Ana sayfa Makale Açık havada fotoğraf için yaratıcı ip uçları

Açık havada fotoğraf için yaratıcı ip uçları

0

Tatilde fotoğraf çekmek

Yaz mevsimi birçoğumuz için tatili, yeni yerler görmeyi, gezmeyi çağrıştırıyor. Sonradan bu anları yeniden hatırlamak ve sevdiklerimizle paylaşmak istiyoruz. Tatilde yeni yerler keşfetsek de, sadece anılarımızı kaydetmek istesek de, fotoğraf çekmek yazın en önemli aktivitelerinden biri haline geliyor böylece. Fotoğrafla ilgilenmekteki amacınız ne olursa olsun, eğer bir Mac kullanıyorsanız, yaratıcılık ve kolaylık adına zaten birçok özellik elinizin altında bulunuyor. O zaman iş sadece güzel fotoğraflar çekmeye kalıyor. Fotoğraf düzenlemede tüm işi Mac”inize bırakmak istemiyorsanız, doğru yöntemlerle başarılı yaz fotoğrafları çekebilmek için kullanabileceğiniz bazı ipuçlarını bir araya getirdik.

“Tatil eşittir kumsal”
Klişe de olsa yaz mevsimi deyince aklımıza hemen denizin ve kumun gelmesi çok doğal. Kumsalda fotoğraf çekmek ise, hem kış günleri bakıp iç geçirmek, hem de elimizdeki malzemenin estetik özelliğini iyi kullanmak açısından büyük önem taşıyor. O zaman kumsalda iyi fotoğraflar çekebilmek için neler yapabileceğimize bir göz atalım.

Göz alabildiğince manzara
Eğer siz de kumsala henüz varmadan, yüksek bir yerden bakarken bile o anı olduğu gibi kaydetmek ihtiyacı duyanlardansanız, geniş açıda çekim yapmanın incelikleri çok işinize yarayabilir. Kompakt bir fotoğraf makineniz varsa, kuşkusuz “landscape” (manzara) modunu kullanacaksınız ve ne yazık ki makinenin objektifinin kapasitesiyle yetinmek durumundasınız. çektiğiniz noktayı doğru ayarlayarak en iyi kareyi bulmaya çalışabilirsiniz. Fotoğraf konusunda çoğumuzun bildiği, manzaranın bazı objelerle kesilmemesi ya da arka planda gereksiz nesnelerin olmaması gibi kuralları da görüntünün güzelliği karşısında heyecanlanıp unutmamak gerekiyor. Yeni nesil kompakt makineler düşünüldüğünde, daha profesyonel bir makineniz yok diye hayıflanmaya pek de gerek kalmıyor. Siz doğru kareyi bulduğunuzda, makinenizin tüm özelliklerini size sunacağından emin olun. Hatta panaromik fotoğraf çekme özelliği de bulunan bir kompakt fotoğraf makineniz varsa, bu özelliği doya doya kullanın. DSLR makinelerde ise bu manzaraların hakkını geniş açılı lensle verme şansınız bulunuyor. Ortalama olarak 24-35 mm arasında bir objektif açıklığı sizin için yeterli. Dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta gökyüzünün de yer alacağı bu fotoğraflarda, ışıktan dolayı gökyüzünün bembeyaz çıkmaması, başka bir deyişle “patlamaması”. Bu yüzden bir beş dakika daha harcayıp ışık ayarlarıyla oynayabilirsiniz.

