam ettiği pek çok şey var.

Apple İlk olarak 1990″da “çevreye karşı duyarlılık” adına uygulayacağı politikayı belirtmeye yönelik bir rapor yayınlamış ve uygulamış. Sonraki yıl, Avrupa”nın ancak 5 yıl sonra standart hale getirdiği bir batarya standardı belirlemiş ve uygulamış. Takip eden yıl U.S. EPA ENERGY STAR programına dahil olmuş. Sonraki yıllarda çevreye yönelik bir çok başlık altında uluslararası ISO sertifikaları almış. Dünyanın dört bir yanından (özellikle Avrupa) çeşitli büyüklüklerdeki uluslararası çevre örgütlenmelerinin standartları içinde yer aldığını belgelemiş. Bunlardan en önemlisi de 27 Ocak 2003 tarihinde Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen 2002-95-EC numaralı yönerge olan RoHS (Restriction of Hazardous Substances Directive – Belirli Zararlı Maddelerin Kullanımını Kısıtlama) Apple zamanla mevzubahis zararlı maddelerin (Kurşun, Kadminyum, Civa ve bromürlü bileşenler) kullanımında belirli noktaya gelmiş ve 2004 yılında RoHS”a uygun üretim yapmaya başlamış. Hatta “geri dönüşüm” hadisesinin karlılığı Apple”ı RoHS”un da üzerine çıkarmış. RoHS ve benzeri yönergelerin sınırları içine girebilmek hiç kolay değil. Tüm bunlar ekstra yatırım, ekstra maliyet, yoğun çalışmalar, ileri teknolojiler ve planlamalar gerektiren süreçler. Apple bu planlamaları ve yatırımları iyi yapmış ve belli bir noktaya gelmiş. Peki neler yapmış? Madde madde inceleyelim…

ürün ve Ambalaj Tasarımı
ürün tasarımı noktasına, virgülüne kadar her yönüyle çevreye bire bir etkisi bulunan temel öğelerin başında gelir. ürün tasarımını fiziksel bir ürüne dönüştürecek olan materyaller ve onların üretimi zaten ana konumuzdur. ürünün ambalajı, enerji tüketimi ve geri dönüşüm konusu tamamen bu konunun alt başlıklarını oluştururlar.

Apple ürün tasarımında kullanılan ürünlerin “çevreye karşı duyarlılık” performansı standartları konusunda ENERGY STAR® ve EPEAT (U.S. Environmental Protection Agency – Amerika çevre Koruma Ajansı) kriterlerine göre hareket eder. ürünün içerdiği maddeler ve geri dönüşümü için de takip ettiği bazı standartlar mevcuttur. Geliştirilen teknolojiler sayesinde daha az kablo kullanmak, üründe kullanılan bazı zararlı maddeleri azaltmak, bazılarını tamamen kaldırmak… gibi yollar izleyerek ürünlerini ve içeriklerini değiştirir, geliştirir. Bir kaç örnek vermek gerekirse; hayatına 18.3 kg”lık plastik bir dev olarak başlayan iMac, şu an 9.1 kg”lık alüminyum bir masa üstü bilgisayar konumuna gelmiştir. O zamanlar uyku modunda 35W enerji tüketirken, şu an 2.2W tüketmektedir. O zamanlar cihaz başına 484 gram kurşun içeriyorken, şu an 2.2 gram kurşun içermektedir. O zamanlar %25 geri dönüşebilen 3.7 kg”lık bir ambalaja sahipken, şu an %90 geri dönüşebilen 2 kg”lık bir ambalaja sahiptir. Yine şu anki MacBook”un ambalajı eski notebooklara göre %41 daha küçüktür. Bu hem ulaştırma, hem depolama, hem de çevre açısından %41 daha fazla performans demektir. Tüm bunlarla ilgili, yani plastikten alüminyuma ve/veya cama geçiş, zararlı maddelerin azaltılması, paketlerin küçültülmesi, hem ürünlerin, hem de paketlerinin geri dönüştürülebilir malzemelerden üretilmesi… ile ilgili gelişmeler Apple”ın neredeyse tüm ürünleri için geçerlidir.

Kullanılan Materyaller
Zararlı materyallerden bahsedip durduk. Ayrıntıya girmek gerekirse: Apple 1991 yılında kurşun içerikli batarya kullanmayı bırakmış. 92″de CFC (Chlorofluorocarbon) içeriğini kısıtlamış, 1994″te nikel-kadminyum alaşımlı bataryaları kaldırmış. 95″te PVC kullanımını ambalajlardan tamamen kaldırmış, ürünlerde de kısıtlamış. 99″da kurşun ve kadminyum içeren kablo kullanmayı bırakmış. 2004″de RoHS stardartlarına dahil olmuş. 2007″de hiç brom içermeyen ürünleri piyasaya sürmüş. Yine aynı yıl Tapioca (bir tür bitki lifi) bazlı yenilenebilir ambalaj kullanmaya başlamış. 2008 yılında bazı ürünler EPEAT”tan altın madalya almışlar.

