Ana sayfa İnternet 15 Dakikalık Değil Tek Konserlik Fan !

15 Dakikalık Değil Tek Konserlik Fan !

0

Bir müzisyenin doğum ya da ölüm yıl dönümlerinde veya ülkemize gelecek sanatçı/grubun konseri yaklaştıkça nereye bakarsanız bakın, kafanızı ne tarafa çevirirseniz çevirin “günlük” hayranlarla karşılaşmak sizin de canınızı sıkmıyor mu?
 

Düşünsenize o güne kadar paylaşımlarını hep pop”tan yana yapmış birisinin sırf 5 Nisan”da Kurt Cobain öldü diye tüm gün Nirvana şarkıları paylaşması ya da dinlemesi tuhaf gelmiyor mu? Ya da atıyorum Rihanna konserine bir hafta kala Türkçe şarkılardan başka bir şey dinlemeyen yan masanızdan Rihanna şarkılarının hem de en popülerlerinin birbiri ardına sıralanması garip değil mi?

Henüz hayatımızda Facebook ya da Twitter gibi sosyal paylaşım siteleri yokken, hatta YouTube ile yeni yeni haşır neşir olurken ve tüm olayımız CD”lerimiz ve bilgisayara depoladığımız mp3″lerimizken bile bu mevzu vardı. Günümüzde ise paylaşım kanalları arttığı için daha çok görünür hale geldi. Ama söylesenize kim bu tek konserlik hayranlara karşı koyabilir ki? İstediğiniz kadar o grubun/sanatçının yıllardır takipçisi olun en iyi şarkılarını onlar gibi ardı ardına çalamazsınız, paylaşamazsınız!:) Hiç ısrar etmeyin, denemek için kendinizi yormayın; zira YouTube”ta basit bir seçenek ayarıyla buldukları klipler, şarkılar değme hayranları şaşkına çevirir. İşin uzmanlarıyla karşı karşıyayız da haberimiz yok durumu bizimkisi.
 


 
Sizi bilmem; ama oldum olası çokça kişi tarafından konuşulan konulardan, durumlardan hep uzak kalmayı ve fırtınası dinince neymiş diye bakmayı tercih eden biri olduğumdan yukarıdaki durum da hayli garip bulduğum konulardan biri. Bir insan neden hiç dinlemediği bir ismin şarkılarını sırf o gün doğum günü diye dinlemek zorunluluğu hisseder ki? İki tane daha takipçi kazanmak, üç-beş retweet için mi? Peki ertesi gün bu takipçiler geldiği gibi gitmeyecek mi? Ya da konser sonrası hadi konserin gazıyla üç – dört gün bilemedin bir hafta sonra eski haline dönmeyecek mi bu insan?

 

özellikle yaz ayları yaklaşırken her defasında sanki yanıtlarını bulacakmışım gibi bu soruları kendi kendime sorup dururum. Hatta bir ara “Acaba ben de yapıyor muyum böyle bir şey anlamadan” diye paylaşımlarımı baştan sona kontrol etmişliğim bile vardır geçmişimde. Bulduğum sonuç ne mi oldu? Dinlediğim isimler bile olsa “değerli” oldukları dönemlerde itinayla uzak durmuşum. Ama konserdeki yerimi alıp sesim kısılana kadar şarkılara eşlik etmişim, bitap düşene kadar dans etmişim. Peki şimdi ben ne oluyorum? Şarkıları paylaşmadığım, konser heyecanını göstermediğim için iyi bir dinleyici ya da takipçi değil miyim? Hayran demeyeceğim; zira iki-üç isimden başkasına büyük bir hayranlık beslediğim yok. Onun için “takipçi” demek benim özelimde en doğru tanım. Söyler misiniz lütfen, yazdığı şarkılar ve felsefesi üzerine saatlerce konuşabilecek durumdayken sırf ölüm yıl dönümünde şarkısını paylaşmadığım için bu işlerden hiç anlamıyor mu oluyorum? Ya da şöyle sorayım, bunları yapmak bana ne kazandıracak?
 

 
Bu soruların yanıtlarını ben şu ana kadar bulamadım. Yanıtları bulalım diye de sormuyorum; zira bazı soruların yanıtları yoktur ya bunlar da onlardan bana göre. Bir gün Nirvana paylaşıp, “bizi arkanda gözü yaşlı bıraktın” kıvamında duygu yoğunluklu sözler yazarken, ertesi gün Justin Bieber şarkılarına dönüp “Konsere de az kaldı, ne eğleneceğiz o gün” minvalinde yorumlarda bulunmak ne kadar doğru hiç tartışmaya girmeyeceğim. Zira ben bu işi anlamaktan vazgeçme noktasına geldiğimi hissediyorum bir yandan da; ama yine de bu tarz durumları gördükçe sorularımı sormadan duramıyorum. Benimkisi mi doğru, onlarınkisi mi bilmiyorum. Ama tek çözebildiğim çok tuhaf döngüsü var bu işin.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here