Ekşisözlük'ün ziyaretçi istatistiğine basın özgürsüzlüğünün etkisi var mı?

Ekşisözlük, Türkiye'nin, üstelik dünyanın en fazla ziyaretçi alan sayfalarından bir tanesi. Peki nedeni?

Ekşisözlük, şüphesiz ki dünyanın en çok ziyaretçi alan portallardan bir tanesi. Bununla beraber Ekşisözlük'ün dünya çapında da olumlu istatistiklere sahip olduğu bilinir. Bu günlerde sitenin arayüz tasarımının değişmesi kullanıcıların pek hoşuna gitmediği görülüyor, aslında pek haksız da değiller. Özellikle her yaştan ziyaretçi alan internet sayfaları, tasarımlarını son derece genel, bilinmiş ve farksız geliştirirler ki, kitlesel anlamda bulunabilirlik, kullanılabilirlik açısından sıkıntı çıkmaz. Facebook'un arayüz tasarımı, kitleye sunuş açısından iyi bir örnektir aslında. Bu yorumun ardından, Ekşisözlük'ün işleyişinde kullanıcıların başlıklar altında yorumlarda bulunması veya açıklamalarda bulunmasından daha fazlası var bu sitede.

Türkiye'deki basın özgürlüğü veya basın özgürsüzlüğü 90'ların başından bu yana tartışılır. Ancak uluslar arası istatistiklere göre 2001 ve bugünümüz itibariyle Türkiye'nin basın özgürlüğü - özgürsüzlüğü açısından istatistikleri zorladığı yıllar. Aslında basın özgürsüzlüğü ile en meşhur ülkelerden bir tanesi Almanya'dır. Almanya'nın basın özgürsüzlüğü, bugünlerde kullanılan iletişim kuramlarını oluşturmuş ve gazetecilerin gerçekten bir basın özgürlüğü oluşturmaları için kullandıkları yöntemlerin ana kaynağı olmuştur. Türkiye'deki basının - ister basılı olsun ister dijital olsun- biz gazetecilerin çalışma prensibi de kaliteyi etkileyebiliyor. Ben gazetecilik hayatıma 2007 yılında Cumhuriyet Gazetesi'nde başlamıştım, 2007'den bu güne sadece kendi gazetesiyle veya kendi yazdığı internet sayfasıyla ilgilenen bir gazeteci veya editör görmedim. Bu "freelance" yazarlık ve gazetecilik, sayfaların da kalitesini oldukça fazla etkiliyor. Tabi freelance meselesi, Türkiye'de uygulanan basın yaptırımların yanında, kaliteyi etkileyen sebeplerden bir tanesi. 

Beykent Üniversitesi'nin Güzel Sanatlar Fakültesi'nde, Ünsal Oskay hoca, her zaman siyasi baskıların, çevre faktörlerin başka kavramların, özgürlüğün de altını, demokratik ortamlardan daha fazla doldurabileceğini söylerdi. Tabi bu gazetecilik konusuna da yansır. Baskılar, gazetecilerin daha iyi dayanışmasını sağlarken, başka platformlarda da gazeteciler için alternatif kanallar oluşabiliyor.

Ekşisözlük'te bunlardan bir tanesi. Tam bir boş zaman öldürgeçi, maç ile ilgili haber alma gibi niyetlerin kullanılmasının yanısıra, gözlemlediğim kadarıyla Ekşisözlük'e ulaşan internet kullanıcılarının yüzde 60 kadarı gazetelerde veya dergilerde yer almayan haberlere ulaşmak için ulaşıyorlar. Ayrıca şöyle bir avantajları da var; habercilik anlayışının olmazsa olmazlarından olan; görgü tanığı meselesini de sunarak, gazete yer alan veya yer almayan ayrıca sansüre uğramış bir haberi, görgü tanıklarıyla birlikte enformasyon kaynağı ile okuyucu arasında köprü vazifesi oluşturuyor, Ekşisözlük.

28 Mayıs 2013'te başlayan Gezi veya 2009 baharında gerçekleşen IMF protestolarında da bunu somut olarak yaşadık. Yazarlar, alanlardaki gelişmeleri henüz ulusal yayınlar veya yayımlar bildirmeden aktararak, farkını gösterdi. Bunun yanısıra Beyoğlu'nda gerçekleşen tüp patlamasında da Ekşisözlük yazarları, ulusal haber kanallarından önce gelişmeyi bildirerek, bu tezi doğrulamıştı.

Aslında bir editör olarak, Facebook'un gazetecilik açısından işleyişinden pek memnun değilim. Benim gibi düşünen yüzlerce gazeteci bulunuyor. Facebook, daha çok reklam gelirleri veya ilan gibi işlediği için ve bir şekilde "uzmanlık" gerektirdiği için Ekşisözlük'ün bu konuda gazetecilere veya gazetelere ayrı bir platform veya sayfa açması hem bizler açısından hem de Ekşisözlük'ün kullanım sayısındaki artışına yardımcı olabilir.

 

reklam

Yorumlar

Yorumunuzu yazın

Yorumunuzu bizimle paylaşabilirsiniz

GÜNCEL İÇERİKLER
reklam

Popüler İçerikler

reklam