Ana sayfa Sektörden “Anadolu’da farkındalık yüksek ama oyunun içinde değil”

“Anadolu’da farkındalık yüksek ama oyunun içinde değil”

0

Türkiye”de bilgisayar sektörünün son 20 yılına baktığımızda, İndex ve Erol Bilecik hep çok önemi roller üstlenmiş. Bugün ise cirosu ve portföyündeki markalarla bilişim sektörünün bir numaralı tedarikcisi. Kısaca benim adıma Okafe”deki teknoloji sohbetleri için mükemmel bir partner. Ben iş adamı Erol Bilecik”i bir tarafa bıraktım ve kendisiyle bol bol teknoloji konuştuk.

Google”da Erol Bilecik yazdığınızda, vizyonu, misyonu, iş fikirleri ile ilgili bir çok makale bulabilirsiniz. Bu konular daha çok iş ve ekonomi dergilerinin alanına giriyor. Biz Bilecik ile Okafe”de güzel bir öğleyemeğinin ardından, çaylarımızı yudumlarken keyifli bir teknoloji sohbeti yaptık. Sıkı Galatasaraylı olduğum için Fenerbahçeli Bilecik ile spor konularına girmemeye özen gösterdim.

 

 

Bahattin Apak: Veriler çok kesin olmamakla birlikte dünyada internet kullanıcı sayısının 1.6 milyar kişiyken Türkiye”de bu rakamın yaklaşık 16-17 milyon olduğu tahmin ediliyor. Demek ki 72 milyon nüfusun yaklaşık %20″si internet kullanıyor. Bu oran çok şaşırtıcı. Size yaptığınız işle ilgili ümit veriyor olmalı…

Erol Bilecik: İşin mutfağında ve iş yapış şekliyle bazı şeyleri yapmak ya da yapmamak için çok önemli göstergeler bunlar. 16 milyon internet kullanıcısının yarısından fazlası nüfusun kümelendiği üç büyük şehirde. Ama işin güzel tarafı üç büyük şehrin dışında farkındalığın yüksek olduğunu ama bu kesimin henüz tam olarak oyunun içine katılmadığını görüyorum. Fakat geçmişle bugün arasında ki en güzel fark, herkesin bu işin farkında olması…

 

 

 

  B.A. üç, dört yıl önce Konya”daki Bilişim fuarına katılmıştım. Korkunç büyük bir kalabalık vardı.Büyük bir ilgi var.

E.B: çok ilginçtir, üç büyük il, Bursa ve Adana”yı da çıkardığımızda, Index Grup”un 2009 yılı satış rakamlarına bakıldığında, Konya”nın en fazla notebook”un satıldığı şehir olduğunu görüyoruz. Geçen yıl şehir nüfusuna orantılandığında internetin en fazla kullanıldığı, en fazla modemin satıldığı yer de Malatya olmuş.

B.A. Diğer yandan kablosuz internetin yaygınlaşması, 3G, sosyal ağlar özellikle dizüstü bilgisayarların yaygınlaşmasına büyük ivme katıyor.

E.B: Bugün satılan bilgisayarların yüzde 63″ü notebook, yüzde 37″si ise masaüstü bilgisayar. 2009 yılında Türkiye”de bu yaşanan radikal değişim, bir çok güzel gelişmenin sinyali gibi…
 

B.A. Notebook pazarı çok hareketli. Her geçen gün yeni bir ürün çıkıyor. Netbook diye adlandırdığımız kocaman bir alt segmentini de yaratmış durumda. Hatta bazı teknoloji analistleri Netbook”ların popüleritesini kaybedeceği görüşünde. Bildiğim kadarıyla birara AMD artık bu teknolojiye yatırım yapmayacağını açıklamıştı ama daha sonra Netbook”lar için yeni bir işlemci piyasaya sürdüklerini duydum.
 

