Ana sayfa Donanım Analogue Solutions Leipzig-S

Analogue Solutions Leipzig-S

0

Synth+analog sequencer mı dediniz? O zaman buyurun size Leipzig-S

Leipzig-s cihazı Analogue Solutions şirketinin piyasaya sürdüğü basit seviye, analog tip bir ses sentezleyicisi. İlk olarak klavyeli “moog” tipi şeklini (Leipzig-k) çıkartıp aynı cihaza sıralayıcı ekleyip piyasaya sürdükten sonra (leipzig-sk) bir de klavyesiz ama sıralayıcıya sahip modül tipini çıkardılar (Leipzig-s). 5U büyüklüğünde çekmece-modülü (rack-mount)/masaüstü bu cihazı gelin daha yakından tanıyalım.
 
Analogue Solutions Leipzig-S


Analog”um Ben!

Cihazı ilk elinize aldığınızda çok hafif olduğunu hissediyorsunuz. üzerinde türlü türlü yazılar ile görevleri belirtilmiş çok düzgün yerleşime ve benzer görünüme sahip bir sürü pot çevirmeniz için sizi adeta davet ediyor gibi geliyor. Fişe takıp cihazı çalıştırdığınızda, evet, analog dünyasına hoşgeldiniz!
 

İlk olarak henüz çalıştırmadan önce sadece salınımcıların seslerini görmek için baktığımda tereddüt ettim. Cihaz üzerinde iki tane salınımcı var ama sahip oldukları dalgalar sadece kare (darbe) ve testere dalga. Dijital cihazlardan alıştığımız diğer hiçbir türün olmamasını garipsedim. Cihaza elektrik verip bir iki kurcalama yapar yapmaz hemen şunu fark ettim ki bu iki salınımcının ürettiği dalga tipleri hiç de dijitallerdeki gibi değilmiş! özellikle testere dalganın harmonik (doğuşkan) yapısı çok kaliteli. Darbe sesi genişliğini hem elle oynayarak hem de modüle ederek ayarlamak mümkün. Zaten kısa süre sonra anlıyorsunuz ki cihazın yapımcısı “herşeyi yapan” cihaz değil “yaptığını iyi yapan” cihaz üretmiş. Bu noktada dijitalden vazgeçip analog dünyada derinlemesine ilerlemeye başlıyorsunuz.
 

 

Cihazın üzerinde Moog tipi 24dB alçak geçiş filtresi var. Rezonans kuvvetlendirmek için ayrı bir düğme daha mevcut. Filtrenin tuş takımından nasıl etkileneceği veya zarf üreteçlerinden hangisin etki edeceğini belirlemek de mümkün. Salınımcılar iki tane ve biri diğerine eşzamanlanabiliyor. Ayrıca alt salınımcılar arasında ikili tercih de yapabilirsiniz. Bir ve iki oktavlık ayrı iki alt salınım var ve iki farklı salınımcıya ait iki farklı alt-salınımcı olmaları başarılı bir düşünce. Ayrıca bir gürültü üreteçi veya dışarıdan gelen ses arasında tercih imkanı daha var. Toplamda ses üretim imkanı dört dal şeklinde oluyor! İki salınımcıyı birbirine akort etmek için yardımcı bir şey aradığınızda meğer dijital dünyanın hapsinde olmuşluğunuzu fark ediyorsunuz: Akort etmek için hiçbir yardımcı yok! Sadece kulaklarınızla duyduğunuz, sizin için bir ölçü. Leipzig-s basit bir tabirle “eller ve kulaklar için” ! Neyse ki akordu yaptıktan sonra kolay kolay kaçmıyor. Diğer bazı markalardan alıştığımız en azından “tekil ses” birlikteliğini gösteren led ışık bile yok. Bu açıdan ses yaratmak isteyenler için büyük bir sınav ve macera olduğunu söyleyebilirim.
 

O halde ne işe yarar ?

