Ana sayfa Mobil Apple’ın iPad’i zamane notebook’ları için tehdit mi?

Apple’ın iPad’i zamane notebook’ları için tehdit mi?

0

iPad”in bir tanıtım harikası mı, yoksa bir devrim mi olduğu tartışılıyor

Apple”dan beklenen haber sonunda geldi ve Apple Mac hayranları Apple tabletle “resmen” tanıştılar. “Notebook”ların yerine geçecek mi, beklentileri karşıladı mı?” gibi tartışmalar ise tabletin piyasaya sürülmesinin hemen ardından teknoloji dünyasına damgasını vurdu. Türkiye”de de Apple kullanıcılarının tableti yıllardır merakla beklediklerini biliyoruz. Bu yüzden Apple iPad ile bilmek istediklerinizi dosyamızda toparlayarak size sunmak istedik. önce iPad”in beğenilen özelliklerine baktıktan sonra, eksiklerinden de bahsedelim ve kararımızı buna göre verelim.

 

 

Apple tablet: Büyük boy bir iPod touch?
Apple iPad”in tasarımı incelendiğinde, yine aşina olduğumuz modern, yuvarlak, sade, estetik çizgilerle karşılaşıyoruz. 242.8 x 189.7 x 13.4 mm boyutlarındaki tablet, Wi-Fi bağlantılı modelde 0.68 kg ve Wi-Fi ve 3G bağlantılı modelindeyse 0.73 kg ağırlığında. Burada dikkatimizi çeken, tabii ki teknoloji dünyasında büyük önem atfedilen “incelik” faktörü ki, Apple iPad”in 13.4 mm”lik inceliği, birçok kullanıcıyı oldukça etkileyebilecek nitelikte. 9.7 inç boyutundaki LED arka aydınlatmalı ekranın, IPS teknolojisiyle ekran her açıdan rahatlıkla görülebildiği belirtiliyor. Ekran parlaklığı ise iPhone”un aydınlık ekranını sevenleri memnun bırakacak şekilde tasarlanmış. Hatta iPhone”dan daha parlak bir ekrana sahip olan iPad, bu konuda da oldukça popüler olacağa benziyor.

iPad”in dahili hoparlörü de bulunuyor. Tabletin sağ alt tarafında yer alan hoparlör, parti vermek için yeterli olmasa da, arkadaşlarınızla izleyeceğiniz video gibi uygulamalar için uygun bir şekilde tasarlanmış. Bunun yanında yine ince kenarlar üzerinde Sleep/wake, mute tuşu ve ses ayarı yer alıyor. Apple iPad, Dock desteğiyle daha da fazla işleve kavuşabiliyor. Dock”u kullanarak fotoğraflarınızı slayt gösterisi olarak görüntüleyebiliyor ve tableti oldukça şık bir dijital fotoğraf çerçevesi olarak da kullanabiliyorsunuz. iPhone ve iPod touch”da alıştığımız üzere, yine ekrandaki dokunmatik klavye kullanılıyor. Ancak bu kez ekran boyutu daha fazla olduğu için, klavyenin çok daha ergonomik hale geldiği görülüyor.

 

 

İnternet sayfaları bu kez sığıyor
iPad”in en önemli özelliği, iPhone ve iPod touch”tan alışık olduğumuz üzere uygulamalar ve internet sayfaları arasında ufak dokunuşlarla gezmemiz, ancak bu kez küçük ekranlara sığışmak zorunda değiliz. Bir kerede tüm internet sayfasını görüntüleyebilen iPad, sayfaların okunaklı olarak sunulmasını da sağlıyor. Yine de istediğiniz noktaya, yine bir dokunuşla  zoom yapma seçeneğiniz bulunuyor. özellikle haritalara ulaşabildiğiniz Maps uygulamasının bu şekilde çok daha kullanışlı hale geldiği belirtiliyor. Google Street View uygulaması, bu sayede çok geniş bir alanı rahatlıkla görüntüleyebiliyor. Wi-Fi ve 3G desteği, navigasyon özelliğini daha da güçlendiren faktörler. Kablosuz bağlantı için “Hotspot”lar işaretlenirken, dijital pusula ile yönünüzü de belirleyebiliyorsunuz.

Apple A4 işlemci, ne kadar güçlü?
Apple, iPad”de kendi işlemcisini kullanarak teknolojide yeni bir dönemin de işaretini verdi. Basit kullanıcı arayüzü ve sade tasarımıyla dikkat çeken iPad”in gücü Apple A4 işlemcide yatıyor. Bir CPU olmanın ötesinde, A4 entegre 3D grafik, ses, güç yönetimi, depolama ve arayüz desteği de sağlıyor.

