Ana sayfa Donanım Aksiyonun küçük prensleri

Aksiyonun küçük prensleri

0

Sinema tarihinde de bildiğiniz üzere POV (Point of View) açısı her zaman yönetmenler için ilgi çekici olmuştur. Bunun bence temel sebebi seyirciye filmi yaşıyormuş hissiyatı vermesi. Bu popüler açı aynı zamanda teknik zorluklarıyla biliniyor. Bir de aksiyon çekimlerinde yaşanılan zorluklar var tabi. Kısacası sinema dediğimiz sektörde ne kadar kaliteli iş çıkarmak istiyorsanız o kadar çok teknik sorunla bahşetmeniz gerekiyor. Ayrıca finansal olarak yükünden de bahsetmemize gerek yok sanırım.

Mega-küçük ama ultra yetenekli

Şimdi size avuç içimizden bile küçük ama yukarıda saydığım zorlukları home kullanıcıyı tatmin edecek düzeyde aşan bir kamera var desem? Gerçi dememe gerek yok siz zaten onu biliyorsunuz. GoPro. Fiyatı, portatifliği ve sağladığı avantajlarla GoPro tartışmasız bir devrim. İlk GoPro tanıtıldığında yaşadığımız şaşkınlığı düşününce bu noktaya gelmesi ayrı bir efsane. İlk GoPro tanıtımı bundan tam 10 yıl önce 2004 yılında yapıldı. Nisan 2005″te satışa çıktığında açıkçası insanları pek tatmin edecek özellikleri yoktu.

Hızlıca bizim ilgimizi çeken döneme gelmek istersek 2010 yılında HD Hero“nun GoPro ailesine katılmasıyla artık günümüzdeki GoPro şekillenmeye başladı. 1080p video kalitesi ve 5 MP”lik sensörü dünyada ses getirmeye yetti. Daha sonra Hero 2 ile 11 MP”e çıkan sensör geldi. Hero 2 özellikleriyle insanları yeterince etkilemeyi başardı. Hero 2, 3 ayrı aksesuar paketi ile satılıyordu. Bu da kameranın asıl amacını bir kez daha ortaya koydu. Artık insanlar denizde, havada, kişisel handycamlerin girmesinin imkânsız olduğu her yerde GoPro”ları ile çekim yapmaktaydı. Sadece video olarak değil fotoğraf içinde çoğu noktada eşi benzeri bulunmaz bir yardımcı. Cebimize rahatlıkla sığan bu ufaklık Burst özelliği ile sizin seçtiğiniz aralıklarda fotoğraf da çekiyor. Hero 2 özellikleri ile bize yeter gibi olsa da GoPro, Hero 3 ile daha bizi şaşırtmayı bırakmayacağını tekrar gösterdi. Bu kamera artık 2.7k 25 kare görüntü çekebiliyordu. üstüne 4k 12 kare görüntü de çekiyordu.


Geliştikçe gelişti ve bir yıldız oldu!

Uzayan pil ömrü, giderilen teknik hatalar, saymakla bitmeyecek bir cep herkülü adeta. Ve geçtiğimiz Eylül ayında tanıtılan GoPro Hero 4 ile ben şuna karar verdim; bence GoPro henüz elindeki teknolojinin yarısını bile bize göstermedi. Her yeni GoPro haberi geldiğinde bu sefer ne yaptılar demekten kendimi alamıyorum. Şuanda GoPro Hero 4 ile şirketin size sunduğu 4 farklı Kelvin değerini girebiliyorsunuz. Dosya kayıt formatı olarak RAW kullanabiliyorsunuz.

Wireless özelliği sayesinde akıllı telefonunuza ya da tabletinize bağlanıp telefonunuzu monitör ve remote control cihazı olarak kullanabiliyorsunuz. Tabi bağlantı kalitesine göre 3-4 sn. gibi gecikmeli. Ayrıca bu işlem için yanında remote control kumandası veriliyor.(Hero 4 ile ekstra olarak satılıyor.)  Yanında verilen housing ile yaklaşık 5 ATM(50 metre)”ye kadar suda dalış yapabiliyorsunuz. Ayrıca 30 saniyeye kadar uzun pozlama yapabiliyorsunuz ve 6400 ISO”ya kadar değer verebiliyorsunuz. 720p çekim kalitesinde 240 fps”yi desteklemesi slow motion severler için ayrı bir mutluluk konusu.

Balıkgözü durumu şart değil

Bazılarının şikâyetçi olduğu balıkgözü yani wide durumunu narrow moduna geçerek yok edebilirsiniz. Bu özellik ile balıkgözü olan görüntünüz yaklaşık 50 mm lens görüntüsüne croplanacaktır. Yine burst özelliği ile bir saniyede 60 ya da 2 saniyede 30 veya daha farklı kombinasyonlarda fotoğraf çekebilirsiniz. Bu sayede sadece tek sefer gerçekleştirebileceğiniz bir aksiyon hareketinde en mükemmel pozunuzu tehlikeye atmadan yakalayabilirsiniz.

