Ana sayfa İnternet 2008″den akılda kalanlar

2008″den akılda kalanlar

128
0

 özellikleri ile en çok akılda kalan fotoğraf makineleri sizlerle

Bu sayımızda, geçtiğimiz yıl boyunca elime geçen fotoğraf makinelerine kısaca değinerek aklımda kalan özellikleri sizinle paylaşmak istedim. Burada yer alan modellerin büyük bir bölümünü geçtiğimiz sayılarda “ürün inceleme” ya da “test” diyebileceğimiz şekilde geniş biçimde incelemiştim. Bazıları ise, çeşitli şekillerde elime geçen ama tanıtım için zaman ya da sayfa bulamayan modeller.

Kompakt modeller
Aslında dergide kompakt modellerle ilgilenen kişi ben değilim, ama kendi adıma kompakt fotoğraf makinelerini de çok önemsiyorum. Kompakt modeller, kolay taşınabilmeleri, kolay kullanılabilmeleri ve belli bir kalitede görüntü oluşturabilmeleri nedeniyle ilgimi çekiyorlar. Bu nedenle, geçtiğimiz yıl içinde piyasaya çıkan ve beni etkileyen kompakt modellere kısaca değinmek istiyorum.
 

  Fujifilm F100fd: Malzeme kalitesi, tasarımı, mükemmel optiği, titreşim önleme özelliği ve en önemlisi görüntü kalitesiyle beni en çok etkileyen kompakt fotoğraf makinesi F100fd oldu. Belki en ince model değil, menüsü en kolay kullanılan model de değil, daha şık modellerin olduğunu da biliyorum, ama 28-140 mm”ye eşdeğer zoom objektifi, 12 milyon piksellik süper CCD algılayıcısı ve yüksek ISO değerlerinde bile başarılı görüntü kalitesiyle F100 gerçekten her fotoğraf meraklısının cebinde bulundurmak isteyeceği türden bir model. Geniş aralıklı zoom objektif, keskinliğiyle, hızıyla ve düşük distorsiyonuyla büyük beğenimi kazandı. “Face Detection” yani “yüz tanıma” teknolojisi hem çekim sırasında, hem de izleme sırasında işe yarayan ve netliğin çekilen kişilerin yüzünde olmasını sağlayan akıllı bir sistem. Sonuç olarak, Fujifilm F100fd yalnızca anı fotoğrafı için değil, portre, makro, manzara gibi çok çeşitli amaçlarla da kullanılabilecek küçük, hızlı, kolay kullanımlı bir model.
 
Canon IXUS 870IS: Canon”un IXUS serisi kompakt dijital fotoğraf makineleri, piyasanın en çok satılan modelleri olmayı sürdürüyor. özellikle tasarımı ve malzeme kalitesiyle öne çıkan IXUS”ların 800 ile başlayan modelleri dikkat çekici. Geniş açı objektif barındıran 800 serisinin son temsilcisi olan 870IS, şık tasarımına ek olarak, kolay kullanımlı menüsü, 28-112 mm”lik optiği, hızlı AF ve zoom özellikleriyle beni çok etkiledi. 10 milyon piksellik çözünürlüğü piyasadaki en yüksek değer olmayabilir, ama temiz ve canlı renkteki görüntüleri hemen her kullanıcıyı memnun edebilecek düzeyde. Sonuç olarak IXUS 870IS, görüntü sabitleme özelliği, 3 inçlik güzel ekranı ve kolay basılabilen iri tuşları sayesinde herkesin kolayca kullanabileceği ve sahip olmaktan gurur duyacağı küçük, şık ve hızlı bir kompakt fotoğraf makinesi.
 