E.B: Netbook”ların iki yıllık bir geçmişi var. Bu işi piyasaya ilk çıkaranlar üreticilerden biri Asus oldu. İlk çıktığında Netbook”un Notebook”a alternatif değil de ikinci bir taşınabilir bilgisayar olacağı görüşü hakimdi. Ama gelinen nokta itibariyle durum biraz daha farklı gözüküyor. Uygun fiyatları ve işlevsellikleriyle şimdilik diye bakarsdak Notebook”un iyi bir alternatifi oldular. Geçen yıl 2 milyonun üzerinde taşınabilir PC ve 450 bin civarında Netbook satılmış. Toplamda Netbook satışları bunun yüzde 22″si oranında. Bu yüksek oranda tabiki telekom oyuncularının yaptığı kampanyaların çok önemli etkisi oldu.
 

Aslında Netbook konusunda tartışılan daha çok 10 inç mi yoksa 7 inç ekranlar mı konusu. Bence 10 inç şimdilik bir standart olarak oturdu. 10 inç ekran doğru ürün mü yoksa 7 inçe dönüş mü olacak şu anda tartışılan nokta bu. Doğrusu hangisidir bilemiyorum ama bence yeni çıkan 5 inç”lik PDS ürünleride oyunu zorlayacak ürünlerden biri olacak.

 

 

B.A. ürünlerdeki hızlı gelişmeyi işi teknoloji dergisi çıkartmak olan bizler bile takip etmekte zorlanıyoruz. Konu hergün birbirine biraz benzeyen ürünler çıkması değil, alışkanlıklarımızı kökten değiştirecek, şaşkınlık yaratan ürünler çıkıyor. Mesela en son Polaroid”in hem fotoğraf çeken hem de print eden çok uygun fiyatlı bir dijital fotoğraf makinesini gördüm.

E.B: Burada açılmakta olan fallardan çok daha öteye bir gidiş var. Teknolojik ürün geliştiren firmalara bakıldığı zaman daha çok ses komutlarıyla çalışan IT teknolojilerine bir yöneliş olacak gibi görünüyor.

Topla, çıkar, aç, kapa gibi komutlar sesle ileride rahatlıkla verilebilecek. önümüzdeki bir kaç yıl bu gelişmelerde somut adım ve hatta örnekler görebiliriz diye düşünüyorum. çünkü ergonomi önemli. Sesi devreye soktuğunuzda, elleri hakikaten dışarıya çıkartmış oluyorsunuz.Microsoft”un en büyük stratejisi bence bu. Sesle düzgün çalışan bir işletim sistemi. Bu çok farklı bir devir olabilir.

B.A. Bu yılın başlarında iPad büyük bir beklenti yarattı.

E.B: Bende iPad”i bekliyorum. İşin içinde Apple olunca insan sıradışı birşeyler bekliyor. İlk bakışta iPad”in bir sürü benzerinden önemli bir farkı yokmuş gibi gözüküyor. iPad finans değil ama eğitim, basın gibi bazı sektörler için işlevsel bir ürün olabilir.

 

 

B.A. İnsanlar yeni teknolojilerin arkasından gitmeyi seviyor. Bir zamanlar plazma, LCD vardı, sonra HD olanlarına yönelindi, kısa süre sonra da “aman 3D olsun” denecek. Bir zamanlar foto yazıcı furyası vardı, işine yaramayan bile aldı, daha sonra All in One. Her segmentte bunun bir sürü örneği var.

E.B: Bazı ürünler dönem dönem tutku haline geliyor. Aynı anda birçok şeyi yapabilmesi önemli. Bir de şu var ölçek çok önemli galiba.  Mesela bundan 7-8 yıl önce All in One”lar Türkiye”ye ilk geldiğinde 1000 dolar seviyesinde satılıyordu. Bugün All in One dediğiniz zaman tabii yüksek fiyatlı olanları da var ama genel olarak 100 – 150 doların altındaki ürünler. O zamanki aylık satışları bugün bir günde yapıyoruz. ürün hem işlevsel hem de ekonomik olacak, o zaman tutuyor. Diğer taraftan, son 2 yıldır krizden etkilenmeyen ürün grubu LCD TV”ler. 2006- 2007″de 7-8 bin hatta 10 bin dolar olan şimdi 999 TL”ye inen ürünlerden bahsediyoruz. Bugün bir LCD TV 100 TL”nin altında aylık taksitlerle alınır oldu. Bu durum da satışı müthiş tetikliyor. Bunun yanısıra, TV grubunda incelik, netlik, şıklık bunların hepsi her geçen gün bambaşka bir noktaya doğru gidiyor.

