Ana sayfa Donanım Bant Kayıt ve Prodüksiyon Stüdyosu

Bant Kayıt ve Prodüksiyon Stüdyosu

0

Bant Kayıt Prodüksiyon, gerek yapılan işlerin, gerekse ekipman kalitesiyle son dönemde en çok tercih edilen stüdyolar arasında yer alıyor. Stüdyo nasıl kurulur, akustiği, izolasyonu nasıl düzenlenir, ekipman seçimi nasıl yapılır, Noyan Coşarer anlatıyor…

Sound: Bant Kayıt Prodüksiyon’un oluşum hikayesini alabilir miyiz?

Noyan Coşarer: Bant Kayıt Prodüksiyon’u Can Koray Erhan’la birlikte iki ortak kurduk. Yaklaşık 6 senedir hayalini kurduğumuz ve ”doğru zamanı” beklediğimiz firmamız için, bu mekanı bulunca artık düğmeye basmanın vaktinin geldiğini anladık. Mart ayında yenilenmiş haliyle yürürlüğe girecek olan ”Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” nun da piyasaya olumlu yönde etki edeceğini düşündüğümüzden hadi yapalım dedik. Alper Maral, Erman Dikeçligil, Kadıköy Müzik ailesi ve de AYS Müzik’in müthiş desteğiyle son derece keyifli bir mekan yarattık.

 

 

S: Stüdyonun kurulum aşamasında hangi ekipmanlara önem verdiniz?
N.C.: Bant Kayıt Stüdyosu’ nu dizayn ederken olabildiğince minimalist bir tavır sergiledik ve tanıyor-seviyor olduğumuz ekipmanları kullanmayı tercih ettik. Stüdyomuzda hem analog hem de dijital kayıt yapılabiliyor. Analog sistemlere olan merakımız bizi bu sistemleri kullanırken işimizi sabırla, sevgiyle yapmamızı sağlıyor. Analog kayıtlarımızı 1” lik banda 16 kanal kayıt yapan TASCAM MS16 ile yapıyoruz. Bu makina; firmamızın da adının belirlenmesinde son derece etkili oldu. Firma ismimizin biraz da tavrımızı sergilediğini düşünüyoruz (BANT Kayıt Prodüksiyon). Hem dijital hem analog kayıtlarımızda şimdilik Mackie 32/8 analog mixer kullanıyoruz. Bir de AMEK TAC Scorpion vardı fakat o masa çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın stüdyosuna nasip oldu. önümüzdeki günlerde yine bize gelecek gibi gözüküyor:) Dinamik işlemcilerde ise Avalon AD-2022 Dual Mono Preamp, Drawmer 1960 Mic Pre/Vacuum Tube Compressor, Tube-Tech MP1A preamplar, efektlerde Yamaha SPX 90 mkII, SONY DPS V55, ADC Video Shaper (Star Wars’ taki yaratıkların konuşmalarındaki ambiyans efektleri gibi etkiler yaratıyor), converter olarak da RME ADI8 DS Converter şimdilik işimizi görüyor. Stüdyomuzda başlıca Neumann U87, TLM103, TLM 49 ve çeşitli AKG, Audio Technica, Rode condenser mikrofonlarla Shure SM57, SM58, Beta57, Beta58 dinamik mikrofonları tercih ettik. Bunlar dışında müşterilerimizin isteği doğrultusunda farklı marka ve modelde pek çok türdeki ekipmanı da temin edebiliyoruz.

S: Dijital kayıtlar?

N.C.: Dijital kayıtlarda ise Apple MacPro 2,93 Quad Core Nehalem, Apple MacBook Pro 2,4 Core 2 Duo Unibody (mobil kayıtlarda) makinalarda DAW olarak senelerdir kullandığımız Logic Pro’nun güncel versiyonu Apple Logic Studio 2, Ableton Live 7′ yi tercih ettik. Arayüz olarak da Mac ve Logic’ le son derece stabil çalışan MOTU 2408, MOTU 24 I/O, MOTU 8pre (mobil kayıtlarda) kullanıyoruz. Monitoring’ de GENELEC 1032A, kulaklıklarda ise AKG 240S mkII ve K271S mkII modellerini severek kullanıyoruz.

 

 

S: Performans odanızda neler bulunuyor?