Gerçek analog seslere ihtiyacı olan insanların ihtiyacını karşılamak adına sahip olduğu yapısı gereği, kalın ve vurmalı sesleri çok başarılı şekilde yaratabilir. Solo sesler için bazı özellikleri eksik olarak düşünseniz bile belirli ölçülerdeki solo sesler için de yeterli bir cihaz. çok sesli duvar/pedal çalımları için ne yazık ki pek uygun değil çünkü cihaz açık bir şekilde monofonik. Ses efektleri için kullanılması da iyi bir yaklaşım olabilir. Uygun şekilde ayarlanırsa kesinlikle kalın veya vurmalı sesler için ideal bir cihaz. Ben basit üç parçalı bir davul makinesine dönüştürmeyi başardım.
 

 

Tanıyalım: Kısaca teknik özellikleri nedir ?

a) İki salınımcı, bir alt-salınımcı, bir dış ses veya gürültü üreteçi ile sesleri üreten kısım
 

b) Bir düşük frekans salınımcısı, iki zarf üreteçi ve gizli silah sekiz adım sıralayıcısı, bir kaç tip değişik devşirme görevinde

c) MIDI ile epey sınırlı fakat yeterli erişim
 

d) 24dB moog tipi rezonans ayarlı alçak geçiş filtresi ile sesi süzme imkanı
 

e) Tek ses çıkışı, tek ses girişi, denetim işareti girişi, güç girişi, MIDI giriş ve MIDI geçiş bağlantıları mevcut.
 

Salınım? Salınımcı?
Sesleri üretmek için iki tane salınımcı mevcut. Bunlar testere ve darbe tipli üreteçler. Darbe genişlik ayarı, iki salınımcı için de mevcut. Ayrıca ses kaydırma imkanı var. Legato çalış şeklinin olmaması solo sesler çalarken eksik olarak düşünülebilir. Her iki salınımcı da gerçek analog tip salınımcı ve çıkardıkları sesler grafik olarak incelenince çok temiz oldukları görünüyor. Zaten çıkan seslerden de bunu hemen anlıyorsunuz. Bir salınımcıyı diğerine eşzamanlamak mümkün, çapraz referanslamak, analog sıralayıcı ile zorlamak insanın hayalgücünü kullanacağı ses imkanları yaratmasına fırsat veriyor. Hatta iki no”lu salınımcıyı dış sinyal ile eşzamanlamak sıradışı ses harmonikleri için mükemmel bir fırsat!
 

 

Alt-salınım sesleri bir veya iki oktav ile iki salınımcıdan birini tercih etme yönünde şekillendirilmiş. Gürültü üreteci gerçekten vurmalı sesler ve efekt sesler için çok faydalı. Hatta iyice bozuk kalın sesler yaratırken kullanıldığında ayrı bir lezzet veriyor. Herhangi bağladığınız bir dış sesi de kullanmak mümkün. özellikle bir davul makinesin mono çıkışını bu filtre yapısından geçirmeyi denemenizi öneririm!
 

Filtre mi ?
Moog modellerde kullanılan çok etkili 24dB rezonans ayarlı bir adet filtre sesleri yeniden yaratmamız için bize verilmiş. Sadece alçak geçiş olması biraz eksik kalıyor doğrusu fakat uygun kullanıldığında sorun hissetmiyorsunuz. Rezonansın logaritmik şekilde sadece potun son çeyreğinde işlevsel olması alışılınca sorun olmaktan çıkıyor. Benim en çok eylendiğim şey filtreyi geri beslemeye sokup kendi kendine salınım yapması ile ürettiğim vurmalı sesler! 8 adım sıralayıcı ile çok güzel bir “davul makinesi” yapmak ne kadar eğlenceli!
 

Filtre bir çok şekilde modüle edilebildiği için rahatlıkla ses farklılığı yaratılabiliyor. Burada MIDI”nin alışılageldik kullanımını bozan sadeleştirici bir yaklaşım var. Sadece tuş ivmesi veya ayarladığınız bir kontrolör ile filtrenin gene sadece kesme miktarını değiştirebiliyorsunuz. Diğer özelliklerin hiçbiri MIDIüzerinden ayarlanamıyor. Tabi bir de “pitch-bend” artı eksi 2 seviye sesi eğip bükebiliyor ama sadece o kadar. MIDI bu cihaz için bizi dışarıdan izliyor diyebiliriz.
 