 

Kumsalda makro çekim
Makro çekim, fotoğrafçılıkla ilgilenen birçok amatör için oldukça çekici bir çekim modu. Kumsallar, makro çekimler için şüphesiz çok fazla imkan sunuyor. Deniz kabuğu, deniz yıldızları, hatta yengeç kabukları çok yaratıcı fotoğrafların konusu olabilir. Bu tür bir fotoğraf çekmek istediğinizde, konuya olabildiğince yaklaşıp, kompakt makine kullanıyorsanız makro çekim ayarlarını seçin. DSLR makineler içinse telefoto ayarlarını kullanın. 80-100 mm arasında bir lens açısı büyük ihtimalle istediğiniz kareye ulaşmanızı sağlayacaktır. Son olarak, yüzeydeki yansımalardan şikayetçiyseniz, polarize bir filtre kullanmanız gerekebilir.
Kumsal demişken, tabii ki dalga fotoğraflarından da bahsetmemek olmaz. Güzel bir dalga fotoğrafı yakalamak istiyorsanız, ıslanmaya da razı olmalısınız çünkü fotoğrafı çekerken durduğunuz açı büyük önem taşıyor. Kompakt bir makine kullanıyorsanız, zoom”u maksimuma getirmek ve hareketli çekimlerde kullanılan Spor gibi modları kullanmak daha iyi sonuçlar verecektir. DSLR makine sahibiyseniz, dalga fotoğrafları için tabii ki uzun odaklı lensleri tavsiye ediyoruz. 

Su altında fotoğraf çekmek
Eğer sualtında fotoğraf çekebilen bir makineniz varsa ya da makineniz için uygun housing”e sahipseniz ne mutlu size, çünkü sualtında fotoğraf çekmek tatilde yapılabilecek en keyifli aktivitelerden biri. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, sualtında en güzel fotoğrafları her zaman şnorkel, gözlük gibi, uygun ekipmanla daldığınızda çekebilmeniz. Tabii suyun berraklığı da çok önemli, kumlu ve dalgalı denizlerde sualtı fotoğraflarında oldukça zorlanabilirsiniz. Bunun yanında, dışarıdan farklı olarak sualtı fotoğrafları için en uygun zaman öğle saatleri. Güneş ışığının suya dik düştüğü saatlerde çok daha iyi pozlanmış fotoğraflar elde etmeniz mümkün. özellikle sualtı fotoğrafları için bir geziye çıkacaksanız, daha sıcak renkler elde etmek için bir filtre almayı da düşünebilirsiniz. Son olarak, uzun pozlama yapmanız gerekebileceğinden titremeye karşı da önlem almanız gerekebilir. 

Işık”la yazmak
“Fotoğraf” sözcüğü, eski Yunancada “ışık” anlamına gelen “fotos” ve “yazmak, çizmek anlamındaki “grafein” sözcüklerinden geliyor. Bu da ışığın fotoğrafın var oluş sebebi olduğunu bir kez daha vurguluyor. Bu yüzden, ışıkla çizdiğiniz resimler olarak da görülebilecek fotoğraflarda, doğru kadraj kadar doğru pozlamanın da önemli olduğunu tekrarlayalım. Yukarıda biraz bahsettiğimiz doğru ışık konusunu biraz daha derinleştirelim ve kumsal fotoğraflarının bu açıdan kar fotoğraflarına benzediğini hatırlatalım. Her iki durumda da, fotoğraf makinelerinin ışık ölçüm sistemleri ışığı yansıtan ortamlarda yanılabiliyor. Parlak gökyüzünde olduğu gibi, istenmeyen sonuçlar elde edilebiliyor. Eğer kompakt makinesinde Kumsal ve Kar gibi özel çekim modları bulunan şanslı kullanıcılardansanız, mutlaka bunları kullanın. Pozlama telafisi özelliği bulunan fotoğraf makineleri de size bu konuda oldukça yardımcı olabilir. Pozlama telafisi, aydınlık ve karanlık noktalar arasında bir denge yaratır. Birçok makinede “Exposure Value” (EV) ayarları olarak geçen bu ayarları kullanarak makinenin önerdiği poz değerini artırabilir veya azaltabilirsiniz. Değeri artırdığınızda daha parlak,  azalttığınızda da daha karanlık fotoğraflar elde edersiniz. Bunu yaparken bulunduğunuz çekim moduna göre diyaframı, obtüratör hızını veya her ikisini birden değiştirmiş olursunuz.

