3D baskının kısa tarihçesi

3D baskı düşündüğünüzden daha eski. İşte 1800’lerden bugüne tarihçesi…

3D baskı, 21. yüzyılın en devrimci teknolojilerinden biridir. Mühendislerden ve doktorlardan, ‘kendi başına yap’ meraklılarına ve küçük işletme sahiplerine kadar, sanal fikirleri fiziksel nesnelere dönüştürme becerisi sağlıyor, bildiğimiz şekliyle hayatı değiştirmeyi vaat ediyor.
Bir 3D servisinden veya kendi oluşturduğunuz bir 3D yazıcıdan lazerle kalıp oluşturmayı bilmiyorsanız, okumaya devam edin. Bunlar, 3D baskıyı gerçeğe dönüştürmek için şimdiye kadar geçirdiğimiz kilometre taşlarıdır!

İlk buluşlar
1800’ler: 3D baskı, yirminci yüzyılın sonlarına kadar resmen başlatılmıyor, ancak arkasındaki fikirlerin bazıları biraz daha geriye uzanıyor.
1859'da François Willème adlı Fransız bir “fotoheykeltraş”, aynı anda farklı açılardan nesneleri fotoğraflamak için 24 kamera kullanarak dünyanın

ilk “3D tarama” teknolojisini sergiliyor.
Birkaç yıl sonra, 1892'de, mucit Joseph E. Blanther, günümüzün 3D yazıcılarına benzer bir şekilde bir katmanlama yöntemi kullanarak 3 boyutlu topoğrafik haritalar oluşturma yöntemi için bir patent aldı. Her ikisi de 3D baskının gelmekte olduğunu gösteriyor.

3D baskının gerçek doğuşu
1980: Modern 3D baskıda ilk denemeler, çoğumuzun hala ilk normal yazıcılarımıza sahip olmaktan gurur duyduğu bir zamanda gerçekleşti.
Teknoloji ile ilgili ilk patent başvurusu, Mayıs 1980'de Nagoya Belediyesi Endüstriyel Araştırma Enstitüsü'nden Dr. Hideo Kodama tarafından fotopolimer hızlı prototipleme sistemi için yapıldı. Kodama’nın fikri, bir parçanın sertleşmesi için UV ışığına maruz bırakıldığı fotopolimer malzeme tankının kullanılmasını içeriyor. Ne yazık ki, asla ticarileştirilemedi.

Stereolitografi (SLA) aparatlarının ortaya çıkışı
1986: Chuck Hull, stereolitografi aparatlarını (SLA) buldu. Bu 3D baskı tekniği, lazerlerin seçici olarak molekül zincirlerini birbirine bağlayarak, polimerleri oluşturmasına neden olan bir işlemi kullanarak, nesnelerin katman katman bastırılma yöntemini ifade ediyor. 
Hull, dünyanın ilk ticari 3D baskı sistemi olan SLA-1'i tanıtan 3D Systems Corporation'ı kurmaya doğru gitti.

SLS (selective laser sintering) dünyası
1987: Texas Üniversitesi’nden Carl Deckard, Chuck Hall’un sıvı reçine işlemi yerine gevşek tozu bir katıya dönüştüren alternatif bir 3D baskı yöntemine öncülük ediyor. Deckard’ın 3D baskıya yaklaşımı, tozu bir katı olarak birbirine bağlamak için bir lazer kullanmaktan ibaret. İlk makinesine “Betsy” diyor. 

İlk SLS yazıcıların ticari olarak uygun hale gelmesi 2006 yılına denk gelir, böylece üretimde yeni fırsatlar doğuyor.

FDM (Fused Deposition Modeling) doğuyor
1989: S. Scott Crump, diğer mucit eşi Lisa Crump ile birlikte, Fused Deposition Modeling adı verilen yeni bir birbirine eklemeli üretim yöntemini icat eder ve patentini alır. Bu teknik, bir polimer filamentin eritilmesini ve bir 3D nesnesi oluşturmak için bir alt katman üzerine, katman katman yerleştirilmesini içerir. 

Bu yeni teknoloji fikri, bir yıl önce, 1988 yılında, kızı için bir polietilen ve balmumu karışımı yüklü bir sıcak tutkal tabancası kullanarak oyuncak bir kurbağa yaratmaya çalışan Crump'ın aklına geldi. Bunu elle yapmak için uğraştıktan sonra, süreci otomatik hale getirmenin ve birbiri üzerine yığılmış bir dizi ince katman oluşturarak şekli inşa etmenin bir yolunu düşündü.

Crump daha sonra, bugün dünyanın en önde gelen eklemeli imalat şirketlerinden biri olan Stratasys'i kuruyor.

reklam

Yorumlar

Yorumunuzu yazın

Yorumunuzu bizimle paylaşabilirsiniz

GÜNCEL İÇERİKLER