Filtrenin kalitesi gerçekten çok iyi. Kararlı ve pürüzsüz. Diğer analog cihazların özellikle Roland”ın filtrelerinde bunu çok göremezsiniz. Gerçi genelde 12dB kullanırlar ama göremezsiniz. Korg MS20″nin filtresine çok yakın ama Moog tadında diyebiliriz.
 

Modülasyon imkanının en geniş olduğu alan filtre alanı ve her şeyi kullanmak istiyorsunuz. Düşük frekans salınımcısı, zarf üreteci, analog sıralayıcı, klavyedeki tuşların ivmesi veya modülasyon tekeri, ince veya kalın ses tuşları oluşu, bütün bunlar modülatör olarak kullanılabiliyor.
 

 

Düşük Frekans Salınımcı ne ola ki?
Düşük frekans salınımcısı tıpkı asıl ses salınımcıları gibi sadece darbe ve testere dalga biçimleri üretebiliyor. Tamamen analog ve hız miktarı ayarına sahip. Bir güzel yanı çalışma şeklinin parlayıp sönen bir led ile görsel olarak ifade edilmesi. Herhalde en sık kullanacağınız modülasyon aracı olacaktır. Diğer dalga biçimleri, giriş ve çıkış zamanlarında gecikmeli davranabilme özelliği, eşzamanlama imkanlarının olmayışı eksik gibi düşünülse de cihazın esprisi dahilinde mevcut özelliklerin yeterliliği tartışılmaz. Bazı işlevlerin kendinden değil ama elle değiştirilebilir olduğunu hatırlayınca dfs ile çok eğlenceli şeyler yapılabiliyor 🙂
 

MIDI … MIDI … Maydey!
İşte bu cihazın en uzak olduğu konu MIDI kullanımı. Kısıtlı olarak sadece nota, “pitch-bend” tekeri veya modülasyon tekeri/nota ivmesi bilgisi için kullanıyorsunuz. Güzel bir kullanım şekli de tamamen analog çalışan 8 adım sıralayıcı için. Ayarlara göre her nota basılınca bir adım ilerlemesi fakat yüksek bir ivmede basınca en başa dönmesi harika bir imkan.. Bunlar dışında ne yazık ki cihazın hiçbir özelliğini yönetemiyorsunuz. Unutmayın bu bir analog cihaz. üzerinde ne ayar varsa o geçerli. SYSEX işaretlerini dahi tanımıyor… Cihazı MIDI zinciriniz içinde rahat kullanabilmeniz için MIDI giriş ve MIDI geçiş bağlantıları kullanılmış. MIDI çıkış yok. Güzel düşünülmüş çünkü peşi sıra cihaz bağlamayı uygun kılıyor.
 


Girişler ve çıkışlar…

Cihaz monofonik olduğu için sadece mono çıkışı var. O da doğrudan mikser veya benzeri bir cihaz için. Kulaklık çıkışı yok. Bir adet ses girişi var ve filtre katına yönlendiriliyor. Denetim amaçlı kullanılabilecek bir adet sinyal girişi var. İkinci salınımcıyı eşzamanlamak veya analog sıralayıcıyı tetiklemek için kullanılıyor.
 

MIDI giriş ve MIDI geçiş bağlantıları var
Cihazın üzerinde benzer 35 adet pota ilaveten 11 adet ince pot, beş adet anahtar ve iki adet düğme mevcut. Potlar hem masaüstü hem duvar monte kullanım şekli için düzgün yerleştirilmiş. Etrafındaki yazılar (daha doğrusu simgeler) her açıdan rahat okunabiliyor. Siyah üstüne beyaz yazı oluşu, geniş yazı tipi ile yazılmış olmaları okunurluğu daha da arttırıyor. Ses ve çalışma şekli ile ilgili yanıp sönen ledler her açıdan gözü yormadan fark edilebilir.
 

