Ana sayfa Haber BEŞ USTA / BEŞ ATÖLYE – 21 OCAK 2010 – 20 ŞUBAT...

BEŞ USTA / BEŞ ATÖLYE – 21 OCAK 2010 – 20 ŞUBAT 2010

0
İstanbul Fotoğraf Merkezi içinde yer alan Fotoğraf Galerisi”nde, 21 Ocak-20 Şubat 2010 tarihleri arasında, Fotoğraf Ustaları, Bülent özgören, Erhan Bayladı, Loris Medici, Mehmet Kısmet ve Orhan Yayla”nın yönetiminde 40 katılımcının paylaşımlarının bulunduğu “Beş Usta / Beş Atölye” başlıklı fotoğraf sergisi gerçekleştirilecektir.

SERGİ HAKKINDA
BEŞ USTA / BEŞ ATöLYE

Istanbul Fotoğraf Merkezi’ nin kuruluş amaçlarına uygun olarak, fotoğrafçıların bir çatı altında toplanarak, çağdaş fotoğraf seviyesinde işler üretmesi amacıyla, ” 5 Usta 5 Atölye” projesi 2009 yılının Nisan ayında hayata geçirildi.

5 Usta fotoğrafçı; Bülent özgören, Erhan Bayladı, Loris Medici, Mehmet Kısmet, Orhan Yayla’ nın çok değerli özverili katkılarıyla, portfolyo sunumları neticesinde seçilen atölye katılımcıları, uzun süren çekimler, değerlendirmeler ve yönlendirmeler sonucunda seçilen çalışmaları ile bu sergiyi oluşturdular.

Fotoğrafların çekim aşamasından, filmlerin banyo ve karanlık oda baskılarına, paspartu ve çerçeve işlemlerine kadar, atölye katılımcıları ustaların katkı ve yönlendirmeleri ile, çok yüksek kalitede bir serginin hazırlanma ve oluşturulma sürecini de sahiplenmiş oldular.

Bu projenin bir başka özelliği de 5 usta fotoğrafçı ve projeyi oluşturan ve ev sahipliği yapan Istanbul Fotoğraf Merkezi”nin bu çalışmaları fahri bir hizmet ve fotoğraf dünyamıza gönüllü bir katkı olarak yapmış olmalarıdır.

 Serginin oluşumuna katkıda bulunan beş atölye”nin detayları aşağıdaki gibidir;

 

 

 
 

 

 

BİYOGRAFİ

Bülent özgören, 1955 Adana doğumlu olup, ilk ve orta öğrenimini İstanbul”da tamamladıktan sonra lise öğrenimi için gittiği İsviçre”nin Cenevre kentinde fotoğraf çalışmalarına da yoğunluk vermeye başladı. 1975 yılında vardığı Amerika ise İşletme ve Siyasal Bilgiler dallarında yüksek öğrenim görmesinin yanı sıra, fotoğrafla dopdolu yıllar geçirdiği ülke oldu. 1979 yılında Siyah Beyaz fotoğrafta “Zone Sistem” çalışmalarına başladıktan sonra ise Miami üniversitesi Fotoğraf Bölümü”nde eğitmenlik, mezuniyet öğrencileri için jüri üyeliği,kişisel bir sergi,workshoplar,ödüller hep bu Amerika yıllarına sığdı. Miami üniversitesi Fotoğraf Bölümü”nde ilk doktora yapan öğrenci olması ve sürekli öğretim üyeliği teklifini kabul etmeyen Bülent özgören, 1981 yılındaki mezuniyetinin ardından Türkiye”ye döndü. O yıldan itibaren İfsak dahil pek çok ildeki fotoğraf derneklerinde, Mimar Sinan üniversitesi ve diğer üniversitelerde “Zone Sistem” ve Siyah Beyaz fotoğraf konularında onlarca konferans verdi. 1984 yılında kurulan FOG Fotoğraf Grubu”nun kurucuları arasında da yer alan Bülent özgören bugüne kadar pek çok yurtiçi ve yurtdışı ödülün de sahibi olup sergi ve dia gösterileri olmak üzere çeşitli etkinliklerde bulundu.