B.A. Son yıllarda insanlar, firmalar ürünleri satın alırken sadece satış fiyatına bakmıyor. Mesela yazıcı alacaksa sayfa baskı maliyetine, bilgisayarda alacağı satış sonrası hizmete, harcadığı enerjiye hatta ne kadar yeşilci olduğuna bile bakıyorlar. Bu noktada distribütör firmalarla birlikte tüketicinin doğru yönlendirilmesi adına size önemli vazifeler düşüyor.

 

 

E.B: Belki oyunun kuralını koyma şansımız yok ama konulan kuralları bu anlamda düzgün oynatma hakkımızı kullanıyoruz. üreten konumunda değiliz ama bu anlamda üretilen ürünleri seçip, o ürünleri dağıtmaya çalışıyoruz. Tercih hakkımızı, enerji tüketiminin daha az olduğu, üretim tesislerinde atık konusuna dikkat eden, daha yeşilci olanlardan kullanıyoruz. Aslında atık konusu Türkiye”de çok yeni. Mesela yazıcının kartuşu bittikten sonra bunun çöpe atılıp doğaya zarar vermemesi için toplanıp bazı tesislerde yeniden değerlendirilmesi, dönüştürülmesi gibi. Bu tür atık projelerinde çalışan firmalara destek veriyoruz. çevre konusuna hassasiyet ile ilgili çok çarpıcı, güncel bir örnek var.Geçen yıl HP masaüstü PC üretimi yapmak üzere yatırım kararı aldı. Bu konuda aday iki ülke vardı. Biri Türkiye diğeri de Makedonya. Aslında çoğrafi konum olarak çok daha önemli bir noktada olmamıza rağmen çorlu”daki karbondioksit salınım oranları biraz daha yüksek çıksa, çok önemli bir yatırım fırsatını kaçırıyorduk. Yurt dışında bu konulara büyük hassasiyet gösteriyorlar.

B.A. Sanırım HP bu yıl sonunda çorlu”da üretime başlayacak. Donanım üretim tesisi kurmak için çok uluslu şirketleri Türkiye”ye çekmek konusunda bu yatırım cesaret verici olacak.

E.B: Umarım treni kaçırmamışızdır. Ama bu konuda özellikle sivil toplum örgütlerine de çok iş düşüyor. HP”nin bu atağını çok anlamlı buluyorum. Ama bir şekilde devam etmesi lazım. HP”nin çevre hassasiyeti nedeniyle bu yatırım neredeyse Dubai”ye kaçıyordu. Az daha top direkten dönüyordu diyebiliriz.

B.A. Eğer ekonomi beklenen seyrini sürdürürse bu yılın son çeyreğinde firmaların iki yıllık durgunluğun ardından yenileme yatırımları yapmaya başlayacağını düşünüyorum. Ayrıca Haziran 2010″daki dünya kupası öncesi özellikle HD TV satışları için beklentiler yüksek olacak. Pazardaki büyük firmalardan ilginç sürpizler, kampanyalar gelebilir. Kısaca yılın özellikle ikinci yarısı çok hareketli geçecek.

E.B: Bizimde beklentilerimiz bu yönde. 2010″nun ikinci yarısından sonra bölgede farklı atakların gerçekleşeceğine inanıyorum. Bilişim sektörü kendi iç dinamikleriyle atağa en hazır sektörlerin başında geliyor. Bizde Index Grup olarak şirketlerimizin kendi solo hedeflerinde toplam olarak 2010 yılı için 1 milyar 135 milyon dolar ciro hedefini bu perspektif doğrultusunda koyduk.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here