N.C.: Performans odamızda 46 yaşında 20x13x16 ebatlarında SONOR davulumuz, Turkish ziller, FENDER Hot Rod Deville 2×12 full tube, CRATE Vintage Club 50 full tube gitar amplilerimiz, FENDER Bassman 60 bas amplimiz, KORG M1, Access Virus TI Synth ve YAMAHA Motif8 Workstation bulunmakta. Kulaklık olarak da Shure’ un yeni serisinden fiyatına göre çok iyi performans verdiğini düşündüğümüz SRH240 modellerini tercih ettik.  Bir de olmazsa olmaz ekipmanlarımızdan kaliteli ve taze çekirdekten çektiğimiz kahvemiz de var!

S: İnsanlar neden sizin kayıt stüdyonuzu tercih etmeli,onu diğerlerinden farklı kılan nedir?

N.C.: Her şeyden önce dinamik bir mekanımız var. 120 yıllık bir Rum binasının en üst katında çatı dubleksindeyiz. Tüm tuğlalar orijinal. Misafirlerimiz kapıdan içeri ilk adımını atar atmaz farklı bir mekanda olduklarını belirtiyorlar. Bu da müzik yapmak için insana keyif veren etmenlerden biri oluyor. Stüdyolarımızın pencereleri mevcut. Sürekli olarak temiz hava ve gün ışığı imkanımız var. Her odamız ferah ve konforlu. Performans odamızın tavan yüksekliği 4,6 m ve 12m2′ si Iso-Booth olmak üzere toplamda 40m2. 24 saat çalışmaya elverişli. Dinlenmek için uydu yayınlı 32” LCD TV, DVD Player, VHS Player ve Playstation olan bir odamız mevcut. Catering ile ilgili en ufak sorunumuz bulunmuyor. Bir alt sokağımızda da 24 saat otopark var.

Prodüksiyon aşamasında sadece albüm kaydedip mixlemekle kalmıyoruz. Mastering, yapım, dağıtım ve PR aşamalarında hali hazırda işlemekte olan bir çözüm ortaklığı sistemimiz mevcut. Aynı zamanda klip çekimini de ödüllü yönetmen Efe öZTEZDO⁄AN ile gerçekleştirebiliyoruz. Yani her işin uzmanı ayrı. Ama her departman uyum içerisinde çalışıyor. Bu da prodüksiyonun maliyetini gereksiz harcamalardan arındırıyor.
 

 

 

S: Akustiği nasıl ayarladınız?

C.N.: Akustiği; mekanın dinamik havasına sağdık kalarak yalıtım inşaatının hemen sonrasında, odalara çeşitli testler uygulayarak düzenledik. ?imdiye kadar yaptığımız kayıtlarda hem sanatçılar hem de biz, odaların tepkilerinden memnun kaldık. Yüksek tavan önce biraz ürkütücü geldi fakat sonrasında tatmin edici bir sonuca ulaştık. Bu bizim dizayn ettiğimiz 3. stüdyo. Bir önceki ise Yıldız Teknik üniversitesi Sanat Tasarım Fak. Ses Kayıt Stüdyosu’ dur. Orada da yüksek tavan vardı ve epey tecrübe edinmiştik. Performans ve kontrol odasındaki tüm duvarlar, 20′ şer derecelik açılarla ortadan dışa doğru kırık biçimde dizayn edildi. Yüksek tavan sayesinde ses kontrollü bir biçimde sönümleniyor. Daha alçak bir tavanımız olsaydı bu duvar sistemi belki bu kadar iyi çalışmayabilirdi. Odaların neredeyse tamamında asimetrik bir yapı inşa ettik. Tüm köşeler 45′ er derecelik açılarla soğruldu. Bunların dışında kendi imalatımız diffuser’ larla Vicoustic firmasının çeşitli soğurucu/yansıtıcı panellerini kullandık.

S: İzolasyon için neler yaptınız?

N.C.: Yalıtımımız yapılırken hiçbir tuğlanın en ufak bir noktasına bile zarar vermeyecek şekilde özenle çalışıldı. Bunun için daha önce denemediğimiz bir sistem geliştirdik. özetle kullandığımız malzemeler 110 ve 70 yoğunluklu taşyünleri, ağaçlar, kauçuk takoz ve izole halılar, kum ve alçıpan. İzolasyon inşaatı süresince 5 işçi yaklaşık 1,5 ay boyunca çalıştı. Süreyi uzatan başlıca etmenler tavan yüksekliği ve ince işçilik oldu. Bu da maliyetin beklediğimizin çok üzerine çıkmasına sebebiyet verdi tabi ki. Bununla birlikte bina duvarlarının ateş tuğlası olması ve TL(Transmission Loss) değerlerinin de beklediğimizden iyi rakamlar vermesi bize yardımcı oldu. Binanın duvar kalınlığı 35 cm. Belirtmekte fayda var; eski tuğlalarla yeni üretilenler arasında çok fark var.

