Fizikçilerden Elon Musk'a Ağır Darbe

Oxford Üniversitesi fizikçileri Elon Musk'ın dört elle sarıldığı 'simülasyon teorisi'ni çürüttüler.

Termal koruyucusu bulunmayan 'kuantum işlemci'

Teorik fizikçiler gerçek hayatın tüm yönlerinin bilgisayar kullanılarak etkin bir şekilde simüle edilemeyeceğinin (sahnelemeyeceğini) hesaplamasını yaparak, Matrix benzeri bir bilgisayar simülasyonunda yaşadığımız düşüncesini çürüttüler.

Simülasyon teorisi onlarca yıldır bilimsel kurguların ayrılmaz parçası olagelmiştir. Bu teori 2003 yılında filozof Nick Bostrom tarafından yayınlanan çalışmasında ayrıntılandırılmıştı. Tesla ve SpaceX CEO’su Elon Musk bu çalışmaya dayanarak, içerisinde yaşamakta olduğumuz evrenin bir bilgisayar simülasyonu olma şansının %99.99 olduğunu bildirmişti. Fizikçi Neil deGrasse Tyson’ da bunun kuvvetle muhtemel olduğunu söylüyor.

Oxford Üniversitesi’nden araştırmacıların yaptıkları hesaplamada, bir bilgisayar üzerinde bulunan birkaç yüz elektronla ilgili bilgiyi yüklemek için bile, evrende bulunan atom sayısından daha fazla atoma ihtiyaç duyulacağı ortaya çıktı.

Zohar Ringel ve Dmitry Kovrizhin’in ‘Science Advances’ta yayınlanan çalışması, klasik bilgisayarların kullanıldığı büyük ölçekte bir simülasyon ortaya koyma fikrinin ‘imkansız’ olduğunu öne sürüyor.

Bunun nedeni ise ‘Quantum Hall Etkisi’ olarak bilinen şey. Bu teoriye göre parçacık sayısı arttıkça, simülasyon katlamalı olarak karmaşık hale geliyor.

Araştırmacılar yaptıkları açıklamada “Eğer büyüme katlamalı olarak gerçekleşirse, ya da başka bir deyimle her bir fazladan parçacık için işlemci, hafıza, v.b. faktörlerin sayısı ikiye katlanmak zorunda kalısa, bu iş oldukça zorlu bir hal almaya başlar” diyorlar.

Bostrom’un hipotezine göre gelişmiş bir insanlık sonrası toplum, devasa güçte işlemci kullanarak evrenin gerçekçi taklitlerini hayata geçirebilecek. Bostrom, mevcut teknolojik gelişmelerin, insanlığın halihazırda bunu gerçekleştirmek için yola koyulduğunun bir göstergesi olduğunu öne sürüyor.  

Musk geçtiğimiz yıl düzenlenen bir konferansta şöyle demişti: “Belki de bir simülasyonda olduğumuza dair en güçlü argüman, sanırım şudur: 40 yıl önce iki dikdörtgen ve bir noktadan oluşan Pong adlı video oyunumuz vardı. O zamanlar o noktadaydık. 40 yıl sonra bulunduğumuz noktada ise aynı anda milyonlarca insanın uğraş gösterdiği fotogerçekçi, 3 boyutlu simülasyonlarımız var ve her geçen yıl daha iyiye doğru gidiyor. Kaydedilen tüm bu gelişmelerin hızını göz önünde bulunduracak olursak, oyunlar bir gün gerçekten ayırt edilemez hale gelecekler. Kesinlikle ayırt edilemeyecekler.”

Her ne kadar bu  simülasyonu klasik bilgisayarlarla gerçekleştirmek imkansız olsa da, yapılan araştırma gerçek hayat boyutunda simülasyonların yapımının, ultra güçlü kuantum bilgisayarlarında yaşanacak gelişmelerle bir gün sağlanabileceği ihtimalini de göz ardı etmiyor. Fakat araştırmacılara göre şu an itibariyle bilinen etkin bir simülasyon algoritması bulunmuyor.

Bu tip algoritmaların henüz keşfedilemez olması nedeniyle Ringel ve Kovrizhin bu algoritmaların şu an itibariyle teorik fizik yasaları çerçevesinde gerçekleştirmelerini düşünmenin imkansız olduğunu öne sürüyorlar.

Görünen o ki simülasyon hipotezi şimdilik bilim kurgu kapsamında kalmaya devam edecek.

reklam

Yorumlar

Yorumunuzu yazın

Yorumunuzu bizimle paylaşabilirsiniz

GÜNCEL İÇERİKLER