Nesnelerin İnterneti bir şeylerin "sonunu" getirebilir

Nesnelerin İnterneti; yani IoT, belki teknolojinin, belki internetin geleceğini sıkıntıya sokabilir.

Nesnelerin İnterneti; tüm nesnelerin, tüm cihazların birbiriyle bağlantılı olabilmesiyle ilgili bir teknoloji kavramı. Bulut sistemler, ev aletleri, kameralar, akıllı telefonlar, bileklikler, fabrika cihazları, ofis aletleri, üstelik parmağımıza takılı nikah yüzükleri bile internete bağlı olabilecekler. İlk bakışta şeffaf, tertemiz bir mimari gibi geliyor kulağa. Farklı firmalar farklı alanlarda Nesnelerin İnterneti platformunu uygulayarak farklı çözümler geliştirecekler. Bunların planları 2012 yılında ortaya çıkmaya başladı, ancak temeli 1970'lerden bugüne kadar işlenen bilim kurgu filmlerinde yatıyor. Bir hayal dünyasından öte firmaların resmi olarak duyurduğu girişimler, çözümler var. Bu firmalardan biri olan General Electric, Nesnelerin İnterneti platformunu, Intel ile birlikte fabrikalara, üretimhanelere işlemeye başlıyor. Böylece fabrikaların gelir tabloları tekrar şekillenecek, fabrikaların yakıt giderleri de hafifleyecek. Aslında bugünki çözümlerle birlikte kısmi olarak hafiflemeye başladı. General Electric ve bunun gibi firmalar, fabrikalardaki tüm aletleri tek bir mobil aletle bağlantı kurmasına yardımcı olarak, fabrika yönetimini daha kolay hale getiriyor. Belki de böylece işçi ölümleri dahi azalabilir, elbette taşeronun sona erdirilmesiyle birlikte.

Bu yazıyı popüler ve piyasada dominant olan şirketler üzerinden hazırlıyorsak, Apple ve Microsoft'un isimleri başa getirilebilir. Apple, IoT teknolojilerini Microsoft gibi genellikle son kullanıcıya yönelik hazırlıyor. Akıllı ev sistemleri, akıllı ev veya ofislere göre geliştirilen yazılım ve işletim sistemleri, gündelik kullanımlara yönelik ve buna ek olarak bu platform için kullanılacak "hub" teknolojileri de hazır. Apple, bu platforma Apple TV, iPhone gibi modelleriyle giriş yapmaya hazırlanıyor, Apple TV'ler -özellikle son nesil Apple TV- ev teknolojilerini yönetmekte yardımcı olacak, zira işletim sistemlerinin buna göre hazırlandığını biliyoruz. Microsoft da, evlerle ilgili daha çok yazılım çözümü peşinde. Bir hub geliştirerek kontrol mekanizması yaratmaktansa Windows 10 sistemli cihazlarla ev ve ofisleri yönetmek mümkün hale gelecek. EMC ile geliştirilen bulut tabanlı veri merkezleri, kendilerinin geliştirdiği IoT işletim sistemi, hazıra yakın. Aslında bilişim teknolojileri sistemi hazır.

İşin bir de sağlık kısımı var. Google'ın henüz kurduğu Alphabet, IBM'in üzerinde durduğu konular sağlık konusunu da etkiliyor. Bu konuda IoT teknolojileri genellikle çip işlemcilerle ve giyilebilir teknolojilerle var olacaklar. Örneğin bir Android Wear cihazı, bir şeker hastası kişinin insülin değerlerini anlık olarak kullanıcıya yansıtırken kişinin tedavisine yardımcı olabilecek gıdaları da internet tabanlı olarak kişilere tedavi veya tedaviler kapsamında sunulacak.

Örneklerden yola çıktığımızda IoT teknolojileri kulağa hoş ve kullanılabilir bir teknoloji geliyor. Aslında durum, yapay zeka, IoT, ev ve ofis üçgeninde gerçekleştirildiğinde işe yarayan, faydalı bir platform gibi görünüyor. Ancak Intel'in de planlar kurduğu bir de "akıllı şehir" yapıları var. Kameralar, billboard'lar tamamiyle hükümetlerin ve şirketin elinde olan bir şehir tasarımından bahsediyoruz.  İşin içerisinde bulut tabanlı görüntüleme teknolojileri, takip cihazları, şehirler olduğunda hükümetlerin insanlar üzerindeki kontrolünün artması gibi bir durum söz konusu. Üstelik ekonomik açıdan bu kadar zorlanan, dünyanın her bölgesinde bir karışıklık bir gündem söz konusuyken. Ardından akıllara 48 farklı hacktivist örgüt geliyor.  (En azından sadece benim bildiğim 48 adet var.)

Hangi yazılım tamamiyle güvenli olabilir? Üstelik karmaşık, dağınık teknolojilerin bu kadar tek platforma sığdırıldığı bir teknoloji dünyasında. Geçmiş teknolojilerde her cihazın kendine ait bir yazılımı, altyapısı varken artık PC'lerden tutun, akıllı lambalara kadar her şey senkronize ve tek platform içerisinde çalışabiliyor.  İlk sorunun cevabını  verirken akıllara Sony'nin Columbia Pictures ile birlikte defalarca hacklendiği, Microsoft ve Apple'ın da defalarca eklendiğini unutmamak gerekiyor.

Hacktivistler, sadece belirli ideolojilerden yola çıkarak hack eylemlerini yürüttüğünü biliyoruz, hedeflerinde sadece "güçler" olacaktır. Ancak kötü amaçlı, casus yazılım kullanan kişiler hangi bilgilere erişebilir ki?

Firmalar, bunun gibi teknolojilerini anlatmakla birlikte artık -kötü amaçlı casus yazılım kullanan hackerlara- oluşturdukları güvenlik önlemlerini hazırlamaları gerekiyor.

reklam

Yorumlar

Yorumunuzu yazın

Yorumunuzu bizimle paylaşabilirsiniz

GÜNCEL İÇERİKLER
reklam

Popüler İçerikler

reklam