Sigma DP1: Kompakt bir model olmasına karşın sahip olduğu özellikleriyle kendi başına bir sınıf yaratan DP1, şimdiye dek incelediğim en “nev-i şahsına münhasır” (genç kuşaklar için: “kendine özgü”) fotoğraf makinesi oldu. Kompakt modeller içinde en büyük algılayıcıya sahip olan, RAW formatında çekim yapabilen, zoom olmayan bir objektif kullanan seçkin bir fotoğraf makinesi. Görüntü kalitesi bakımından dünyanın en iyi kompakt modeli olan DP1, çok sayıda DSLR modeli bile kıskandıracak kadar iyi görüntüler oluşturabiliyor. Zoom olmayan 28 mm eşdeğeri mükemmel objektifin de bu kalitedeki payını unutmamak gerek. öte yandan, DP1 kolay kullanılan bir model değil. Herkesin kullanabileceği bir model de değil. Otomatik netlemenin yavaşlığı, yüksek ISO değerlerindeki kirlilik ve yüksek fiyatı nedeniyle herkesin istemeyebileceği, ama fotoğrafı bilen ve seven insanların ellerinde sihirli bir değneğe dönüşebilen müthiş bir makine.
 
 
EVF modeller
Elektronik bakaçlı modelleri de çok önemsiyorum, çünkü oldukça küçük bir yapının içinde çok geniş aralıklı bir zoom objektif barındırıyorlar ve neredeyse bir DSLR kadar kullanışlılar. Fotoğrafa yeni başlayanlar için hem ekonomik hem de kolay kullanılan bir seçenek olarak gördüğüm bu sınıfta geçtiğimiz dönemde elime geçen tek model Olympus SP-570UZ oldu.
 
  Olympus SP-570UZ: Elektronik bakaçlı ve ufak tefek bir tasarım olan SP-570″in adının sonundaki UZ kısaltması “Ultra Zoom” anlamına geliyor. Dile kolay, tam 20 katlık bir zoom objektif! 26-520 mm arasındaki çok geniş aralığı karşılayan tek bir objektifi kullanmanın keyfini anlatmak zor. Hem geniş açısı, hem normal görüşü, hem kısa telesi, hem de çok uzun telesi olan, üstüne üstlük makro performansı da çok iyi olan tek bir objektif. ?aka gibi! Ama değil, çok da başarılı. Elbette sınırlı ışık geçirgenliği ve renk saçılmaları sorunlarını barındıran, otomatik netleme hızıyla zoom hızı oldukça düşük olan böyle bir objektif için “ideal” diyemeyeceğim, ama optik konusunda her şeyin aynı anda elde edilemeyeceğini de biliyorum. Sonuç olarak Olympus SP-570UZ”nin malzeme kalitesi, tasarımı, kullanışlılığı, titreşim önleme özelliği ve fiyatı gibi olumlu özellikleri, yavaşlığını ve yüksek ISO değerlerindeki düşük kaliteli görüntülerini affettiriyor. SP-570, her zaman yanınızda taşıyabileceğiniz iyi bir dost, ama ondan hızlı olmasını beklemeyin.
 
DSLR modeller
Fotoğrafla ciddi olarak uğraşan herkesin refleks (DSLR) modeller konusundaki tavrı bellidir: Fotoğrafçı dediğin DSLR kullanır! Eh, yalan da sayılmaz; modüler yapıları, görüntü kaliteleri, kullanışlılıkları, ergonomileri ve hızları bakımından DSLR modellerin yeri ayrıdır. Ayrıca, büyük yapıları ve iri optikleri ile hem “profesyonel fotoğrafçı” havası verirler, hem de “zengin” gösterirler! Netice itibariyle, pek çok kişi “fotoğraftan iyi anladığını” belli etmek, yani aslında hava atmak için DSLR modelleri kullanırlar. Bunun bir sakıncası yok elbette, hele otomobil ve motosikletleriyle hava atmaya çalışırken insanların ölümüne neden olan sorumsuzlarla karşılaştırıldığında, bu tür gösterişleri son derece masum bulduğumu da söylemeliyim. Yine de böyle bir gerçeği kayrayan alçakgönüllü ustaların neden Leica M6 gibi göze batmayan modellerle çalıştığını gayet iyi anlıyorum. Her neyse, biz işimize bakalım ve benim de hayranı olduğum DSLR modelleri giriş düzeyinden başlayarak üst düzeylere kadar sırayla gözden geçirelim…

 

