Technotoday-logo
  • Haber
    • Donanım
    • Yazılım
    • Otomobil
    • Foto Galeri
    • Sektör Haberleri
  • İnternet
  • Mobil
  • Oyun
  • Blog
  • Fotoğraf
  • İnceleme
  • Makale
  • Video
Sonuç yok
Bütün sonuçları göster
  • Haber
    • Donanım
    • Yazılım
    • Otomobil
    • Foto Galeri
    • Sektör Haberleri
  • İnternet
  • Mobil
  • Oyun
  • Blog
  • Fotoğraf
  • İnceleme
  • Makale
  • Video
Sonuç yok
Bütün sonuçları göster
Technotoday-mobile-logo
Sonuç yok
Bütün sonuçları göster

Ana Sayfa / Ateşin Başında Bir Ömür: Kalaycılar

Ateşin Başında Bir Ömür: Kalaycılar

İhtiyaçtan ortaya çıkan ve Anadolu'da geçmişten bugüne gelen geleneksel bir meslek olan kalaycılık, teknolojik gelişmelere boyun eğerek hayatımızdan sessizce çekiliyor, yok oluyor!

Burak Öz Yazar: Burak Öz
30 Ocak 2026
Kategori: Fotoğraf
0 0
0
Ateşin Başında Bir Ömür: Kalaycılar
0
Paylaşım
Facebook ile PaylaşTwitter ile Paylaş

Photoline ve Monster Bilgisayar iş birliğiyle hayata geçirilen “Monster ile Zamanın Ustaları” projesi, Anadolu’nun kültürel hafızasında derin izler bırakmış ancak modern yaşamın hızında görünmez hale gelen zanaatları belgelemeyi amaçlıyor. Bu seri, ustaların bilgeliğini, emeğini ve sessizce kaybolan meslek pratiklerini fotoğraf ve sözle kayıt altına alarak geleceğe aktarmayı hedefliyor.

İhtiyaçtan ortaya çıkan ve Anadolu’da geçmişten bugüne gelen geleneksel bir meslek olan kalaycılık, teknolojik gelişmelere boyun eğerek hayatımızdan sessizce çekiliyor.

Kalaycılık, bakır kapların ömrünü uzatmak, sağlıklı ve temiz olmalarını sağlamak amacıyla yapılan bir meslektir. Kültürümüzün önemli bir parçası olan bu zanaat, bakırın bulunuşuna paralel olarak gelişmiştir. Kalaysız bakır kaplar zamanla oksitlenir ve içindeki yiyecekleri zehirleyebilir. Bu nedenle yüzyıllar boyunca bakır mutfak eşyaları kalayla kaplanmıştır. Eskiden köylerde, kasabalarda ve şehirlerin hemen her semtinde kalaycı dükkânları bulunurdu. O dükkânların önünden geçerken çekiç sesleri duyulur, seyyar kalaycıların “kalaycı geldiii” diye seslenişleri sokaklara yayılırdı.

Atpazarı Yokuşunda Kalaycı Arayışı

1950’li yıllardan itibaren alüminyum, çelik ve teflon gibi malzemelerin yaygınlaşmasıyla kalaycılık giderek azaldı. Günümüzde yalnızca sınırlı sayıda lokanta, bakır mutfak eşyası kullanan evler ve turistik üretim yapan atölyeler sayesinde ayakta kalmaya çalışıyor.

Kalaycılığı belgelemek için Ankara Kalesi çevresinde, Atpazarı Yokuşu’nu tırmanırken neredeyse tüm dükkânların bir bir kapandığını görüyorum. Asker Sokak’ta, yıkık dökük bir kulübede “KALAYCI” yazısı dikkat çekiyor. İçeri girdiğimde karşı köşede kalaycı ocağı, etrafta ise birkaç bakır kap var.

Ocağın başında Kadir Usta… 45 yıldır bu mesleği yaptığını söylüyor. 1980 yılında çırak olarak başlamış, kısa bir ara dışında hep kalaycılıkla yaşamını sürdürmüş.

Çırak yetişmemesinden yakınıyor: “Aileler çocukları okusun istiyor, haklılar ama üniversite bitince gençler başka işlerde tutunmaya çalışıyor. Bu meslek böyle giderse tamamen bitecek.”