 

 

Bilgisayarlara baktığımızda, ürün işlemci ilişkisinde, iki farklı yol görüyoruz. İlkinde, üretici firma işlemciyi, işlemci üreten firmayla bir anlaşma çerçevesinde kullanıyor. Tıpkı Mac”lerde gördüğümüz Intel işlemciler gibi. Ancak iPad”de değişik bir yol izlenmiş, bu da ikinci yönteme örnek olabilecek nitelikte. Apple, A4 işlemci için, öncelikle bir işlemci lisansı satın aldı. Böylelikle bu işlemci üzerinde çalışarak, istediği şekilde geliştirebilme şansını da elde etti. Bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkan ise Apple A4 oldu. Lisansın alındığı P.A. Semiconductor, ürünlerinde en önemli nokta olarak güç verimliliğini kullanan bir firma. Apple”ın da dikkatini bu özelliğin çektiği düşünülüyor. iPad”in on saate yakın bir süre pil ömrü sunabilmesi, bu prensipteki güç verimliliği ve yönetimi çalışmalarının sonucu. Bunun yanı sıra, yukarıda da belirttiğimiz gibi, ses ve grafik kartları da bu çipe entegre edilmiş durumda. 3D grafikler için yeterli ekipmana sahip bir şekilde üretilen Apple iPad”in ekranı, 1024×768 piksel çözünürlüğe sahip. Bu seviyede bir çözünürlük için ekran kartın gayet iyi bir performans sunabileceği belirtiliyor. Biz de önümüzdeki günlerde daha yüksek çözünürlüklere sahip iPad modelleri görmek istiyoruz. Tabii ki bunu video izlemek açısından vurguluyoruz. Ancak aynı zamanda, oyun uygulamalarının iPad”in en popüler yönlerinden biri olması bekleniyor. Kısaca söylemek gerekirse, iPad hem yapısı hem de özellikleriyle, bir Mac”ten çok iPhone ile ortak özellikler taşıyor.

Yıllardır süren Apple tablet efsanesi
Apple Tablet uzun süredir beklenen, istenen, hakkında söylentilerin bir türlü bitmek bilmediği bir üründü. Geçtiğimiz günlerde piyasaya bir belge sızmıştı. Bu belge Apple”ın kalem bazlı data girişi yapılabilen bir cihaz üzerindeki çalışmalara dair aldığı bir patent ile ilgiliydi.  Belgeye göre bir yazılıma çeşitli metotlarla kalem bazlı bir ekrandan data bildirimini içeren bu patent 19 Temmuz 2009″da alınmıştı. Hatta araştırmacılar bu belgede bir de tablet görünümlü bir cihaz tasvir etmişlerdi. Aslında patent bilgisi başlı başına tablet PC”lerle ilintili değil. Aslında yorum süreci daha iyi, özellikle gerek internet üzerinde, gerekse dahili yazılımlarda çeşitli formları doldurmada daha başarılı bir dijital mürekkep tanıma sistemi ve ayrı ayrı mürekkep basınç kriteri bilgisini toplayan bir yönetici, mürekkep vuruşlarını bir araya getiren bir yönetici, sözcükleri tanıyan bir yönetici ve multi touch tekniğini bir araya getiren bir yazılım/donamım bütününü içeriyordu.

 

 

Apple Tablet olarak beklenen ürün, uzun süredir Multi Touch teknoloji ve iPhone SDK ile donanmış bir internet tarama ve kitap okuma cihazı olarak tasvir ediliyordu. Sanırım bunun sebebi Amozon”un Kindle ile yaptığının iki katını Apple”ın iTunes ve bu cihaz ile çok daha hızlıca yapabilme potansiyeline sahip olmasıydı. Bir çok kişi de kendince bir takım tablet beklentileri, görüşleri ortaya attı. Hatta internette kişisel olarak ortaya çıkarılmış yığınla Tablet PC ürünü tasarımına rastlamak geçtiğimiz aya kadar mümkündü.

Beklenen devrim yaşandı mı?
iPad”le ilgili beğenilerle birlikte eleştirel yorumlar da hızla artıyor. Eleştiriler temelde, Apple”ın tableti ile ilgili yıllardır söylentiler ve Apple kullanıcılarının hayranlığıyla beslenen beklentilerin çok yüksek olmasıyla ilgili. Apple”dan beklenen tablet, daha doğrusu “Apple hayranları” olarak tanımlanan kullanıcıların beklentileri, “devrim yapacak” bir tablet yönündeydi. Ancak şu anki haliyle iPad, telefon özelliği olmayan ve daha büyük boyutlu bir iPhone olmakla suçlanıyor. Bu suçlamaların temelindeyse, iPhone”da yapılan hataların Apple tablete de taşınmış olması yatıyor. Multi-tasking (çoklu-görev) gibi, iPad”in günümüz notebook”larına rakip olabilmesini sağlayacak önemli bir özelliğin Apple tablette es geçilmiş olması, birçok kullanıcı açısından bağışlanamaz bir hata. Flash desteğinin olmaması ise Apple”ın hayranlarını çıldırtan inadının sürdüğünü gösteriyor. On saatlik pil ömrü en önemli özellikler arasında gösterilirken, birçok eleştiri, bu pil ömrünün bir kısmının, aynı anda birden çok uygulamanın çalıştırılabilmesini sağlayan çoklu görev özelliği için feda edilebileceği yönünde. Ancak belli ki Apple bu yönde hareket etmeyi tercih etmemiş.

Bu noktada notebook”lar ve iPad arasında bir rekabet yaşanacaksa, kullanıcı açısından bunun aynı fiyata ne kadar uygulamanın gerçekleştirilebildiği, aynı fiyata ne kadar özelliğin kullanılabildiği sorularının cevabında yattığı açık. Her ne kadar Apple”ın yaptığı her şeyi ilk görüşte beğenen ve ne olursa olsun Apple tarzını kullanmanın bir “farklılık” yarattığını düşünen bir kullanıcı kitlesi her zaman var olsa da, iPad”in şu haliyle devrimsel bir cihazdan uzak olduğunu söyleyebiliriz. Dokunmatik ekranlarla gelen yeni nesil notebook”ların ise, en azından bizim açımızdan daha heyecan verici olduğunu belirtelim.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here