Ana sayfa İnternet 80’ler, 90’lara Benimle Gelen?

80’ler, 90’lara Benimle Gelen?

0

Yıl 2004. üniversite yıllarımın ortalarında kampüste bir afiş: “90”lar partisi”. Dedim ki yahu daha dün değil miydi 90’lar? Ve hayatım bir kaset bandı gibi aktı kulaklarımdan…
 

90’larda yerli yabancı dinlediğim ne varsa artık eski ve hatta nostaljiydi.”80″ler partisi” ni anlıyordum mesela, yani 20 yılın şarkıları diyebiliyordum ama 90′ lar? Daha nostalji olamazdı, daha dur yahu! Sonra gittim ben bu 90’lar partisine. Bir 80’ler partisi gibi değildi, 90 görünümlü bir 80′ ler partsi gibiydi. Sonraki yıllarda da gittim ben bu partilere. Baktılar çaldıkları şarkılar sadece 90″lardan değil, 80″ler – 90’lar diye birleştirdiler ismini de. Canımın sıkıntısı bir nebze geçti o vakit. Bu 80″ler – 90″lar, kendi içlerinde bağımsız ama parti kurarken birbirlerine bağlı bir strateji çizdiler yıllar boyu. Sonra bu yıllara 2000″ler de eklendi. Ama bunun eklenmesi artık beni şaşırtmıyor. Aranızda şaşıranlar vardır diye söylüyorum; zamanı gelince 2010″lara bu kadar şaşırmayacaksınız. 80″s,90″s,2000″s ne parti be! “Son üç yıl hariç hepsi Partisi” de denebilir afişlerde ..
 

 
Müzik teknolojiyle, modayla, trendlerle, siyasetle, toplumla birlikte evriliyor, kıvrılıyor, değişiyor, gelişiyor. Bazısı “şimdikiler müzik mi be, bizim zamanımızdı güzel olan,” diyor. Kimileri de şimdiki dijital teknolojinin yerini 90’larda kullanılan teknolojiyle bir tutmuyor. Mesela elektronik müzik için; yeni neslin beynini kullanmasını, düşünmesini istemeyenlerin bilinçli olarak pompaladıkları bir müzik olduğunu söyleyenler var. Sürekli tekrar eden suni bir ses birikintisiyle ruhları zehirleyen bir sistemin getirisi olduğu düşüncesindeler. Bazıları da müziğin tür fark etmeksizin farklı icralarıyla duyguları harekete geçirdiği, duyguların da bizi harekete geçirdiği,müziğin türü ne olursa olsun, tanrının bir hediyesi olduğunu söyleyenler de var.

 

Müziğin hafızası ne kadar kuvvetli?

Bir 80″s, 90″s, 2000″s partisine gittiğiniz vakit dikkat edin nasıl bir evrilip kıvrılma olduğunu net bir şekilde anlayabilirsiniz. İnsan sürecin içindeyken fark etmiyor her şeyin nasıl değiştiğini ya da bir şeyin ne kadar iyi- kötü olduğunu. Ancak eski fotoğraflara ya da video kayıtlarına baktığınızda ne kadar değiştiğini anlayabiliyorsunuz. Geçenlerde yine gittim bu partilerden birine fotoğraf albümüne bakar gibi,şarkılar değiştikçe yahu ne güzelmiş eskiden diyorsun. Ama sonra bu güne dönmek istiyorsun çünkü 2010″lardan bahsetmek an meselesi, o kadar hızlı akıyor zaman. İnsanın gözünün önünde dünya starlarının çıkması da güzel ,buna en güzel örnek Rihanna. İlk İstanbul konserinde 2010 yılında Kuruçeşme”de 16 bin kişi varken 2013 yılı konserinde koca İnönü stadı doldurmayı başardı. Dünya starı bu devirde olmaz artık diyenlere de bir cevap oldu Rihanna. Seversin sevmezsin o ayrı konu ama dünya çapında her gittiği ülkede koca bir stat doldurabilen bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki yeni kuşak şarkıcılardan biri oldu. Gözümüzün önünde hem de.
 


 
Hatırlıyorum ilk şarkısını radyodan anons ettiğim zamanları. O zamanlar 90’lar partileri yeni yeni yapılıyordu tabi:) Rihanna İnönü’ye yeni dünya starı olarak geldi ve İnönünü deki son konseri (iron madien de yarısı yıkılmıştı artık) verdi. Gittiği gibi de Gezi Parkı olayları başladı biliyorsunuz. Rihanna dünya starı oluyor: tarihe tanıklık et. İnönü stadı yıkılıyor: tarihe tanıklık et: Gezi Parkı olayları :yine tarihe tanıklık et. Tam bir tarihe tanıklık etme dönemine denk geldik sevgili arkadaşlar. Şimdiden 2010″lar denince ileride çok şeyler hatırlanacak.”Bu da mı o zamandı, o zaman mı böyle olmuş” gibi cümlelerin tarihi 2010″lar olacak gibi.

 

Uzun zamandır bir 80″ler, 90″lar partisine gitmedim. O kadar yazdım bahsettim ama ne yalan söyleyeyim gideyim diye de hiç heveslenmedim şimdi. Şu sıra sürecin içinde olmak, tarihe tanıklık etmek daha bir keyifli geliyor olabilir. Ama şunu da söyleyeyim, ne zaman “Beat it”dinlesem ilk duyduğum zamanki etkisini hissederim, hemen yürüyüşüm, bakışlarım değişir. Kendimi daha bir hayat dolu, daha bir havalı hissederim. Belki bana eskideki beni hatırlatması güzel geliyordur bilmiyorum ama bildiğim ve deneyimlediğim en güzel hafızanın müzikte olduğu. Müziğin hafızası “o”şarkı çaldığı anda senin için “o” şarkı neyse seni oraya götürür zihninde, kışkırtılan duygun da seni harekete geçirir. Ağlarsın, düşünürsün, eğlenirsin, kızarsın, bakarsın, seversin…
 

 
Müziğin hafızası yanılmaz yani. Son yüzyılın tarihini müzikle anlatabilirsin mesela. Bir toplumun kültürünü de müzikle anlatabilirsin. Modayı da, siyaseti de, her şeyi müzikle anlatabilir ve sınırsız bir bellekte depolayabilirsin. 80″ler, 90″lar denince ilk aklımıza müziklerinin gelmesinin sebebi budur. Aksın gitsin zaman, ihtiyaç oldukça dönüp bakmamız için nasıl olsa kaydeden bir hafıza var. İleride bir gün, 2010″lar denince aklımıza gelecek bir sürü güzel şarkının daha olması dileğiyle…

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here