 

 

  S: Stüdyoda duyumun iyi olması için nelere dikkat ettiniz?

N.C.: Kayıt stüdyosu dizaynında inandığımız ilkelerden biri de başarılı bir stüdyonun inşasına iyi izolasyon-kötü akustikle başlandığı ve akustiğin zamanla optimum seviyeye yükseltildiği. Fakat bu sefer farklı bir sistem tasarlayarak izolasyon inşaatı esnasında akustik düzenlemenin de büyük bir bölümünü halletmiş olduk. Müzik teknolojilerinde inandığımız bir diğer ilke ise pek çok konuda tek bir doğru olmadığı. Bu nedenle duyumun iyi olması için mekanın önceden iyi etüd edilmesi lazım. Biz bütün imkanlarımızı ve tecrübemizi bu konuda en iyi şekilde kullanmaya çalıştık ve aldığımız sonuçtan da tatmin olduk.
 

S: Yaptığınız kayıtlarda en çok hoşunuza gidenler hangileri oldu?

N.C.: özellikle film müziği kayıtları esnasında çok farklı mekanlarda yaptığımız mobil kayıtlarda inanılmaz keyif aldık. Bunlar arasında St. Antoine, St. Esprit ve Dame De Sion Kilisesi gibi mekanlar var. Kilise orgu kaydı ayrı bir şey, bambaşka bir tecrübe. Hiç kolay bir iş değil ve dünyada bu kayıtları yapan teknisyenlerin sürekli olarak bilgi paylaşımında bulunduğu bazı İnternet kaynakları var. Biz de ilk kilise orgu kaydımızdan önce çok okuduk ve araştırdık.

 

Bu kayıtlardan birinde Borusan String Quartet’ i kaydettik. Enstrümandan ziyade mekanın kaydını yapıyorsunuz bir bakıma. Sonuçta nerede kayıt yapıyorsanız yapın, bütün iş güzel çalımda ve doğru mikrofonlamada bitiyor. Elinizde bu iki etmen olduktan sonra çok fazla birşey yapmanıza gerek kalmıyor. Bir de kayıt yaparken notlar alıyoruz, performansı partisyondan takip ediyoruz. Bunların da çok faydası oluyor.

S: Sizin BEGüMNOYAN adlı altında albüm çalışmalarınız da devam ediyor. çalışmalar ne aşamada?

N.C.: Lisedeyken Begüm’le kurduğumuz grupla katıldığımız Milliyet ve KASDAV Liselerarası Müzik Yarışmaları’ nda aynı sene aynı kategorilerde 1.lik ödülleri kazandık. Bunlar arasında ”En İyi Kız Solist”, ”En İyi Beste” ve ”En İyi Sahne Performansı” gibi ödüller mevcut. Yine aynı sene Türkiye’yi temsilen katıldığımız FIDOF MALTA Gençlik ödülleri Yarışması’ nda da ”En Yetenekli Genç Sanatçı” ödülünü ülkemize getirdik. Hal böyle olunca 3 büyük firma ve 2 ayrı prodüktörden albüm teklifleri aldık. Bu firmalardan biri sadece Begüm’ le, diğerleri de grup olmadan sadece ikimizle albüm yapmak istediklerini belirttiler. Begüm’ le birlikte sözleşmeleri inceleyip kritik yaptıktan sonra henüz genç olduğumuzu ve acele etmezsek kazanacağımız tecrübelerle daha çok içimize sinen işlere imza atabileceğimize karar verip teklifleri değerlendirmedik. Aradan 10 sene geçti ve bu zaman zarfında hem çok sahne aldık hem de çevremizi geliştirdik. Bir yandan da kısık ateşte albüm çalışmalarımıza devam ettik. ?u sıralar pop, funk ve disco içerikli İngilizce bir albüm üzerine yoğunlaştık. İngilizce yapmamızın sebebi ”batı hayranlığı” değil. Dünyayla aynı dili konuşmak adına bu yolu seçtik. Hem kim bilir belki de ülkemize bu şekilde daha faydalı oluruz. Aranjeler bitmek üzere. Bir aksilik çıkmazsa 2010 yazına yetiştirmeyi planlıyoruz.  Aynı zamanda ortağım Can Koray Erhan’ın da ikinci albümünün aranjelerini bitirmek üzereyiz. Türkçe soft-rock türünde sıcak ve samimi bir albüm olacak. Yani 2010 yazına bizim mutfaktan kendimize ait iki albüm çıkacak.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here