Canon EOS 1000D: En uygun fiyatla Canon sahibi olmak isteyenler için ilk seçenek olan 1000D, son derece hafif ve küçük yapısıyla dikkat çekiyor. Bu özellikleriyle fotoğrafa yeni başlayanları ve küçük elli bayanları etkileyeceğini düşündüğüm 1000D, aslında boyundan büyük işler başarıyor. Güzel görünümü, kullanım kolaylığı, kaliteli Canon optiklerini kullanabilme özelliği, uzun ömürlü pili, 7 noktalı otomatik netleme sistemi, “canlı izleme” özelliği ve uygun fiyatıyla kesinlikle çekici bir fotoğraf makinesi. 10 milyon piksellik görüntüleri çok başarılı olan makinenin hiçbir önemli sorunu bulunmamakla birlikte malzeme kalitesi, küçük bakacı, küçük ekranı ve RAW formatındaki yavaşlığı ile kullanıcısını sınırlıyor. “Ama hem ucuz olsun, hem de her şeyi en iyi şekilde yapsın” diye bir formül yok. Sonuçta ödediğiniz kadarına sahip oluyorsunuz.
 
 

 

 

 

  Olympus E-520: Başlangıç düzeyindeki modeller içinde en uygun fiyatlı olanlarından biri de Olympus”un E-520 modeli. Sahip olduğu özelliklerle “başlangıç düzeyinin ileri modeli” olarak tanımlayabileceğim E-520, son derece hafif ve küçük olmasına rağmen ele iyi oturan bir model. 10 milyon pikselik çözünürlüğü ile görüntü kalitesi yeterli olan makine, gövdesinde barındırdığı “görüntü sabitleme” özelliği, “canlı izleme” fonksiyonu, “toz giderme” fonksiyonu, ayna kaldırma, ayna kilitleme ve kaliteli Olympus objektiflerini kullanabilme özelliğiyle dikkat çekiyor. Sağlamlık ve ergonomi bakımından hiçbir sorunu olmayan E-520″de malzeme kalitesi bakımından “daha iyi olabilirdi” duygusuna kapılıyorsunuz. Görüntü kalitesi düşük ISO değerlerinde oldukça başarılıyken ISO değerleri yükseldikçe kirlilik artıyor ve görüntüler genel olarak kontrast bir karaktere sahip. Oldukça dar bir bakaç yapısına sahip olduğundan 2,7 inçlik LCD daha cazip bir görme alanı sunuyor. Yalnızca üç noktadan oluşan otomatik netleme sistemi pek de hızlı sayılmaz. Uzun ömürlü pili ve saniyede 3,5 karelik hızıyla başlangıç düzeyindeki DSLR”ler içinde dikkat çekici bir ürün olan E-520″nin en iddialı kozu, çok uygun olan fiyatı.

 

Canon EOS 450D: “Başlangıç düzeyinin en ileri modeli” olarak tanımlayabileceğim 450D, görüntü kalitesiyle sınıfının ilerisinde bir ürün. 12 milyon piksellik görüntüleri yüksek ISO değerlerinde bile temiz ve renkler çok canlı. 3 inçlik büyük ekranı ve “canlı izleme” fonksiyonuyla kullanımı çok kolay ve keyifli olan bir ürün. Akıcı tasarımı, kolay kullanımı, anlaşılır menüleri, hafifliği ve görüntü kalitesiyle ideal bir ürün olan 450D”yi yalnızca zor ulaşılan ISO düğmesi ve kendi ellerime göre küçük bulduğum boyutları nedeniyle eleştirebilirim. Oldukça küçük ve hafif olan makine iri ellere sahip olanlar için sorun yaratabilir, bu nedenle daha çok bayanlar ve küçük ellere sahip baylar için daha uygun. Bu iki konu dışında son derece başarılı bir ürün olan 450D, uzun ömürlü bir pile, 9 noktalı otomatik netleme sistemine ve saniyede 3,5 karelik bir çekim hızına sahip. Sahip olduğu bu özellikler sayesinde “başlangıç” düzeyinin en iyisi olan makine, ilgiyi gerçekten hak ediyor.
 