Apple zaman içinde ürünlerinden Asbestos, kadminyum, civa, kormiyum, kızıl fosfor, çeşit çeşit bromürler ve klorlu parafin gibi maddeleri tamamen kaldırmış. Gelecek bir kaç yıl içinde her ne kadar standartların içinde olsa da monitör camlarındaki arsenik içeriğini, kasalar ve elektronik kartlardaki bromürlü, klorlu ve PVC”li maddeleri, ftalat denen plastiğin esnekliğini ve dayanıklılığını arttırmada kullanılan malzemeleri  de tamamen kaldırmayı planlıyor. Yine ürünlerin üretim aşamasında kullanılan klor, CFC, kurşun, berilyum, cıva, arsenik ve PVC gibi maddeleri gerek kısıtlayarak, gerek yerlerine daha temiz elementler kullanarak azaltıyor. Tabii bu maddeler çevreye olduğu kadar insan sağlığına da zararlı olduğu için kanunlarla zaten sınırlandırılmış ve her firma bu standartlara uymak zorunda. Burada önemli olan kanunların da buyurduğunun altına inmek. Apple da bunu başarmış.

Enerji Tasarrufu
ENERGY STAR ve EPEAT”tan bahsetmiştik. Apple bunların dışında Amerika standartlarını belirleyen Kaliforniya Enerji Komisyonu ve Avrupa standartlarını belirleyen Avrupa Birliği Enerji Yürütme Kurulu”nun standartları içinde yer alıyor. Apple ayrıca tasarruf konusunda daha verimli güç kaynakları, daha az enerji tüketen üretim bileşenleri, enerji yönetimi konusunda daha başarılı yazılımlar ve çeşitli üretim, ulaştırma, satış noktalarında uygulanan politikalarla sera gazı salınımı ve enerji üretimine katkı konusunda en önde giden firmalardan bir olduğunu iddia ediyor. Enerji tasarrufunu bir norm olarak kabul ettiğini ve ağırlıklı çalışmayı bu noktada yaptığını söylüyor.

örneğin geliştirilen işlemci, monitör ve enerji yönetim yazılımı üçlü sistemi ile ilk iMac modeli ile son iMac modeli arasında uyku modunda %92, stand by (fişe takılı ama kapalı) modunda %73 ilerleme sağlanmış. çalışır durumda iken Mac Mini ve Macbook Air 13W”tan daha az enerji tüketiyormuş. Bu da aşağı yukarı otalama bir ampulün yarısı kadar ediyor.


 
 
Haftada 5 gün boyunca, günde 8 saat aktif olarak kullanılan bir iMac eskiye oranla yılda yaklaşık 45 liralık enerji tasarrufu yapıyor. Apple”ın bu hesabı yapan online bir yazılımı mevcut. http://www.apple.com/environment/resources/calculator.html adresinden ulaşılabilir.

Geri Dönüşüm
Apple geri dönüşüm konusunda da oldukça sıkı çalışan bir firma. ürünlerinin ve ürün ambalajlarının geri dönüştürülebilir maddeler üretilmesi konusunda yıllar içinde epey bir mesafe kaydetmiş. Apple”ın ücretsiz Geri Dönüşüm dediği bir programı var. çöpe atılma noktasına gelmiş iPod, iPhone veya herhangi bir marka cep telefonunu internet üzerinden kaydı yapıldıktan sonra bir kutuya konup “karşı ödemeli” olarak Apple”a gönderilebiliyor. Apple da gönderinizin geri dönüştürüldüğünden emin oluyor. Sadece 2008 yılında 13.850 ton elektronik atık bu yöntemle geri düştürülmüş. Ayrıca bu program uluslararası geçerliliği olan bir program. Amerika, Kanada, (aralarında Türkiye”nin olmadığı) 16 Avrupa ülkesi, Japonya ve 9 Asya ülkesinde geçerli. Program ile ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.apple.com/environment/recycling/ adresinden ulaşabilirsiniz.


 
 
Apple geri dönüşümünü 2008 yılında 2007″ye oranla %47 geliştirmiş. Bundan sonraki hedefi de her yıl %50 üzerine koymak. Ama şu anda bile bu konuda Apple gibi çalışan bir firma daha bulmak oldukça zor.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here