Kalayın Can Damatı Kok Kömür

Bakırcılığın kökeninden söz ederken anlatımı derinleşiyor. Bu noktada sohbet, yalnızca bir mesleğin değil, bir kültürün aktarımına dönüşüyor. Ustanın anlattıkları, bakırın neden hâlâ vazgeçilmez olduğunu açıkça ortaya koyuyor:

“Bakırcılık bir Ermeni zanaatıdır. Benim ustalarım Ermenilerle çalışmışlar, onlardan öğrenmişler. Karadenizliler de Ermenilerden öğrenmiş; oradan da Maraş, Gaziantep gibi yerlere yayılmış bu zanaat. Bakırcılık çok eski bir sanattır, bakır uzun süre dayanır. Ezilse yıpransa düzeltilir, tamir edilir. Alüminyumlar, çelikler, emayeler öyle mi? Bakır ve toprak en sağlıklı yiyecek kabıdır. Bakır yüzyıllar boyunca yaşar, iki yüz, üç yüz senelik bakırlar düşer bazen; onları onarır düzeltirsin orijinal haline gelir kalaylayınca da pırıl pırıl olurlar. Bakır tencerede pişen yemeğin, lezzet bakımından başka malzemelerden üstün olması yeterlidir aslında. Kalaylı bakırda pişen yemeğin bazı hastalara tavsiye edildiğini de biliyorum. Kalayın can damarı kok kömürüdür. Kok kömürü ateşinde yapılan kalay uzun süre bozulmaz. Şimdi tüp veya doğalgazla kalay yapanlar var; bakır bu ocaklarda yeteri kadar dengeli ısınmaz, bu yüzden de kalay sağlıklı, dayanıklı olmaz. Kömür ateşinde ısı dengeli dağılır kabın üzerine ve kalay uzun süre çıkmaz.”

Yıllar içinde kalaylama teknikleri de evrim geçirmiş: “Var, örneğin o dönemlerde temizliği ince kumla yapardık, çıplak ayakla, ayağımızın altında kalınca bir bez parçası olurdu ve sağa sola dönerek temizlerdik kapları. Şimdi kimyasallar var; kostik, tuzruhu gibi; onlarla temizleniyor. Bir de ocağı yakmak için körük, pompalı (ayakla çevrilir), sonra gırgır (elle çevrilir) vardı; şimdi onların yerine elektrik motoru kullanıyoruz. Bugünkü kalaycılık daha basit ve kolay. Bizden sonra teknolojinin ne getireceğini şu an tahmin edemiyorum; belki batırma ile kalay yapılır veya başka bir şey. Tabi fiyatlar da pahalılaşır. Eskiden müşteri gelir bakırları bırakır, on on beş gün süre verirdik, şimdi biraz bekle de kalaylayıp verelim diyoruz.”

İlginizi çekebilir;  Kışın Beyaz Büyüsünü Kadrajına Taşı

Vedalaşırken söylediği sözler, bu projenin neden var olması gerektiğini özetliyor: “Kalaycılık güzel meslek. Emek verirsen karşılığını alırsın. Çalışmayı sevdim, ’emek olmadan yemek olmaz’ sözüne sarıldım. . Bugüne geldiğimizde, meslek erbabı giderek azalıyor ve kalaycılık kısa bir zaman sonra yok olacak gibi duruyor. Çünkü son ustalar da yaşlandı. Sade kalaycılık değil, başka meslekler de var can çekişen, ömrünü tamamlayan, kaybolmaya yüz tutan.”

Çekim Notları

Çekimlerde, uzun süredir alışık olduğum bir ekipman olan Canon EOS 50D gövde ve Canon 24–85 mm objektif kullandım. Ancak küçük ve oldukça dar bir kalaycı dükkânında çalışmak, ekipmandan bağımsız olarak ciddi mekânsal kısıtlar getiriyordu. Köşelere yığılmış bakır kaplar ve çalışma alanı, tripodu kuracak uygun bir nokta bulmayı zorlaştırdı; bu da kadraj arayışını daha sezgisel bir noktaya taşıdı.

Fotoğrafları, Kadir Usta’yı yönlendirmeden, işini sürdürürken fark ettirmeden çekmeye özen gösterdim. Dükkân gün ışığı almıyordu; mevcut floresan aydınlatmaya ek olarak yanımda getirdiğim tek bir güçlü ampulle ortamı desteklemeye çalıştım. Işığın sınırlı olduğu bu koşullarda, bakır yüzeylerdeki dokuyu ve ustanın ellerindeki emeği yakalayabilmek için detaylara odaklandım. Bazı kareleri elde çektim; düşük ışıkta elde çekim her zaman risklidir ama bu risk, mekânın doğal atmosferini korumak adına bilinçli bir tercihti.

Sahadan Çalışma Masasına

Çekim tamamlandıktan sonra fotoğraflar, dijital ortamda titiz bir düzenleme sürecinden geçti. Renklerin doğru yansıtılması, bakır yüzeylerin dokusunun korunması ve kalaycı dükkânının atmosferinin kaybolmaması bu aşamada büyük önem taşıyordu. Masaüstü bir sistem yerine, yaklaşık 2,35 kg ağırlığındaki dizüstü bilgisayarla çalışabilmek, sahadan sonra üretimin kaldığı yerden devam etmesini sağladı.