 
  Nikon D90: Sahip olduğu özellikleriyle “orta düzey” bir makine olan D90 yalnızca bir fotoğraf makinesi değil, aynı zamanda bir video kamera! Yeni başlayanlar için fazla karmaşık ve üst düzey bir model, ama gerçek fotoğraf meraklıları için ideal sayılabilecek bir makine. Son derece tok ve sağlam olan gövde, malzeme kalitesi bakımından (alüminyum alaşım ve plastik birlikteliği) makineyi orta sınıfa taşıyor. Bu noktada, makinenin amatör kullanıma yönelik olduğunu gösteren tek özellik, bellek kartı olarak SD tipi kart kullanması. 3 inçlik nefis ekran hem ayarların hem de çekilen fotoğraf ve videoların izlenmesi için kullanılıyor. D90, berrak optik bakacı, 11 noktalı otomatik netleme sistemi, ağabeyi D300 ile aynı olan 12,3 milyon piksellik CMOS algılayıcısı, EXPEED işlemcisi ve HD kalitesinde video çekim özellikleriyle gerçekten ilgi çekici bir ürün. Diğer tüm özellikleri bir yana, yalnızca görüntü kalitesi için bile ilgiyi hak eden D90″ın en önemli handikapı, oldukça yüksek olan fiyatı.
 

Pentax K20D: Pentax”ın, aldığı ödüllerle piyasadaki en iyi 10 milyon piksellik DSLR olduğunu kanıtlayan K10D”nin yeni versiyonu olan K20D, 14,6 milyon piksellik çözünürlüğüyle ilgi çeken bir model. “‹leri amatör” olarak tanımlanan kategorideki K20D, ergonomik ve sağlam gövdesi, 2,7 inçlik ekranı, 11 noktalı otofokus sistemi, “canlı izleme” fonksiyonu, “sarsıntı azaltma” sistemi ve keskin görüntüleriyle dikkat çekiyor. Saniyede yalnızca 3 karelik çekim hızı, SD kart kullanımı ve yüksek kirlilik (noise) düzeyiyle biraz hayal kırıklığı yaratsa da, toz uyarı sistemi, toz giderme sistemi, kayıt seçeneklerinin fazlalığı, Türkçe menü seçeneği, su ve toza karşı yalıtımlı yapısı gibi yararlı özellikleriyle bu açıklarını kapatmayı başarıyor. Yoğun rekabet ortamında çok uygun bir fiyatla satılan K20D, piyasadaki en iyi “fiyat/kalite” oranına sahip.
 
 

  Sony A700: “üst orta” düzey, ya da “yarı profesyonel” diye bilinen kategoride yer alan Alpha 700, öncelikle malzeme kalitesi ve ergonomisiyle dikkat çekiyor. A700″ün piyasadaki “ele en iyi oturan” fotoğraf makinesi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Magnezyum alaşımdan yapılmış gövde hem çok iyi şekillendirilmiş, hem sağlam, hem de nispeten hafif. Pilsiz ağırlığı 690 gr, pilli ve CF kartlı ağırlığı ise 782 gr olan makine gövdesi, aynı kategorideki rakiplerinden biraz daha hafif. Mükemmel 3 inçlik ekranda tek bir tuşa basarak çekilen fotoğraf %100 büyütülebildiğinden, hızlı ve etkili bir şekilde görüntü kontrolü yapılabiliyor. A700″ün 11 noktadan oluşan otomatik netleme sistemi çok hızlı ve hassas çalışıyor. Ayrıca, optik bakaç, türünün en güzel örneklerinden biri: Geniş ve çok berrak. 12.2 milyon piksellik görüntüler oluşturan ve Sony”nin EXMOR adını verdiği yeni algılayıcısı düşük ISO değerlerinde son derece kaliteli görüntüler oluştururken, ISO değerleri yükseldikçe “chroma noise” denilen renk kirliliği hissedilmeye başlıyor. “Ton aralığı düzenleyicisi”, “sarsıntı önleyici sistemi”, “gözle başlatılan AF sistemi”, saniyede 5 karelik çekim hızı, çift bellek kartı yuvası, 1/8000 saniyelik örtücü hızıyla Sony A700 son yıllarda elime aldığım en güzel ve en çok kullanım zevki veren fotoğraf makinelerinden biri.
 
