Ana sayfa İnternet Beyaz, Ne Kadar Beyaz?

Beyaz, Ne Kadar Beyaz?

0

Bir reklâm ajansının tanımı ve organizasyonu üzerine kısa notlar
 

Normal ve mutlu bir hayat süren insanlar için bile, öyle bir an gelir ki her şey biraz sıkıcı olur. Ertesi günün iyi bir gün olacağını bilmek hoş bir şeydir, ama çok fazla sürprizsiz bir hayat insanı köreltir. Günlük rutinden çıkmanın elbette bir yolu olmalı.çözüm, heyecan aramakta yatıyor olabilir. Bu, günlük hayatın bile değerini bilmemizi sağlayacak bir sırdır aslında. Hayatımıza nasıl heyecan katarız? Film seyrederek, yolculuk yaparak, spor yaparak ve belki şans oyunları oynayarak… Ya da heyecanın fantazi ile kaynaştığı bir eğlence mekanına giderek. çocukluğunuzun o heyecan ve eğlence dolu dünyasına bir yolculuk yapalım mı? Bu test için bir kağıt ve kalem gerek.

Parkın kapısından girdiniz ve önünde sıra bekleyen insanlardan oluşmuş bir kuyruk ile “roller coaster” (hız treni) belirdi. Binmek için sırada ne kadar bekleyeceksiniz? Nihayet sıranız geldi ve hızla savrularak trende gidiyorsunuz. Hız, sizde nasıl duygular uyandırıyor? Seyrin en heyecanlı noktasında tren su dolu bir havuza daldı ve ıslandınız. Tam o anda ne diye bağırır ya da haykırırsınız?
 


 
İkinci olarak atlı karıncaya binmeye karar verdiniz. Ama tam dönerken bir nedenden ötürü sizin bindiğiniz at bozuldu, hareket etmiyor. Ata ne dersiniz? Hız treni maceranız heyecanlıydı, ama yeterli değildi. Eğer mükemmel bir hız treni tasarlayacak olsanız, nasıl olurdu? Yolu detaylı olarak çizseniz, ortaya ne çıkardı?

Yapılan işler hem eğlenceli hem de düşündürücü olduğu zaman, yükü hafifliyor. Bu sorulara verdiğiniz yanıtların anlamları var ve her biri bir şeyler anlatıyor. Hepimizin kendine has hayali parkları vardır, belki de ofislerimizi park yapmışızdır. Bu yazıyı okuyanların, yazanla mutlaka ortak bir noktası var ki, şu anda okumakta. Parktaki arkadaşlarımla paylaşmak istediğim bazı şeyler var. Benim parkımda dolaşmaya ne dersiniz? Belki birileri kendi parklarını da anlatabilir, çok da hoş olur.

 

Ben, parkımda kırmızı ve beyazlar görmek istedim, yaptım. Huzur, mutluluk ve kalite istedim, yaptım. Birlikte oynadığım birçok arkadaşım var, her çocuk gibi daha fazlasını istiyorum elbette. Birçok da oyunumuz var. Büyüdükçe düşünmez miyiz, nerede eski oyunlar diye? Belki de tam içindeyizdir. İşbu yazıda oyun parkı, reklâm ajansı olarak anılacak. Tamam tamam, sadede geliyorum. Bu ay oyun parkı, pardon reklâm ajansları üzerine yazıyorum.

Bildiğiniz gibi reklâm ajansları, müşterilerine çeşitli alanlarda hizmet verebilen bağımsız ve ticari işletmelerdir. Bu hizmetler; konsept, pazarlama, iletişim, saha, basın, medya vb. gibi alanlarda olabiliyor. Reklâm ajansı tanımında ele alınması gereken birkaç unsur var: Reklâm ajansı bağımsızdır; hem müşterilerinden, hem de kullandığı medya araçlarından bağımsız hareket edebilmelidir. Reklâm ajansı uzmanlardan oluşur. Bazı meslek grupları yer alır: sanat yönetmenleri, medya araştırmacıları, pazarlamacılar, satış uzmanları, yazarlar, tasarımcılar, düzeltmenler, direktörlergibi. Reklâm ajansı, reklâmın oluşumundan son kontrolüne kadar her aşamasından sorumludur. Mesajın yaratılması, medya seçimi, içeriğinin yönlendirilmesi, medya planlaması vb. Reklâm ajansı,özetle müşterisinin hesabına çalışır; kendi adını kullansa bile özde müşterisinin adına iş yapar.
 


