Ana sayfa Sektörden Alen Konakoğlu Ruj Kayıtlarını Anlatıyor

Alen Konakoğlu Ruj Kayıtlarını Anlatıyor

0

Bu yazıyı okurken sadece Ruj’un kayıtlarını değil, aynı zamanda nasıl kayıt, mikrofonlama ve miks yapılıra dair pek çok tüyo elde edeceksiniz. Alen Konakoğlu sizler için yazdı…

Uzun yıllardır özgün tarz ve besteleriyle müzik yapan, albümleri merakla beklenen RUJ”un, “içi BOŞ YILDIZ” çalışması Arpej Yapım etiketiyle raflardaki yerini aldı. Ama Ruj’un en önemli özelliklerinden birisi de albümün prodüktörü ve davulcusu olan Alen Konaoğlu. Dergimize yazdığı yazılarla da her zaman dikkatle takip edilen Konakoğlu, sizler için Ruj’un kayıt macerasını anlattı. Hem de tüm detaylarıyla…
 
Söz, Alen Konakoğlu’nda…

Ruj’la beni, müzisyen dostum Cüneyt Karayalçın bir araya getirdi. Demoları elime ulaştı, dinledim ve çok beğendim. Benim için Ruj’u özel kılan, hem çok iyi çalmaları, hem de şahane sözler ve melodilerle müzik yapmaları oldu. Ayrıca insan olarak da şahane arkadaşlar. Müziklerini dinlediğim zaman hoşuma giden şey, sözlerin Türkçe, müziğin atmosferinin ise bambaşka diyarlardan olmasıydı. Bu ikisinin karışımı hoşuma gitti. Her şarkı insanı başka bir hikâyenin içine sokuyordu. Grubun gerçekten iyi çalan bir ekip olması ayrıca sevindiriciydi. Bu prodüksiyon başlamalı diye düşünürken benim vatani görevim araya girdi. Grup da sabırla bekledi ve 15 ay sonra gecikmeli de olsa toplanabildik. ilk dinlemede beni etkileyen şey şarkıların aranjelerinin çok yerli yerinde olmasıydı. Neredeyse müdahale edilecek bir trafik sorunu yoktu ( Phi ve Kan Adım) adlı parçalar hariç, o parçaları beraber düzenledik) Listede Tarkan’ın seslendirdiği Kış Güneşi’nin cover versiyonu da vardı ve vakit kaybetmeden kayıt aşamasına giriştik.

 

 

24 bit 48 khz…

2008 Ağustos ayında kayıtlara dokuz kanal davul kaydı ile başladık. Yamaha Oak custom davul, istanbul Agop ziller… Derilerin sıfır akortlu olması da  önemli bir noktadır. Sound’da devamlılık için iki şarkıda bir akort yeniden yapılmalı. Ayrıca mikrofonların deriye uzaklıkları, 4 parmak mesafesinde olmalı, 45  derece eğik bir biçimde bakmalı. önemli kanallarımız da sırasıyla:
1.kanal  Yamaha dış subkick
2.kanal  kick  iç (Audix d6)
3.kanal  snare üst (SM 57)
4.kanal   snare alt (Akg c91)
5.kanal  hi hat (Audix f12)
6.kanal  tom (Audix f10)
7.kanal  floor tom (Audix f10)
8.kanal  floor tom 2 (Audix f10) 
8.kanal overhead  L (Audix f12)
9.kanal overhead  R (Audix f 12)

Snare’i Shure SM57 ile mikrafonladım. Ordan Summit Audio 2ba221 mikrofon preamplisine, ordan da Summit TLA 50 tube leveler’a yolladım. Over head’leri ise stereo olarak SPL Goldmike mikrofon preamplisine, ordan DBX 266 kompresöre, son olarak da diğer kanallarla birlikte PreSonus DigiMax FS’in ADAT converter’ına, ordan da ADAT out’tan M-Audio ProjectMix’e yolladım.

 

 

Kayıt programı olarak o dönem Protools M-Powered 7.4 kullanıyordum. Aslında bu kayıtlarda  kayıt ekipmanı olarak çok kuvvetli olmamama  rağmen güzel sound almayı başardım. Davulları Oktay, iki günde çaldı. Grubun Ankara’da olmasından dolayı,kayıtlar yalnız hafta sonları gerçekleşiyordu. Arada geçen zamanı davul edit ve sound’unu şekillendirmekle değerlendirdim

Sıra geldi bas kaydına…

Uğur, Eden WT 550bbas amplisi ve D210 XST  kabini, bas gitar olarak da Lackland 5502 ve 97 model Musicman Stingray getirdi. Bas ekipmanı olarak şahane bir set up oldu. Bas kaydını mikste en iyi sonucu  elde etmek adına 4 kanal kaydettim. (1.kanal line, 2.kanal SM 57, 3.kanal sub kick, 4.kanal Audix d6 kick mikrofonu) Bu  kanalları miksleyip büyük bir bas sound’u elde ettim. Uğur kayıtlarda, şarkıya göre  bas gitarları değiştirdi. Bana göre de seçimleri şahane sonuç  verdi.