Nikon D300: “üst orta” düzey, ya da “yarı profesyonel” diye bilinen sınıfın en iyi ürünü olan Nikon D300 için fazla bir şey söylemeye gerek yok. Yaklaşık 15 aydır piyasada olmasına karşın satış rakamlarını ve fiyatını büyük ölçüde korumayı başaran, görüntü kalitesi olarak sınıfının standartlarını belirleyen bir ürün. Magnezyum alaşımdan yapılan gövde yumuşak ve mükemmel bir plastik malzemeyle kaplanmış ve ele çok iyi oturuyor. Düğmelerin hassasiyeti, boşlukların su ve toza karşı yalıtılmış olması, “baştan çıkarıcı” 3 inçlik ekran ve çektiğiniz fotoğrafın %100″ünü gösteren mükemmel bakaç gibi özellikler gerçek anlamda kullanım konforu yaratıyorlar. 51 noktalı otomatik netleme sistemi, saniyede 6 karelik çekim hızıyla uyum içinde çalışıyor; yani çok hızlı. Optikten kaynaklanan renk saçılmalarını gideren yazılımı, “canlı izleme” fonksiyonu, çok uzun ömürlü pili ve zengin menüsü ile de dikkat çeken D300, EXPEED adlı işlemcisiyle çok uyumlu olan 12,3 milyon piksellik algılayıcısı sayesinde çok temiz ve keskin görüntüler üretiyor. Sonuç olarak D300 gerek malzeme kalitesi, gerekse görüntü kalitesi konusunda kullanıcısını tatmin eden üst düzey bir ürün.  
 

  Sony A900: Profesyonel kullanım için tasarlanmış olan Alpha 900, bu sınıf için “makul” olan fiyatıyla ileri amatörlerin de ağzını sulandıran üst düzey bir ürün. “Full frame”, yani “24×36 mm”lik bir görüntü algılayıcısı kullanan A900, baş döndüren 24,6 milyon piksellik çözünürlüğüyle piyasanın zirvesinde bulunuyor. Görsel olarak biraz iri duran gövde, ele alındığı zaman “tam ellerime göre yapılmış” duygusu veriyor. Yine görsel olarak biraz sivri ve 70″li yıllara aitmiş gibi görünen prizma çıkıntısına da kolay alışıyorsunuz. Hele gözünüzü bakaca (vizöre) dayadığınızda gördüğünüz berrak ve geniş görüntünün bu eski görünüşlü prizma sayesinde oluştuğunu anladığınızda makineyi daha da çok seviyorsunuz. Magnezyum alaşımından yapılmış gövde çok sağlam görünüyor ve kaplamada kullanılan yumuşak plastik malzeme de çok kaliteli. çok sağlam ve şaşırtıcı derecede hafif olan bu gövdenin içinde, tahmin edebileceğiniz gibi büyük bir teknoloji yatıyor: Titreşim önleme özelliği, çift bellek kartı yuvası, 3 inçlik mükemmel bir ekran, mükemmel bir bakaç, 9 noktadan netlik yapabilen hızlı AF sistemi, saniyede 5 karelik çekim hızı, su ve toza karşı yalıtım… A900, düşük ISO değerlerinde mükemmel bir görüntü kalitesi sunarken, ISO değerleri yükseldikçe renk kirliliği artıyor ve bu özelliğiyle makine, daha çok stüdyo ortamları için uygun olduğunu belli ediyor. Az ışıklı ortamlarda çalışmak isteyenler, siyah-beyaz fotoğraflara yönelerek bu sorunu aşmayı deneyebilirler. Bu kadar yüksek bir çözünürlüğe ihtiyacı olan profesyoneller ve kendini profesyonel hisseden fotoğrafçılar için A900 gerçekten en iyi seçenek.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here