“Doğru ışık” profesyonel fotoğrafçıların sık sık kullandığı bir söz. Amatör fotoğrafçılar da, günün belli zamanlarında daha iyi pozlanmış fotoğraflar elde edebilirler. özellikle kaçınılması gereken zaman, öğle saatleri, çünkü bu saatlerde ışık yüzeye dik olarak düştüğünden fotoğraflardaki kontrastın çok yüksek olacağı görülebilir. (Yukarıda bahsettiğimiz sualtı fotoğrafları hariç.) Bunu dışında sabahın erken saatleri ve öğleden sonra, doğru ışığı yakalama şansımız çok daha fazla.

Flaş nasıl kullanılmalı?
Flaş, kullanıldığı ve kötü sonuç alınan çekimlerde günah keçisi olmaya mahkumdur genellikle… Fotoğraf çeken birçok kişi, “flaş kullanmayı sevmiyorum” argümanını sıklıkla kullanır. Oysa flaş, ona yüklenen bu kadar suçu hak etmeyen ve birçok ortamda fotoğraflarımızı kurtarabilen bir ekipman. Hatta flaşın sadece gece kullanılması gerektiği de doğru bildiğimiz bir yanlış aslında. örneğin ışık kaynağının konunun arkasında olduğu (ters ışık) gündüz çekimlerinde de flaş kullanmak gerekiyor. Aksi halde çekmek istediğiniz konu, karanlık çıkıyor. Gün batımı önünde poz veren arkadaşlarımızın flaşsız fotoğraflarının akıbetinin de genellikle böyle olduğunu görürüz, sonuçta elimizde bir siluet fotoğrafı kalır. Bunun gibi ters ışığın yer aldığı çekimlerde, konunun aydınlık olmasını istiyorsanız duruma göre flaş ya da dolgu flaş kullanmaktan çekinmeyin. Büyük ihtimalle korktuğunuz kadar yapay bir ışıklandırma olmayacağını göreceksiniz.

 

Tatil şimdi başlıyor
Tatile ya da bir geziye çıkmak, hepimizi çok heyecanlandırabilir. öyle ki, bindiğimiz ilk araçta fotoğraf çekmeye başlayabiliriz. Ya da uçaktan indiğimizde ilk kez gördüğümüz bir şehirde, araba veya trenle yol alırken, mutlaka çekmek istediğimiz kareler olabilir. Bu konuda da birkaç ipucumuz var. Bir araçta giderken, camın arkasından çekim yapıyorsanız, objektife yakın olan nesnelerin daha flu, arka plandaki nesnelerin ise daha az flu çıkacağını unutmayın. O yüzden daha güzel fotoğraflara ulaşmak için, enstantane hızını artırabilirsiniz. Diyaframı otomatik olarak belirledikten sonra, enstantane ayarlarıyla denemeler yapmak gerekiyor. Burada amacımız, aracın hızına göre daha net fotoğraflar çekmek olmalı. Bu yüzden arabada çekim yapacaksak, hemen aracın hızına göre farklı değerlerle çekim yaparak en doğru değeri bulabilir ve doğru kareyi gördüğümüzde hazır olabiliriz. 1/1000 enstantane ile yapılan çekimlerde hareketi dondurmayı büyük ölçüde başarma mümkün. Camın yansımasının mümkün olduğunca sizi engellemeyeceği bir noktada durmak da dikkat edilecek bir diğer nokta.

Ancak ne kadar hazır olsanız da, önünden geçmeyi beklediğiniz o binanın fotoğrafını çekerken konuyla aranıza başka insanlar, telefon direkleri vb. girebilir. Bu sorunu aşmak için yine önceden hazır olmalı ve o noktaya geldiğinizde makinenizin seri çekim modunu kullanarak fotoğraflar çekmelisiniz. Böylece çekilecek birçok karenin içinden doğru kareye ulaşma şansınız artacaktır. Bunun dışında gemi, vapur gibi araçlardan yapılacak çekimlerde de tripod kullanmak oldukça işinize yarayabilir. Tatile çıkarken makinenizin tripod”unu yanınıza almayı unutmamanız gerekiyor.


BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here