 

Eşi benzeri var
Leipzig-s son derece basit ve değişikliliğe açık kullanıma sahip bir sentezleyici. Pek tabi başka çeşitli cihazlar ile mukayese yaparak onu daha iyi tanımlamak mümkün. İlk olarak Moog MG-1 cihazına baktığımızda filtre yapısının çok benzer olduğunu görürüz. Benim ölçümlediğime göre Leipzig”in filtresi daha çok şişman ve daha az keskin. Rezonansının geniş aralıkta çalışmama farkı da bu şişmanlığı belirgin kılıyor. Leipzig zarf üreteçi olarak “Yükselme Düşme Kalma Kaybolma” gelişmiş dörtlüsünü kullanıyor, oysa Moog sadece “Yükselme Kalma Kaybolma” ile çalışıyor. Doğru kullanımlarda Leipzig”in üreteçleri aksi yönlere de müdahale edebilecek kuvvetteler. üstelik sadece ses şiddeti için değil ses frekansı için de zarf üreteçi olarak kullanılabilirler. Ses olarak dört sesi aynı anda çıkabilen Leipzig (sal.1 , sal.2, alt-sal, dış/gürültü), Moog”un iki sesine oranla daha zengin kalıyor. Aslında aralarındaki en önemli fark Leipzig”in sahip olduğu adım sıralayıcısı ve modülasyon için sunduğu çeşit fazlalığı.
 

Leipzig-s analog olduğu için, onu bir de eski dönem analog bir cihaz ROLAND Juno-106 ile mukayese edelim. Juno”nun salınımcısı dijital, kontrolü analog olduğu için sınıf olarak farklı sayılsalar da geri kalan özellikler açısından değerlendirildiğinde ses üretimi açısından Juno, MG-1″e oranla Leipsig-s”e daha yakın (sal.1, sal.2, altsal, gürültü) fakat büyük avantaj olarak Juno, alçak geçiş filtresi haricinde yüksek geçiş filtresine de sahip. Juno”nun filtre özellikleri üstelik daha rahat kontrol edilebiliyor. üzerinde ses hafızasının olması gibi büyük bir lüks haricinde -ki bu aslında sınıf farkı yaratan diğer özelliği- ses kalitesi olarak Leipzig-s daha “analog” ses üretebiliyor. Roland VCO ile dahi Leipzig-s”in rahatlığında değil.
 


Daha da zorlayalım

Leipzip-s”i günümüz DSP cihazları ile beraber denedim. İlk olarak Nord Rack ile farklarına baktım. Nord”a göre temiz tonlarda daha berrak, filtrelenmiş tonlarda ise daha pasif kalıyor. Kısacası filtrenin tonlar üzerinde etkisi Nord”a göre daha çok hissediliyor. Eşzamanlama ikisinde de benzer harmonik yapı üretiyor. Salınımcı kuvveti Leipzig-s”de belirgin şekilde daha kulağa gerçek geliyor. İkinci olarak microKorg ile denedim. Korg”un MS 2000 için kullandığı DSP yapısının çok benzerini kullandığı microKorg”un DSP”si ile karşılaştırmamda genel anlamda Leipzig-s”in serbest salınımcılarının gücünün daha iyi olduğunu anladım. MicroKorg”un sunduğu çok fazla modülasyon imkanının Leipzig-s”de gerekli olmadığını, aksine mevcut imkanların yeterli olduğunu öğrendim.
 

çok merak ettiğim bir konu eski dijital FM cihazları ile anlaşıp anlaşamayacağı idi. Bunun için YAMAHA”nın DX7 ve SY77″si ile birlikte tonlarını karşılaştırdım. Bilindiği üzere tamamen dijital de olsalar yapıları gereği analogvari tonlara sahiptirler. Bu iki gücü birlikte yaptığım seslerle dinlediğimde en ufak bir uyumsuzluk hissetmedim. Eğer Leipzip-s”in üstünde Nord”daki gibi FM imkanı olsaydı DX7 FM ile daha iyi artık nasıl anlaşabilirlerdi, sanırım hiç bilemeyeceğim!
 

