Kara Delik İlk Pozunu Yakında Verecek

Bilim adamları, karadeliği ilk kez fotoğraflayabileceğimize inanıyorlar. Olay ise nisan ayında...

 

Güney Kutbundan Hawaii’ye, Amerika’ya ve Avrupa’ya kadar bir dizi radyo alıcısı birbirine bağlanarak Dünya boyutlarında bir “sanal teleskop” gerçekleştirildi. Bilim insanları arasında, 5-14 Nisan tarihleri arasında yapılacak gözlemler sonucunda uzun süredir beklenen bir sonuca ulaşılacağının iyimserliği hakim. “Event Horizon Telescope”’un (EHT - Olay Ufku Teleskobu) hedefinde galaksimizin merkezindeki dev karadelik olacak. Doğrudan görülmese de Sagittarius A* olarak adlandırılan bu nesnenin var oluşu, yakınlarındaki yıldızların yörüngelerini etkilemelerinden sonra tespit edildi. Bu kara deliğin Güneşin 4 milyon katı büyüklüğünde olduğu tahmin ediliyor.
 
Ancak öyle görünüyor ki kara deliğin kenarı (içinde bütün ışığı yakalayan muazzam bir yer çekimi alanı olan ufuk) 20 milyon km’den daha fazla olmayabilir. Bu, Dünya’dan 26 bin ışık yılı uzaktaki Sagittarius A*’yı sadece küçük bir saptırıcı kılar. EHT ekibi yine de umutlu, büyük bir heyecanla çalışıyor. Sanal teleskobu oluşturmak için yirmi yıldır çalışıyorlar, kara deliği teleskobun odağına yerleştirmek için ilk gerçek şansa Nisan ayında sahip olacaklar. EHT’nin püf noktası VLBI (very long baseline array interferometry – çok uzun temel dizi girişim ölçümü) adlı bir tekniktir. Bu, geniş aralıklı radyo antenlerinden oluşan bir ağı, gökyüzünde bir iğne deliğini algılayacak çözünürlüğü üretebilecek olan bir teleskopun diyafram açıklığına benzerlik sağlayacak şekilde birleştiriyor.
 
EHT’nin başlangıçta 50 mikroarcsekant’a kadar inmesi hedefleniyor. Ekip üyeleri bunu bir şeye benzeterek anlatmaya çalışırken, bunun Ay yüzeyinde greyfurt büyüklüğünde bir şeyi görmeye eşdeğer olduğunu söylüyorlar. Einstein’ın denklemlerine dayanan simülasyonlar, karanlığın etrafında bir ışık halkası görüleceğini haber veriyor. Işık, delikte kaybolmadan hemen önce hızlanan ve parçalanan gaz ve tozdan gelen emisyondan ortaya çıkacaktır. Bilim insanları beklenenden farklı bir şey görülebileceğini, o durumda da Einstein’ın yerçekimi teorisinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söylüyorlar. Yıllardır gittikçe daha fazla astronomi merkezi projeye katıldı. Son zamanlarda da Şili’deki ALMA (Atacama Large Millimeter/ submillimeter Aray) dizisi projeye katkı vermeye başladı. Son derece modern teknoloji EHT’nin hassaslığını 10 kat artırıyor. Bu nedenle Nisandaki gözlemler öncesi bir iyimserlik hakim. Bununla birlikte, gözlemlere katılan tüm radyo tesislerine özel ekipmanlar kurulmak zorunda kalındı. Bunlara, devasa verilerin depolanması için gereken büyük sabit diskler ve zamanın hassas bir şekilde işlenmesi için gereken atomik saatler de dahil. Ancak tabii ki hiçbir bilgi olduğu yerde işlenmeyecek, bütün veriler MIT’nin Boston’daki gözlemevi Haystack Observatory’deki büyük bir bilgi işlem merkezine yönlendirilecek. Buradaki sabit disk modülleri standart 100 dizüstünün kapasitesini taşıyabiliyor. Her bir teleskopta birden fazla modül bulunuyor ve buradaki dizide çok sayıda teleskop var. Yani sonuçta 10,000’den fazla dizüstü verisinden bahsediliyor. Sentezleme Haystack’deki ilişkisel bilgisayarda başlayacak.
 
EHT’nin gözlemlerini anlamlı kılmak için bazı çok akıllı görüntüleme algoritmalarının da geliştirilmesi gerekiyor, ancak bu hemen sonuçlanmayacaktır. Ekibin kamuoyuna somut bir görüntüyü sunması bu yılın sonunu, hatta 2018’in başını bulabilir. Geleceğe baktığımızda, bilim insanları zaten kendi tekniklerini nasıl geliştireceklerini düşünüyorlar. Örneğin, olay ufkuna en yakın ve Sagittarius A*’da kaybolacak olan madde, 30 dakikayı bulacak bir yörüngeyi tamamlayacaktır. Bilim insanları bu hareketin yakalanmasının mümkün olacağını düşünüyorlar. Sınırları zorlamak ve verilerden filmler oluşturmak istiyorlar. Belki de kara deliğin etrafında akan gazın bir kısmını görebilecekler. Bu, görüntüleme algoritmaları ile gerçekleştirilmeye çalışılan şeyin bir sonraki aşamasında olabilecek bir şey.
 
Ekibin her şeyden önce projeye katılan gözlem tesislerinde Nisan ayında iyi hava koşullarına ihtiyacı var. Bilim insanlarının stratejisi, galaktik merkezi 1.3 mm (230GHz) bir dalga boyunda görüntüleyebilmek. Bu, karadeliğin çevresindeki belirsiz gaz ve tozun en iyi şekilde yakalanma şansı olacaktır. Ancak eğer dizinin alıcıları üzerinde çok fazla su buharları olursa, o zaman EHT Dünyanın atmosferinin içindeki bir şeyi bile görmek için zorlanacaktır. Sadece Sagittarius A*’nın bir görüntüsünün çözümlenmesi bile tek başına büyük bir zafer olacaktır. Ancak burada asıl hedef, görüntüleme yeteneklerini genel göreliliği test etmek için kullanmaktır. Eğer Einstein’ın fikirlerinde hatalar varsa ve bilim insanları yerçekiminin daha kapsamlı bir açıklamasının yapılması gerektiğini düşünüyorlarsa, bunu kara deliğin aşırı ortamındaki sınırlamaların açığa çıkarılması ile yapabilirler.
reklam

Yorumlar

Yorumunuzu yazın

Yorumunuzu bizimle paylaşabilirsiniz

GÜNCEL İÇERİKLER
reklam

Popüler İçerikler

reklam