 
 
 

 

 

ERHAN BAYLADI

Yağlı boya resme olan merakı ile başladı bu serüveni Erhan Bayladı’nın. 1960″lı yıllarda o zamanların meşhur “Hayat” mecmuasının orta sayfasında yayımlanan empresyonist ressamlara ait reprodüksiyonlar zaten meraklı olduğu resme ilgisini daha da arttırdı , onları örnek alarak yağlı boya resme başladı ve bir müddet sürdürdü. Bu arada o artık empresyonizm tutkunu biri olmuş, ancak başarılı iş hayatının yoğunluğu nedeniyle fırçaları da eline alamaz olmuştu.

İşte bu sırada dijital makineler onun bu tutkusunu sürdürmek için bir fırsat oldu. Ağabeyinin Profesyonel Fotoğrafçı olmasından dolayı zaten fotoğrafla yakından ilgiliydi.Ancak analog makinelerle, karanlık odalarla pek fazla vakit geçiremedi. Fotoğrafçılığı bir belge fotoğrafçılığı olarak sürdürmeye çalıştı elinden geldiğince.Dijital makinelerin kullanılmaya başlaması onun için bulunmaz bir fırsat olmuştu adeta. Dijital makinelerin kullanım kolaylığı ve çektiğini anında gösterme imkanı onu tam anlamıyla fotoğrafın içine çekmişti artık.

Empresyonizm etkisindeki resim anlayışını tuval yerine kadraja taşımaya başlamıştı Erhan Bayladı artık.O fotoğraf çekmiyor. ,makine ile resim yapıyordu adeta .Eserlerini izleyenlerin çalışmalarına tablo gibi demesi onu çok mutlu ediyordu. Doğayı çok sevdiğinden daha ziyade öncelikle hep ona yer verdi. çalışmalarında güçlü kompoziyonlara ve estetiksel öğelere yer vermeye çalıştı elinden geldiğince. Ona göre doğa kendi içinde çelişkileri olsa da mükemmeldi her şeyiyle, bu yüzden o genellikle hep güzel yüzünü tanıtmaya çalıştı doğanın.

çalışmalarında estetiği ve anlamlı güzel kompozisyonları ön planda tuttu hep, herkesin bakıp ta göremediği farklı kompozisyonları yakalamaya çalıştı sürekli. Doğa içinde iken ilgi çekmez gibi görünen obje ve görüntüleri öne çıkarma çabası en önemli özelliklerinden biri oldu daima. Gördüklerini görmek istediği şekilde kadrajladı.Dijital ortamın yarattığı imkanları en sade ve basit şekilde kullanarak doğada zaten var olan renkleri ve tonlarını daha da öne çıkardı ve böylelikle estetiksel görselliğini arttırarak fotoğraflarını daha ilgi çekici hale getirdi.

Bu gün artık vaktinin çoğunu fotoğraf sanatıyla geçiren fotoğraf sanatçısı elli li yaşlarda bu işin daha da verimli olduğuna inanıyor ve çalışmalarını çok severek sonsuz bir iştah ve zevkle sürdürüyor.

 

 

 
 
 

 

 

Loris Medici

Kasım 2001 Fotoğrafla ciddi anlamda ilgilenmeye başladı.

Ocak 2003″ten itibaren Eski/Alternatif Baskı Teknikleri konularında araştırma ve uygulama yapmaya başladı. Araştırmalarını bu konuda ayrıntılı bilgi içeren birçok internet sitesi, iletişim listesi ve konuyla doğrudan ilgili yayınlar vasıtasıyla yürüttü. Türkiye”de bu konudaki en yetkin uygulayıcı ve öğreticilerden biridir.

Mart-Kasım 2004 “İFSAK – Loris Medici Tarihi/Alternatif Baskı Teknikleri Atölyesi”nde eğitmenlik yaptı. Atölye sırasında yapılan baskılar (eğitmen baskıları da dahil olmak üzere) 20. İFSAK İstanbul Fotoğraf Günleri kapsamında sergilendi.

Aralık 2004 Eski/Alternatif Baskı Teknikleri konulu yazı dizisi İFSAK Dergisi”nde yayımlanmaya başladı. Yazı dizisi derginin son sayısına kadar devam etti.

Mart 2005 Dünya İğne Deliği Günü (World Pinhole Day – http://www.pinholeday.org) internet sitesini daha çok Türk fotoğrafçının faydalanabilmesi için Türkçe”ye çevirdi. Etkinliğe Türkiye”den katılım 2005 yılında en yüksek seviyesine çıktı.

Mayıs-Haziran 2005 “İFSAK – Loris Medici ile Siyah Beyaz Karanlıkoda Semineri”ni eğitmen olarak yürüttü.