Bir karşılaştırmayı da örnekleyici cihazlar ile yaptım. YAMAHA”nın MOTIF motoru ile beraber çaldığımda her ne kadar örneklenmiş sesin imkan sınırsızlığını bilsem de Leipzig-s”i satın almak istememin ilk sebebini anladım: çünkü gerçeğe çok yakını değil gerçeği vardı elimde 🙂 Monofonik bir aletin ses karakteristiği ile bu devlere meydan okuması gibiydi. örneklenmiş ses çalan cihazlar içinde en başarılı bulduğum ROLAND JD-990 modülü ile birlikte çaldığımda da benzer şeyleri hissettim. Leipzig-s, efektsiz, kuru fakat uygun şekilde kullanıldığında bu devleri “tamamlar” nitelikte idi. Bu güzel uyumluluğun belki de en başarısız olanı da stüdyolarda çok kullanılan eski emektar ROLAND JV-2080 tipi modül ve ses kartları idi. Hazır ve ucuz ama kolay kullanımlı seslere sahip bu modüler ile olan birlikteliklerinin kısa ömürlü kalacağı neredeyse baştan belli idi.
 

Kısacası Leipzig-s bütün değişik tip cihazlar içinde kendine yakışır derecede güzel karakteristik bir analog sese sahip. En yakınında FM cihazlar, hemen arkasında DSP analog benzetimleri ve gerçek eski analog cihazlar geliyordu..
 

 

Bu cihazı kim niye kullanmalı ?
Cihazın ana hedef kitlesi, analog ile tanışmak isteyen ve henüz gücü ve gerçekçiliği hakkında hiç fikri olmayanlar. İkinci hedef kitlesi ise evinde kaliteli analog ses kütüphanesi yerine gerçek bir analog cihaz bulunmasını isteyen ama bütün parasını da bu cihazlara vermek istemeyen müzik ve ses tutkunlarıdır. Stüdyolardaki haklı yerini de belirtmekte fayda görüyorum. Asla koleksiyonluk bir cihaz olmamasına rağmen kendine has sade yapısının uygun şekillendirmelerle hayal gücüne hitap eden sesler çıkarabildiğini keşfeden herkes için altın bir oyuncak olacaktır.

Harika, harika ! Peki olumsuz bir şey?
Zaman zaman MIDI işaretlerini tam anlayamaması veya çok hızlı peşi sıra işaretlerin analog devre tarafından çabuk yorumlanamaması gibi durumlar yaşadım. Başka sentezleyicilerde band-geçiş filtresi yaratabilmek için hem alçak hem yüksek geçiş filtrelerinin aynı anda kullanılabildiğini ama Leipzig-s”de sadece alçak geçiş filtresinin olduğu gibi şeyler ise tat tuz eksiği olarak düşünülebilir. Salınımcının başka dalga şekillerini de yapması güzel olabilirdi. Sanırım en çok düşük frekans salınımcısından bir tane daha olmasını ve sinüs ile gürültü dalgasını da desteklemesini isterdim. çalım için legato parmak hareketlerine tepkisiz olmasını, kayda değer bir eksik sayabiliriz.
 

Hmm, Peki olumlu bir şey ?
Cihaz çok hafif, kasa olarak çok sağlam hazırlanmış. Modülasyon imkanları gerçekten övünülecek kadar çok. Adım sıralayıcısı mucizeler yaratan bir bonus. Dışarıdan gelen bir sesin ses üreteçi olarak kaynaklar içinde kullanılması çok yararlı olmuş. Aslında uygun şekillerde kullanılınca üzerindeki imkanlar tamamen yeterli. Sanırım cihazı kaydederken tek ton kullanmak yerine “katman”lama yöntemi ile çok tonlayarak kayıt yapmak daha uygun olacaktır.
 

Son sözler..
Analog seven herkesin yeni nesil bu tip analog cihazları denemeleri gerek. Eski cihazların bozulmaya daha müsait olması, tamir zorlukları hatta imkansızlıkları gibi durumlara karşı eskiye en yakın cihazlar olarak ilk başvurulan cihazlar bunlar. üstelik artık günümüzde yarattığınız sesleri “hafıza” olarak değil doğudan “ses” olarak örnekleyebilir ve üzerinden günümüz yöntemleri ile yeni sesler üretebilirsiniz. Leipsiz-s”in diğer analog cihazlar içinde önemli bir farkı fiyatının çok makul seviyede olması. Ses yapısının tamamen eski tip veya yeni tip değil yüzde elli ikisinin ortası gibi bir yapıda olması iki isteğe sahip kesimi de memnun edecek seviyede.
 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here