Gitar Kaydı…

Ertesi hafta gitar kayıtlarına başladık. Gitar kayıtlarında tek ampli, 2 farklı gitar kullandık. Fender Stratocaster  ve Gibson  Les Paul gitarlar kullandık. Ampli seçimi grubun beraberinde getirdiği  Fender metal head oldu. Bu  kafaya 1960 Marshall 4*10 kabin bağladık. Grubun sound’una uygun bır kombinasyon oldu. Yüksek drive hacimli bir sound elde ettik. Gitarları  3 kanal kaydettik. Mikrofonlama olarak 1. kanal line, 2. kanal SM57, 3 kanal ise Rode NT1-A.
                                             
iki mikrofon beraber kaydederken faz çakışmasına her zaman dikkat etmek lazım. Bir iki mikrofon pozisyonu denemesinden sonra,  doğru noktayı bulduk ve kayda başladık. Hızlı bir şekilde bölümlerini çalıp bitirdikten sonra,  sıra geldi Başar’ın bölümlerine. Başar’ın bölümleri için Gibson Les Paul gitar, aynı ampli setup’ı ve de bir kaç analog pedal kullandık. Başar da bölümlerini hızlı bir şekilde çaldı ve gitar kayıtlarımız iki günde bitti. Vokal kayıtlarına kadar bir haftam vardı. Bu süreyi, editlerle geçirdim, ama çok kısa sürdü çünkü grupla ilgili en  güzel nokta, kayıt esnasında parçanın yüzde 90’ını  durmadan çalmalarıydı. Punch in, punch out, yüzde 10’u geçmedi.

 

 

  Vokal kaydı…

Zafer’in vokal kaydı için Rode NT1-A mikrofon ve elimdeki tüplü iki preamp seçeneğinden Summit olanını tercih ettim. Hem sıcak bir vokal tonu hem de üzerindeki filtre kayıt esnasında 200 hz’leri almamda yardımcı oldu. Vokal mikrofonu setup’ım esnasında odadan dönecek sesleri kesmek için old school yöntemle, yorgandan vocal booth yaptım: çok kuru, detaylı bir vokal elde ettik.
 

Zafer’in sesindeki puslu hava tüple birleşince şahane sonuç verdi ve kayda başladık Aranjeleri tamam olan vokallerin üstüne beraber yeni back vokaller yazıp kaydettik. iki gün süren kayıtlar problemsiz bitti. Zafer’in vokal kaydı için Rode Nt1 mikrofon ve elimdeki  tüplü iki preampli seçeneğinden  Summıt olanını  tercih ettim. Hem sıcak bir vokal tonu, hem de üzerindeki fıltre, kayıt esnasında  200 hz’leri almamda yardımcı oldu .

Hiç planda yokken…

Edit’lerden sonra mixlere başladım. Tam  her şey yolunda giderken ani bir  kararla Oktay gruptan ayrıldı. Bunun üzerine grupla yaptığımız toplantıda davulların tarafımdan baştan çalınmasına karar verdik  ve aynı mikrofon set up’ımla  hali hazırda kayıtlı her şeyin üstüne davulları çaldım. Kayıt boyunca şarkı trafiklerini ezberlemiş olmam, kayıt süresini iki güne düşürdü. Tek başıma kayıt yapmamdan dolayı, track’ler tek take olarak kaydedildi. Son dinlemelerden sonra,  proje mikse hazır hale geldi.

 

 

Mixler…

Mixler için elimde 13 parça  ve şarkı basına ortalama 45  track  vardı,  ama mix öncesi Protools M-Power olan set up’ımı Protools LE ve Digi 002  ayrıca control 24 controller ile güncelleme fırsatım oldu ve mixlere başladım.