Yüksek çözünürlüklü RAW dosyalarla çalışırken akıcı bir deneyim sunan Monster TULPAR T6 V3.3.1, çekim sonrası sürecin temposunu belirleyen unsurlardan biri oldu. Intel Core i7-13700HX işlemci ve NVIDIA GeForce RTX 5060 (8 GB) ekran kartının sunduğu performans, yüzlerce kare arasında hızlı geçiş yapmayı ve büyük dosyalarla kesintisiz çalışmayı mümkün kıldı. Geniş ekran alanı sayesinde kadraj, tonlar ve detaylar aynı anda kontrol edilebilirken; bakırın sıcak renk geçişleri güvenle değerlendirilebildi. Bu da özellikle belgesel nitelikli çalışmalarda, görüntünün doğallığını korumak açısından kritik bir avantaj sağladı.

Üretimi Destekleyen Donanım

Fotoğraf düzenleme sürecinde yüzlerce kare arasından seçim yapmak, büyük dosyalarla çalışmak ve toplu dışa aktarma işlemleri ciddi bir işlem gücü gerektiriyor. Güçlü işlemci ve grafik performansı sayesinde bu aşamalar kesintiye uğramadan ilerledi. Katmanlı düzenlemeler, lokal müdahaleler ve detaylı maskeleme işlemleri sırasında sistemin stabil kalması, dikkat dağılmadan yalnızca görsel kararlara odaklanmayı mümkün kıldı.

Yüksek hızlı NVMe SSD depolama altyapısı, sahada üretilen fotoğrafların güvenle saklanmasına ve dosyalara anında erişilmesine imkân tanırken; veri güvenliği açısından da iç rahatlatıcı bir çalışma ortamı sundu. Tüm bu süreçte dizüstü bilgisayarın mobil yapısı, üretimin mekâna bağlı kalmadan sürmesini sağladı.

Monster’ın 4 yıl garanti ve ömür boyu ücretsiz bakım hizmetini kapsayan “Monster’la İçin Rahat” yaklaşımı, ürünle ilgili satış sonrası hizmetleri güvence altına alarak fotoğrafçının odağını tamamen üretime vermesine olanak tanıyor. Bu yaklaşım, uzun soluklu belgesel projelerde sürdürülebilir bir çalışma deneyimi sunuyor.

Yazan: Hasan Atabaş

Burak Öz

Burak Öz

Technotoday.com.tr İçerik Editörü

Yorum Yap

Popüler İçerikler

Ateşin Başında Bir Ömür: Kalaycılar
Fotoğraf

Ateşin Başında Bir Ömür: Kalaycılar

30 Ocak 2026
Fallout 4 İndirime Girdi! Fiyatı Ne Kadar Oldu?
Oyun

Fallout 4 İndirime Girdi! Fiyatı Ne Kadar Oldu?

30 Ocak 2026
Motorola Moto g67 Tanıtıldı! Fiyatı Ne Kadar?
Mobil

Motorola Moto g67 Tanıtıldı! Fiyatı Ne Kadar?

30 Ocak 2026
Muud Premium Nedir? İnternet Harcar mı?
Yazılım

Muud Premium Nedir? İnternet Harcar mı?

29 Ocak 2026
Redmi Turbo 5’in Özellikleri ve Fiyatı Açıklandı
Mobil

Redmi Turbo 5’in Özellikleri ve Fiyatı Açıklandı

29 Ocak 2026

Barındırma Altyapı Sponsoru

GüzelHosting

Kategoriler

  • Blog
  • Donanım
  • Foto Galeri
  • Fotoğraf
  • İnceleme
  • İnternet
  • Makale
  • Mobil
  • Otomobil
  • Oyun
  • Sektör Haberleri
  • Teknoloji Haberleri
  • Video
  • Yazılım

Son Haberler

Ateşin Başında Bir Ömür: Kalaycılar

Ateşin Başında Bir Ömür: Kalaycılar

30 Ocak 2026
Fallout 4 İndirime Girdi! Fiyatı Ne Kadar Oldu?

Fallout 4 İndirime Girdi! Fiyatı Ne Kadar Oldu?

30 Ocak 2026
  • Kariyer
  • Künye
  • Hakkımızda
  • Telif Kuralları
  • Gizlilik Sözleşmesi
  • İletişim

© Tüm Hakları Saklıdır.

Welcome Back!

Profilinizi aşağıya girin

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi yenilemek için kullanıcı adı ya da e-posta girin

Giriş Yap
Sonuç yok
Bütün sonuçları göster
  • Haber
    • Donanım
    • Yazılım
    • Otomobil
    • Foto Galeri
    • Sektör Haberleri
  • İnternet
  • Mobil
  • Oyun
  • Blog
  • Fotoğraf
  • İnceleme
  • Makale
  • Video

© Tüm Hakları Saklıdır.