Ana sayfa Sektörden Al Beni!

Al Beni!

0

Yeni albümünü müzik kariyerinin önemli bir değişim ve gelişimi olarak gören Umut Kuzey, Metin Türkcan, Arda Algül, Tarkan Gözübüyük ve Utku Okutan gibi isimlerle şekillendirdiği “Al Beni”yi Technotoday’e anlattı

Sound: “Şarkılarımı doğru yorumladığım kendimi doğru anlattığım ilk albümüm” diyorsunuz. Nedir bu albümün diğerlerinden sound olarak farkı?

Umut Kuzey: Bu albümde her şeyden önce kendi şarkılarımı hiç bir duygunun esiri olmadan sadece hissederek söyledim. Şarkıların seçilmesi ve ardı ardına sıralanması konusunda bile hassasiyetle çalışılıp ince düşünüldü. Müzik bir gelişim ve zamanla her yaptığınız şeyin bir öncekinden farklı ve hissedilir derecede iyi olması, her defasında daha iyiyi ve güzeli yakalama arzusu bu gelişimi destekler. Müzik kariyerimin 3. albümü “Al Beni”, bunca yıldır yapmak istediğim müziği ve vokal performansını gerçekleştirebildiğim bir albüm oldu. Bu yüzden müzik anlayışımı ve şarkıcılığımı en iyi anlatabildiğim albüm olduğunu düşünüyorum. Sound olarak 80’li yılların Rock Sound’unu modern müzikle birleştirebilmiş, yalın bir anlatım ve ifade şekli olan sözleriyle, yormadan keyifle dinlenebilecek bir albüm oldu.

S: İkinci albümün prodüktörlüğünü Metin Türkcan ve Arda Algül üstlenmiş. Bu isimlerle çalışma kararını nasıl aldınız? Bu karar, kayıt sürecini nasıl etkiledi?
 
U.K: Metin Türkcan yaklaşık 7 yıldır tanıdığım ve çok sevdiğim bir arkadaşım. İlk olarak bundan önceki albümüm “Duvardaki Resimler”de çalışmaya başladık. Bu günün temellerini aslında o albüme başlamadan önce birlikte kurduk ve değişim başladı. “Al beni” albümünün ilk aşamasında iyi bir ekiple bu albümün yapım aşamasının daha güçlü olacağını düşündük ve Metin’in vasıtasıyla Arda’yla tanışarak albümü birlikte yaptık. Tabi sonrasında Tarkan Gözübüyük ve Utku Okutan’ın da katkılarıyla düşündüğümüz sound”u elde ettik…

 

 

S: Albüm hangi stüdyoda kaydedildi? Bu stüdyoyu tercih etme nedeniz neydi?

U.K: Albüm Stüdyo Mono”da kaydedildi. Ben inanılmaz rahattım. Stüdyo sanki benim stüdyomdu ve sıcaklığı, samimiyetiyle kendim olmamda etkili oldu.

Arda Algül: Stüdyo Mono aslında kendi stüdyom bu yüzden ekipmanı ve odayı zaten iyi tanıyorum. Teknik olarak da ihtiyaçlarımızı karşılayacağını düşündük. Ayrıca ses mühendisi olarak Utku”nun da (Okutan)burada olması bu seçimi etkiledi.

 
S: Biraz da ekipman tercihlerinizden bahsedelim…

A.A.: Enstrümanlar ve Metin”in JCM2000″i dışında tamamen stüdyonun ekipmanını kullandık, dışarıdan yalnızca miks ve final dinlemeler için Genelec 1029a  ve alt frekansları duyabilmek için 7050a Subwoofer getirdik. Kayıt ve miksin tümü Digi 002 ve Protools Le 8 ile yapıldı. Protools”un sağladığı editing imkanlarını zaten anlatmaya gerek yok ama son versiyonunda MIDI prodüksiyonu için de epey yenilik yapılmış. Yalnızca 2 şarkıda ( Al Beni ve Oğlum ) MIDI orkestra düzenlemeleri  için Cubase 4 ve Vienna Symhonic Library kullandık. Bunun dışında her Şeyi Protools ile hallettik.  Monitör olarak Yamaha NS-10m, Genelec 1029a, Pre-amp olarak Presonus Eureka ve Digimax kullandık. öncelikle 1-2 ay boyunca stüdyoya kapanıp parçaların demolarını hazırladık. Bu süre sonunda albümün Sound” u zaten kafamızda hazırdı. Daha sonra bize bunları temize çekmek kaldı. Davul kanalları elimize ulaştıktan sonra sırasıyla bas gitar, gitar ve vokal kayıtları yapıldı. Elektro Gitar kayıtlarında Marshall JCM2000 ve Shure SM57 kombinasyonu kullanıldı.

 

 

S: Vokal kayıtların detaylarını alabilir miyiz?

U.K: Vokal kayıtlarından önce yaklaşık 2 ay kadar şarkılara farklı bir etüt tekniğiyle çalıştım. Bu Metin’in önerisiydi ve çok faydasını gördüm. Şarkılarımı gitarla yaptığım için hep gitarla çalışıyordum. 2 ay kadar boş odada hiçbir enstrüman çalmadan şarkıları çıplak sesle ve sadece hissederek söyledim. Vokal kayıtlarına geldiğimde şarkıların duygusunu verirken ve tonlama yaparken  inanılmaz faydasını gördüm. Kayıt aşamasında tabi ki en önemli iş, temiz bir kayıt almaktı.
 

 

Utku Okutan: Vokal ve geri vokal kayıtları yaklaşık olarak 15 gün sürdü. Zaman kısıtlamamız olmadığı için rahattık. Bu yüzden kayıt sürecinde Umut”un istekleri doğrultusunda yol aldık. Mikrofon olarak zaten iyi tanıdığımız RODE K2″yi tercih ettik. K2 frekans dengesi olarak vokal ve akustik gitar kayıtları için çok ideal bir tüplü mikrofon. Tizleri yumuşak ve parlak karakterli… Mikrofonu Presonus Eureka üzerinden Digi 002″ye bağladık.

S: Davul kayıtları için neden İsrail ve Erez Koskas tercih edildi?

A.A.: Albüm kayıt aşamasına geldiğinde davul kayıtları için hangi müzisyenle çalışacağımızı düşünüyorduk. Demoları yaparken davulları MIDI olarak yazmıştık ve buna en yakın şekilde çalınmasını istiyorduk.  Aslında burada çok yetenekli bir çok davulcuyla daha önce de çalıştık, ama bildiğimiz, tanıdığımız müzisyenlerden farklı biri olsun, albümün soundunu biraz farklılaştırsın istiyorduk. Bir tavsiye üzerine Erez” i dinledik. Internet üzerinden hizmet veren bir stüdyo aracılığıyla kendisine ulaştık ve bir şarkı için çalmasını istedik. Gelen kayıtlar tam istediğimiz gibiydi. Ardından hemen diğer parçaları da yolladık. 1 Hafta içinde bütün kanallar elimizdeydi.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here