Şu ana kadar geçtiğim özet internette rahatlıkla bulabileceğiniz şeyler olduğundan kısa keserek size GoPro”nuzu modifiye ederek yapabileceklerinizden bahsetmek istiyorum. Bu küçük aletle bir Videographer”ın yapabileceği en güzel şeylerden biri timelapse. GoPro”nun kendi üzerinde timelapse özelliği var. Ancak pil sıkıntısı yüzünden yaklaşık olarak 2 saat civarı kayıt yapabiliyorsunuz. GoPro”yu bir mini USB kablosu ile şarj edebiliyoruz bildiğiniz üzere. Kabloyu bir güç adaptörüne bağlayarak direk elektrik ile kayıt sürenizi uzatabilirsiniz. Burada ince bir detay var.

Tüyolar sonraki sayfada…

 

Tüyolar…

Kayıt yaparken aletin wireless”ını, ledlerini ve protune gibi pil harcayan özelliklerini kapatın. Ayrıca hava aleti sabitlerken hava almasına özen gösterin. çünkü GoPro”nun en büyük sıkıntılarından biri ısınarak kapanması. Ayrı bir konu olarak son zamanlarda popüler olan extra power olarak bilinen besleyici aküleri de kullanabilirsiniz. Şahsi tecrübelerin ile 2 tane 7000 mAh”lik extra power ile yaklaşık 21 saat timelapse kaydı yaptım. Sonunda hem microSD kart dolmuştu hem de güç tükenmişti. Bu kullanım şekli elektrik bulma sıkıntısı yaşayacağınız yerlerde çok işinize yarayabilir. Ayrıca annelerimizi evlerde kullandığı eggtimer olarak bilinen yumurta pişirme sayacına GoPro“nuzu sabitlerseniz bu yolla bir motion control efekti verebilirsiniz timelapse”nize. Hâlihazırda sahip olduğum Hero 3+”ımla yaklaşık 60 bin kare çektim ve kendisi halen sapasağlam durmakta.


Drone/Helicam ile çekimler

Bir diğer beni mest eden durum DJI firmasının çıkardığı Helicam“lerin GoPro ile yapabildikleri. DJI çıkardığı Phantom ile resmen home kullanıcı için yeni bir sayfa açtı. GoPro”nun ile artık havadan çekim yapabiliyorsunuz. Ve bu alet normal RC helikopterlerden kat ve kat daha kolay bir kullanıma sahip. Şuan piyasada olan DJI Phantom 2 yaklaşık 2500 lira civarı. Yeni nano pil teknolojisi ile yaklaşık 25 dk. havada kalabilmekte. Ekstra satılan gözlükleri ve aksesuarları ile Real time izleme yapabiliyorsunuz. Ayrıca alet Go Home özelliği ile kaybolduğunda ya da sizin kontrolünüzden çıktığında kalktığı noktaya otomatik olarak iniş yapıyor. Bu Helicam ile hayal gücünüzün sınırlarını zorlayabilirsiniz.

Yakınlarda bir firma GoPro”nun kasasına değiştirerek EF Mount takmayı başardı. Yaklaşık 250$”lık bir parça ile EF lenslerinizi GoPro”nuza takabiliyorsunuz. Tabii GoPro”nun crop factor(çarpan)”ı yaklaşık 5,7. Yani takacağınız 50 mm bir lens 285 mm”ye karşılık gelecektir. Ayrıca kasanın tamamen değişeceğini de eklemek gerek.

Rakip Sony ama ibre GoPro”da

GoPro”nun şu an var olan en ciddi rakibi her ne kadar benim için rakip niteliği taşımasa da Sony Action Cam. 18,9 MP”lik sensörü, hâlihazırda daha dayanıklı kasa, elektrikli görüntü stabilize etme özelliği ve daha niceleri ile GoPro”nun bu alandaki en ciddi rakibi gözüküyor. Sony kullanıcıların aklını çelmek için Zeiss lensleri kullanarak bence akıllıca bir seçim yapmış. Ancak GoPro kullanıcısı onu bırakmamakta oldukça ısrarcı.

Şu ana kadar avantajlarını saydığımız bu cep herkülünün tabiki dezavantajları da var. Ancak eski bir deyim ile “o kadar kusur kadı kızında bile olur.” İnsanlar GoPro”yu gran”leri, düşük ışıktaki düşük performansı ile yargılıyorlar. Ancak unutmamak lazım; avuç içinizin yarısı kadar olan bu bu cihaz yaklaşık bin lira civarı ve fiyatının ve boyutunun çok üstünde bir hizmet veriyor. Gelişen teknoloji bizi daha ne kadar şaşırtacak heyecanla beklemekteyiz.

Yazar: Ercan Sevinç

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here