Modern, sıcak hacimli ve  geniş bir  kayıt odasında kaydedilmiş bir alternatif rock  müzik sound’u istediğimden bu doğrultuda mikse başladım. Bütün kanalları sıfırladıktan sonra stereo miks buss’a analog tape simulesi ve ayrıca çok minimal bir master compressor ayarladıktan sonra  davul ve gitarlar için ayırdığım reverb aux kanalıma güzel bir oda reverb’ı ayarladım. Daha sonra  master davul kanalı üstüne de  Otari MTR 90 simülasyonlu bir plug in açtım. Gerekli ayarları yaptıktan sonra sub kick kanalı ile başladım işe. Sub kick olduğu için low pass fılter açarak 100 hz üstünü kestim ve biraz gain verdim. Kompresör seçimim Smack oldu. iç  kick ile davullara başladım. 50-100 hz arası açık, 500 hz’ ler  alınmış ve 2 khz’ler de açılmış şekilde,  Eq ayarlı, Snare”e yine compressor olarak  Smack  kullandım.  Digidesign Eq3 ayarları  ise: Baslar  200- 250  hz’ler açık,  midler 1-2 khz 2 dB, tizlerde 7-8  khz’ler  açık ve  comp  olarak yine  Smack  kulandım. Ayrıca ayarlamış olduğum oda reverb’üne trampetten de  biraz gönderdim, böylece oda hissiyatımız çıkmış oldu .

 

 

Alt snare  kanalı için snare tellerinin  tiz sesi bize gerekli olduğundan high pass  fılter ile 2 khz’e kadar altları kestim ve trampet kanalıyla miksledim. Hi hat için yine alt frekansları kesmek yetti  ve pan ayarımı ise  davulun stereo mixine göre  yüzde 45 sola yatırdım. Mixlerimde, davul mixlerimi davulcu perspektifinden dinletmeyi seviyorum yani soldan sağa altolar ve soldan hi hat, sağdan ride gibi. Seyirci perspektifi  ise konser havasını verir. Yukarıda bahsettiğimin tam tersi pan ayarlarına sahiptir. Zevke göre değişir. Sıra geldi altolara… Altolarda punchy bir sound istediğimden 150 hz bas, 500 hz’ler kesilmiş ve de 6 khz yukarısı açılmış bir  tom ve floor tom soundu ayarlayıp yine  kompresörle destekleyerek zillere geçtim. Zillerde 800 hz’lere kadar bir high pass fıltre uyguladım. Kayıt esnasında bir miktar kompresörlü kaydettiğimden, ayrıca kompresör plug in açmadım (kayıt odası  ufak ve kuru olduğundan room mikrofonu koymuyorum) Davul kulağa iyi gelinceye kadar kurcaladıktan sonra  bas gitarla devam ettim. Bas gitar 4 kanal kayıt etmiştim bu kanallardan sub kick ve  SM 57 mikrofonlu kaydedilmiş kanalları kullanmayı tercih ettim. En iyi sonucu bu iki kanal verdi.  Kompresör ve Eq ayarlarımda 24 khz midler ve 80 hz civarı baslarla  -20 civarında ratio’su olan hızlı attack ve hızlı  release’li comp ayarı  tercih ettim. Ratio her zaman kick ile birlikte 3:1 şeklinde oldu. Şarkısına göre ufak tefek değişiklik gösterdi.

Sıra geldi  gitar setup’ına. Gitarlar için grup kanalı açıp, 4 kanal gitar master grup kanalına yollayıp, biraz Eq  ve biraz kompresör ayarladım. çok tiz ve bas karakterden kaçındım. Midleri olan ama aynı zamanda hacimli bir Eq ayarı yaptım. Gitar master kanalını da oda reverb’üme gönderdim. Ayrıca gitar miksleri için üç-dört ayrı delay kullandım. Genelde mikslerde 2 reverb kullanırım. Bir davul, bir vokal için. Vokal ve bas hariç her şey,  davul oda reverb’üme gider.
 
Sıra geldi vokal mixine: Zafer’in sesindeki  puslu hava, 8khz’lerde çok belirginleşti. Kompresörü de ekleyince,  puslu havanın yanına  yumuşak ve detaylı bir vokal sound’u çıktı. Yeni bir aux kanalıyla vokalini yeni bir hall reverb’e yolladım. Ayarladıktan sonra  back vokal kanalları için bir master kanal açtım ve back vokalleri oraya yönlendirdim.  Reverb için de vokal reverb’unu  kullandım. Yukarıda   genel olarak  miksin  kabasını  anlattım. Bundan sonrası tamamen kulağıma güzel gelene kadar kurcalamamla  geçen bir kaç hafta oldu  ve sonunda  mastering’e hazır hale geldi. Mastering’ini ise Londra’da bulunan Miıchael Zimmerling’e teslim ettik ve o da çok başarılı bir masterıng yaptı. Sonuçlardan çok memnun kaldım. Böylelikle kayıt mix, masterıng serüvenimiz bitti.. Albüm şimdi raflarda sizleri

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here