 
Birçok ajans, bir veya birçok ürün, marka veya servis üzerinde yoğunlaşır; bunlara iş ünitesi dersek daha kolay anlaşılacağını düşünüyorum. Ajanslar, iş üniteleri yerine müşteri odaklı organize olurlar. Bunun sebebi, ajansın her müşteriye ayrı ayrı adapte olma zorunluluğu elbette. Bir ajansın her fikri, bir ürün olduğu için yeni fikirlerin oluşumunu cesaretlendirmeli, oluşanları da korumaya alıp geliştirmeye çalışmalı. çoğu ajans için açıklık ve esneklik, organizasyonel yapıdan daha önemli. Ajans organizasyonunda müşteri, yaratım, medya ve araştırma birimi gibi standart fonksiyonlar bulunur. Bunlara ek olarak birçok ajans, trafik, basım-yayın, medya, pazarlama, finans, personel gibi destek hizmetler de sunabilir.

Aşağı yukarı hepimizin doğrudan iletişimde olduğu ve bence en önemli departmandan başlamak gerek anlatmaya. Müşteri ilişkileri, bir ajansın ana birimidir. Müşteri ilişkileri birimi, ajans ve müşterisi arasındaki ilişkilerden sorumlu olupbu iki dünya arasındaki kilit kişilerdir. Yani müşterinin kendi iş dünyası ve reklâm dünyası. Ayrıca ajans tarafından yürütülen temel reklâm stratejisinin oluşumuna yardım etmekle, reklâmın hedeflere uygunluğunu gözlemekle ve müşteriye önerilecek olan tüm medya planlarını, zamanlamalarını, bütçeyi, taslakları, müşterinin onayına sunmakla yükümlüdür. Kimlerden oluşur oyun arkadaşları peki?

 

Yönetim Denetçisi:Ajansın üst yönetimine rapor verir. Ayrıca stratejik konularda liderlik görevini üstlenir, yeni iş fırsatları yakalamaya çalışır.

Müşteri Birimi Denetçisi:
Genellikle müşterinin işinde anahtar yönetici; ajans ve müşteri arasında temel irtibatı sağlar.

Müşteri Birimi Yöneticisi:
Müşteriye istediği hizmeti zamanında verebilmek için ajansın, bir takım olarak, zaman tarifesine uygun çalışmasını sağlayacak günlük faaliyetlerden sorumlu kişisidir.

Müşteri Birimi Yöneticisi Asistanı:
Müşteri birimi yöneticisine kayıtları ve zaman tarifesini oluşturmakta yardımcı olurken asıl amacı, işi öğrenmek ve üzerine yoğunlaşmaktır.
 

 
Ayrıca yaratım birimi ve üretim kısmına bakacak olursak, birçok ajansınyaratıcı yönetmen olarak adlandırdığı en üst kademede bir yöneticisi bulunur. Görevi, ajansın yaratıcı gücünü ve bilincini her zaman ayakta tutmak,ajans adına ortaya konan fikirlere yön vermektir. Ajans başkanına düzenli rapor veren tek kişidir. Yaratıcı departman müdürü ise bütçeleme, maaş düzenleme, ofis işleri, destek ve alt kademe çalışanlarının işe alımı, profesyonel çalışanların işe alımı ve iç muhasebe ile ilgilenir.

Yaratım departmanı bünyesinde iki tip çalışan bulunur:İlki, reklâmı oluşturan, yazan, çizen yani üretenler. İkincisi ise “akıl hocası” tabir edilen kişiler; bir fikir üretmek için grupla birlikte çalışır, sonrasında da grubu motive eder ve onları yönlendirir. Yani danışmanlar.

 

Bir yaratım grubu, metinleri yazan grup, grafik ürün veren grup ve bu fikirleri farklı medyalara uygulayan (adapte eden)uzmanlardan oluşur. Bu kişilerin kullandıkları ünvanlar; metin yazarı, sanat yönetmeni, grafik tasarımcı, uygulamacı veyaçizerdir. Birçok ajansta sanat yönetmeni ve yazarlar, dirsek teması halinde çalışırlar, çevrelerinde de bir destek grubu oluşur. Metin – reklâm yazarları,tüm sürecin hazırlanmasında en önemli rolü üstlenen kişilerdir; çünkü başlama düdüğü onların zihinlerinde ilkin çalınır.
 

 
Hemen hemen hepinizin kendinizi bunlardan biri olarak gördüğünüzü ve okurken yüzünüzün şeklini az çok hayal edebiliyorum. Onların hepsi arkadaş. Daha nice kazanılacak arkadaşlar var. Her biri, bir renk hayatlarımızda. Ben en çok beyaz olanı seviyorum.

Parkta oynayıp eve döndüğüm zaman, annemin aldığı cevapta gizli, bütün eğlencem:

– Bu beyazları niçin giydirdim ben sana, bu beyazın hali ne?
– Anne, sadece koyu beyaz. 🙂

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here