Mayıs 2005″ten itibaren İFSAK Uluslararası İstanbul Fotoğraf Bienali, Hazırlık ve Düzenleme Kurulları”nda görev yaptı. 1. İstanbul Uluslararası Fotoğraf Bienali kapsamında 4 sergi ve 3 atölye çalışmasından oluşan ayrı bir bölümün kürasyonundan ve organizasyonundan sorumlu oldu.

Ekim 2008″den itibaren İstanbul Fotoğraf Merkezi”nde Temel Fotoğraf Eğitimi vermekte ve atölye çalışmaları yapmaktadır.

Bildiği/eğitimini verebileceği konular aşağıda listelenmiştir.

Tarihi/Alternatif Baskı Teknikleri:
Tuzlanmış Kağıt, Albümin, Vandyke/Kallitype/Argyrotype, Klasik/Yeni Cyanotype, Platinotype/Palladiotype ve Ziatype (POP Palladiotype), Gum/Casein Dichromate, Phototempera, Lith.

Diğer:
Temel/İleri Fotoğraf ve S/B Karanlıkoda Teknikleri, İğne Deliği, Teknik Kamera ve Tabaka Film Kullanımı, Sayısal Yöntemler (Tarama, Kataloglama, Manipülasyon, Kolaj, Rötuş ve Restorasyon).

 

 

Eski/Alternatif Baskı Teknikleriyle Farklılık Yaratmak

Katılımcılar, 19. yy.’da kullanılmış baskı tekniklerinin ortak işletim prensiplerini ve bazı tekniklerin spesifik ayrıntılarını öğrenerek, baskı ve sunum ortamı olarak lambda / lightjet / inkjet / klasik siyah-beyaz ve benzeri günlük / olağan (hatta bu bağlamda “sıradan”) ve tedarikçi bağımlı yöntemlerin aksine üzerine baskı yapılacak yüzey, yüzeyin dokusu / rengi, baskı tonu / rengi / renk paleti gibi unsur ve malzemelerde kendi özgün seçimlerini yapmalarına olanak tanıyan ve onlara nihai amaca uygun olarak işletim usüllerini değiştirmek ve / veya birden fazla tekniği / malzemeyi birleştirmek imkânlarını sunan son derece özgürleştirici bir dünyaya adım attılar.

Eski/Alternatif Baskı Tekniklerinin otomasyon / hızlılık / kitlesellik / verimlilik ve benzerleri gibi günümüz idealleri dışında kalan, kişiyi yavaş, sindire sindire ve elle çalışmaya yönlendiren yapısı katılımcıların son derece özgün ve fikir / mesaj / duygu nitelikleri açısından olduğu kadar cismen de değerli, farklı ve tek örnek işler ortaya çıkarmalarını sağlayacaktır.

 
 

 

 

 
 

 

 

 
 

 

 

BİYOGRAFİ
MEHMET KISMET

1952 yılında doğdu.
Ilkokul sıralarında fotoğraf çekmeye başladı ve 12 yaşında iken ilk karanlık odasını kurarak siyah beyaz fotoğraf baskılarını yapmaya başladı.
Beş fotoğrafçı arkadaşı ile birlikte FOG fotoğraf grubunu kurdu.
FOG Grubu olarak “Kazlıçeşme” “Istanbul Surları” gibi önemli belgesel çalışmalara ve sergilere imza attılar.
Katıldığı çeşitli sergilerin yanında, 2001 Toronto Kanada “Contact” fotoğraf festivaline davet edildi.
2003 yılında, ülkemiz çağdaş fotoğrafına özellikle “Müze ve koleksiyon kalitesinde” fotoğraf baskısı kavramını yerleştirmeyi ve yaymayı hedef alarak Istanbul Fotoğraf Merkezi”ni kurdu.
Istanbul Modern Müzesi Fotoğraf bölümü kurucu heyetinde bulunarak, Istanbul Fotoğraf Merkezi organizasyonu ile müzenin ilk daimi koleksiyonunun oluşturulmasına katkıda bulundu.
2009 yilinda, ” Distilasyon” adli sergisi Istanbul, Paris ve “Frankfurt Leica Gallery” de sergilendi.
Eserleri Istanbul Modern Müzesi koleksiyonunda, NewYork, Paris, Frankfurt ve Istanbul”da özel koleksiyonlarda yer almaktadır.

 

 

 
 
 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here